Buenos Aires

22.04.2018
562 hit
Buenos Aires

Çok uzun bir zamandır ilgimizi çeken bu güzel isimli şehirdeyiz. 33 milyonluk Arjantin nüfusunun % 40’ını barındıran şehrin ismi “Santa Maria del Buen Ayre” den geliyor; “Okyanustan denizcileri geri getiren güzel rüzgarlar”. Şehir çok büyük 20 milyon nüfusa sahip ve bir o kadar da geniş bir alana yayılıyor. Buenos Aires’in “Güney Amerika’nın Paris’i” gibi bir ünvanı var ama bize göre ilk gidiş izlenimlerimize göre adı kadar büyülü değil ama yine de görülmeye değer.

1880’lerde Buenos Aires’in alt sınıflarının oturduğu mahallerde; hızlı tempolu, duygulu ve kötü ünlü bir Arjantin dansı olan “Milonga”nın farklılaşması ile ortaya çıkan “Arjantin Tangosu” şehrin karakterini yansıtıyor. Arjantin’in başkenti Buenos Aires aynı zamanda Tango’nun da başkenti. Şehrin her adımında Tango’nun bu şehirle olan bağlantısı ve şehre olan etkisi belli oluyor.

Nasıl Gidilir

THY’nın istanbul’dan direkt uçuşları bu şehre ulaşmanın en kolay ve hızlı yolu ama en ucuzu değil. Daha makul fiyatlar için Avrupa’dan aktarma yapan diğer şirketlere de bakmak yerinde olur.

Havalimanından Şehre Ulaşım

Ezeiza (EZE) Havalimanından şehre ulaşmak trafik durumuna göre 45-90 dakika sürüyor.

Taksi

Siyah-Sarı taksiler havalimanının dışında bulunuyor ve şehre ulaşmak için yaklaşık 40 $ ödemeniz gerekiyor. Rakamı Arjantin parası olan peso ile ödemeniz gerekiyor ancak Arjantin’deki enflasyon nedeniyle güncel kalması için $ olarak veriyoruz.

Shuttle

Eğer paylaşmalı shuttle firmaları ile şehre ulaşmak isterseniz yaklaşık kişi başı 4-10$ aralığında ödeme yapmanız gerekir. Minibusezeiza, Airbusezeiza gibi alternatifler var ama en popüler olanı Manuel Tienda Leon.

“Yaşamdan kaçmak için değil, yaşam bizden gitmesin diye seyahat ederiz”

Anonim

Otobüs

En ucuz alternatif ise tabii ki otobüs. 10 peso karşılığında yaklaşık 2 saatte şehir merkezine ulaşılabilir. Otobüs şehir merkezinde içerisinde Plaza de Mayo ve Plaza Congreso’un da olduğu 8 durakta duruyor.

Şehir içi Ulaşım

Eğer SUBE Card adı verilen ulaşım kartını alırsanız hem otobüslerde hem de metroda bu kart ile krediniz bitene kadar yolculuk yapabilirsiniz.

Taksi

Buenos Aires içerisinde 40.000’den fazla taksi bulunuyor. Taksiler siyah-sarı renktedir ve hepsi taksimetre açar. Yaklaşık şehir içinde bir yerden bir yere gitmek 15-20 peso tutar.

Metro

Buenos Aires’in Metro sistemine Subte deniyor. Bu metronun ilk hattı 1913’de açılmış ve Güney Amerika’nın ilk metrosu olma özelliğini taşıyor. A,B,C,D,E ve H olmak üzere 6 hat var. Günün saatine göre 3-10 dakikada bir seferi var ve istasyonlarda ücretisz wi-fi bulunuyor.

Nerede kalınır

Otel olarak biz Reconguista Luxor’da kaldık. Obelisco ve Plaza Mayor arasında yer alan otelimiz merkezi konumu, güvenli ve temiz oluşu ile tavsiye edilebilir (2 kişi 165 $).

Bu bölgeye yakın bir diğer çekim bölgesi de “Nehir kenarı bölgesi” dir. Özellikle bu bölgede kaliteli restaurantlar bulunur.

Nereler gezilir

Birçok kentte olduğu gibi Buenos Aries’de de bir turistin ilgisini çekecek yerler belli bir alan ile sınırlı. Bunların başında İtalyan göçmenler tarafından kurulan “Boca” mahallesi geliyor. Bu semte en büyük katkı sadece yayalara açık olan renkli evleri ile ünlü “Caminito” dan geliyor.” Boca” adını semtten alan “Boca Juniors” ile özdeşleşmiş durumda. Boca renkleri nedeni ile Fenerbahçe’nin kardeş takımı. Ezeli rakibi olan “River Plate” ise Galatasaray ile benzer bir duruma sahip; onların renkleri ise kırmızı beyaz. O kadar fanatikler ki Boca’da tüm Coca Cola reklamları siyah-beyaz yapılmış aksi halde reklama izin vermemişler. Takımın bu mahalledeki stadı “Bombareos” görülmeye değer bir stat. Size “Boca”ya mutlaka gitmenizi ancak bu geziyi cumartesi ya da pazara denk getirmenizi öneriyoruz. Hafta sonu çok canlı çok renkli oluyor. Ancak bu mahalle saat 18:00 den sonra çok tekin değil bu nedenle 18:00 den sonra kalmayın ve buraya gidip gelirken taksi kullanın. Boca’da hemen ilginizi çeken şey her yerin rengârenk oluşu olacak. Bir duvar bile 4 ayrı renge boyanmış durumda. Bu olayın kökeni buranın bir liman mahallesi olması ve evlerin duvarlarının teknelerin boyalarından ne arttı ise onunla boyanması. Bu nedenle duvarlar rengârenk olurmuş. Bu bugün bir gelenek olmuş ve halen devam ettiriliyor. Burası turistik bir bölge bol bol deri ürünü satılan mağazalar ve restoran-cafelerden ibaret. Yarım gününüzü buraya ayırıp uzun bir yemek yiyin ve alış-veriş yapın.

Biz ilk gece bir Tango gösterisi izleyerek Arjantin’e merhaba diyelim istedik. Bu amaçla tercih ettiğimiz mekan El Querandi oldu. Mekandan ve Tango gösterisinden memnun kaldık ama ilk gece için yorgunluk nedeniyle biraz zor oldu uyumadan seyretmek. Diğer tavsiye edilen Tango mekanları Carlos Gardel ve El Viejo Almacen olarak verilebilir.

Şehirle devam edelim; “Plaza de Mayo”nun güneyinde, sanatçıların yaşadığı ilginç bir bölge de “San Telmo”. Bohem sanatçıları düşük kiralarla büyük evlerde yaşadığı semtte bir dönem büyük aileler için yapılan evlerin her odasını aileler paylaşarak gecekondu hayatı da yaşıyor. San Telmo çok hoş ve ilginizi çekebilecek bir semt. Burada her gün kurulan “Marcado San Telmo” adlı Hal’ini ve gördüğümüz en büyük antika pazarı olan ve sadece pazar günleri kurulan antika pazarını görmelisiniz. Hem çok çeşit var hem de çok kaliteli. Buradaki turunuzu San Telmo’nun ara sokaklarını da içine alacak şekilde genişletebilirsiniz. San Telmo Boca’ya oranla çok güvenli bir semt. San Telmo kentin tarihinde önemli bir olaya da sahne olmuş. 1806’da İngilizler şehri işgal edip 1 yıl burada kalınca gizli örgüt bir ayaklanma düzenlemiş. İngiliz kuvvetleri bölgeye yaklaşınca tüm evlerden askerlerin üzerine kaynar su dökülmüş ve Defensa 372 numaradan balkondan ateş açılmış. Olaylar sonucu İngilizler gemilerine geri dönmüş başlayan süreç sonunda 10 yıl sonra da bağımsızlık gelmiş.

Pazardaki gezinizi yol boyunca kurulan stantlar boyunca devam ettirirseniz bu yol sizi “Casa Rosada”a götürür. Burası Başkanlık Sarayı ama Başkan burada oturmamakta sadece çalışmakta. Başkan burada olduğunda Arjantin bayrağının altına ufak bir bayrak daha asılıyor. “Casa Rosada” adı üstünde pembe rengi ile hemen ilginizi çeker. Eva Peron’un halka seslendiği balkon da ortadaki arkın hemen solundaki balkon. Bu binaya baktığınızda binanın asimetrik olduğunu görürsünüz bunun nedeni binanın esasen iki ayrı binadan oluşuyor olması. Bu iki binadan sağdaki postane binası imiş ve sonradan yapılan ortadaki ark ile iki bina birleştirilmiş. Bu binanın tam karşısında kiliseye benzer beyaz bir bina var. Bu bina ilk hükümet binası. Onun sağında yer alan sağ üst kısmında ateş yanan bina ise katedral ve ateş ise sonsuz ateş. Bu binaların çevrelediği meydan “Plaza Mayor”dur. 1806 ve 1807 İngiliz işgallerine karşı kazanılan başarıların anısına düzenlenen ilk adı “Plaza de la Victoria” olan bu alan daha sonra şimdiki adı olan “Plaza Mayor” adını almış ve Buenos Aires’in kalbi sayılır. “Plaza de Mayor”un tam ortasında “Piramide de Mayor” bulunuyor. Önceki anıtın yerine Buenos Aires’in kuruluşunun 400.yılı anısına dikilen bu dikilitaşın etrafında “Savaşın Zalimliği”ne karşı yürütülen kampanyalar için yürüyüşler düzenleniyor. 1970 krizinde kaybolan çocuklar için her Perşembe saat 15:30 ‘da Cumartesi Anneleri (eskiden cumartesi toplanıldığı için hala aynı isimle anılıyorlar) burada toplanıyor ve Dikilitaş’ın etrafında saat yönünün aksine yönde “onları unutturmamak için” tur atıyorlar.

“Casa Rosada”nın çaprazında “Katedral” yer alır. Daha önce burada bulunan bir kilisenin üzerine inşa edilen katedral 1800 yılına ait. Kuleleri inşa edilmediği için çok Katedral görünümünde değil daha çok Roma’daki “Panteon”a benziyor yapı. Ancak Katedral dini öneminin yanı sıra ulusun tarihi açısından önem taşıyor. Bağımsızlık sonrası karışıklık döneminde Fransa’ya kaçan ve bir daha sağ olarak Arjantin’e dönemeyen Arjantin’in kurtarıcı kahramanı “Jose de San Martin” in mezarı bu Katedral’de bulunuyor.

1.5 km uzunluğundaki “Avenida de Mayo”,“Plaza de Mayo”yu “Plaza de Congress”e bağlar. Bu cadde yapılırken birçok eski bina yıkılmış. Bu cadde tam orta yerinde dünyanın en geniş bulvarlarından biri olan “9 Temmuz Bulvarı” (Avenida de Mayo) ile kesişir.

“Palacio del Congress” (Parlemento Binası); İlk bütçesinin 2 katına mal olan bina Washington Başkanlık Sarayı model alınarak yapılmış ve 1906’da tamamlanmış. Saray “Plaza del Congress”de bulunuyor.

Kent merkezinin kuzeybatısında yer alan “Recoleta” adını 1716’daki Francisken örgütten alıyor ama ününü “Recoleta Mezarlığı”na borçlu. Oldukça etkileyici olan bu mezarlıkta Arjantin zenginleri; aynen yaşamlarında olduğu gibi süslemelerle ve ihtişamla yatıyor. Burada “Eva Peron”un mezarı da bulunmakta.

Önemli bir lokasyon da Eski Liman bölgesi olan Puerto Madero. Şu anda yemek için, dolaşmak, yürüyüş yapmak için, alışveriş için çok popüler olmaya başladı.

Yemek için ya da güzel bir kahve için tarihi bir kafe olan “Cafe Tortini” mutlaka uğranması gereken bir yerdir. Genelde sıra beklemek gerekebilir; ama bizce beklemeye değer. Ünlü edebiyatçı Jorge Louis Borges’in müdavimi olduğu cafe bu açıdan da ayrı bir öneme sahip. Bu mekanda perşembe günü hariç her akşam 22:00’de tango Gösterisi yapılıyor.

Plaza Mayor’a açılan caddelerden birisi “Flamingo” ve şehrin üst düzey olmayan alış-veriş caddesi. Burada bolca zaman geçirebilir cadde üzerindeki “Pacifico” alışveriş merkezinin alt katındaki food-court’tan bir şeyler yiyebilirsiniz.

Gezilecek yerler arasında “Obelisco”, “Japanese Garden”, Museo Nacional de Bellas Artes de var.

Buenos Aires 'de ne yenir

Arjantin için verilecek bir yemek tavsiyesi varsa o da; et yiyin olabilir. Büyük porsiyonlu (350-600 gr) çok çok lezzetli ve çeşitli Arjantin etlerini her fırsatta denemelisiniz. Özellikle lomo, lomo chorosio, baby lomo çok güzel etler. Lomo dışında hayvanın diğer bölgelerinden de çok güzel etler bulunuyor hepsini denemenizi öneririz. Arjantin’de et istediğinizde % 90 sadece tabak içinde et geliyor. Yanında garnitur filan ayrıca sipariş etmeniz gerekiyor. Mandioca (tadı patatese benzer bir sebze) ya da patates seçeneleri et ile en iyi uyumda olanlar oluyor. Palmito (ya da heart of palm) de değişik bir tad olabilir. Lomolar 50-90 peso civarında yanına söylecekleriniz de 10-20 peso aralığında oluyor. Yanında Malbec ya da Merlot bir şarap açtırmanızı da önereceğiz.

Yurt dışında restoranlarda et siparişi vermenizi kolaylatıracak yazımız için tıklayın.

“Flamingo” üzerindeki “Pacifico” alışveriş merkezinin alt katındaki food-court’tan bir şeyler yiyebilirsiniz.

Biz Buenos Aires’den sonra Iguazu‘ya geçtik. Bu defa Buenos Aires’in Aeroparque Jorge Newbery (AEP) havalimanından kalkan Aerolinas Argentinas havayollarının 07:55 uçağı ile Iguazu’nun Arjantin tarafındaki havalimanı olan IGR’ye indik.

Diğer Arjantin yazılarımız da okuyun.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN