Roma

28.03.2018
831 görüntülenme
Roma

Bir şehirden ne beklerseniz Roma’da kesinlikle var; kültür, sanat, tarihi yapı, alışveriş, gurme deneyimler, nehir, doğa, kolay ulaşım, renkli gece hayatı, makul kalitede konaklama imkanları, arnavut kaldırımlı tarih kokan dar sokakları. Dolayısı ile yurtdışında bulunmaktan keyif alıyorsanız Roma tam size göre diyebiliriz.

Genellikle gittiğimiz ülke ya da şehirlerin tarihine biraz değiniriz yazılarımızda ama Roma’nın tarihi o kadar uzun bir hikaye ki burası yeri değil diye düşünüyoruz. Konunun meraklısı iseniz Google Amcaya sorun deriz. Üç milyon nüfuslu, 3.000 yıllık bir geçmişe sahip olan Roma için normal pasaportlu gezginlerin Schengen vizesine ihtiyacı var, yeşil pasaporta vize gerekmiyor.

“Gezmek ve yer değiştirmek akla yeni bir dinçlik getirir”

Seneca

Tiber nehrinin iki yakasına kurulmuş olan “Dünya başkenti” ünvanını elinde bulunduran Roma için “Romayı gör , öl” ya da “Romayı görmeden ölme” boşuna denmemiş. Roma bizce tekrar tekrar gidilecek (eğer Trevi Çeşmesine arkanız dönük para attıysanız zaten döneceksiniz demektir !!) bir dünya başkenti. İstanbul’a bir defa giderek “İstanbul’u gördüm” diyemezsiniz ya işte Roma da öyle bir kent. Yine de Roma’ya ilk defa gidecekseniz en az 5 gün net Roma’ya ayırın bizce.

Collesium (Kolezyum)

Collesium (Kolezyum)

Roma'da Ulaşım

Birçok kent gibi bir gezginin şehre indiğinde ilk işi havalimanından şehre ulaşım meselesidir. Fiumicino Havalimanına indiğinizde şehre ulaşmanın yolları şu şekilde;

Tren

(FLI) kısa kodlu Banliyö trenleri hafta için her 15 dakikada, hafta sonu her 30 dakikada bir Tiburtina, Ostiense, Trastevere istasyonlarında durduktan sonra ana istasyon olan Termini’ye 55 dakikada ulaşıyor (8 euro)

Leonardo Express adı verilen tren ise Fiumicino Havalimanı ile Termini İstasyonu arasında her 30 dakikada bir sefer yapıyor ve yolculuk 32 dakika sürüyor (14 euro). Hem Banliyö trenlerinde hem de Leonardo Express’inde 4 yaşın altındaki çocuklardan, evcil hayvanlardan, bavullardan ücret alınmıyor.

Otobüs

Otobüs olarak belediyenin COTRAL adı verilen otobüsleri  Terminal 2’den kalkıyor. Bu otobüsler için mavi-beyaz REGIONAL BUS STOP yazılarını takip etmelisiniz. Bu otobüsler; Piazza dei Cinquecento (Termini’nin önü), Cornelia Durağı (buradan Metro’nun A hattına geçiş var), EUR-Magliana Durağı (buradan Metro’nun B hattına geçiş var)Bu seçebekle yolculuk süresi 1 saati 5 dk civarı ve ücreti 3,60 Euro.

Diğer otobüs seçenekleri ise özel firmalara ait Shuttle’lar. Bu otobüsler ise Terminal 3 çıkışından kalkıyorlar. Bunların da işareti mavi ve bu defa BUS STATION tabelası ile bulunabilir. )  at:

Termini İstasyonu, Vatikan, Via Crescenzio için 1 nolu park alanındaki  SIT Shuttle’ı

Termini İstasyonu ya da  Ostiense İstasyonu için 2 nolu park alanındaki T.A.M. Shuttle’ı

Termini İstasyonu için park 3 ve 4 ‘deki  TERRAVISION Shuttle’ı seçebilirsiniz.

Tüm firmalar her gün çalışıyor ve 30 dakikada bir seferleri var. Seyahat süresi 50 dk ücret ise 6 euro. Bileti otobüsün içinde alabilirsiniz.

Havalimanına dönüşünüzde yine Termini’den kalkan Shuttle’lardan birini tercih edecekseniz havalimanının Fiumicino olduğuna emin olun Roma’nın bir de Ciampino Havalimanı var.

Taksi

Gideceğiniz yere göre değişmekle birlikte ortalama 50 euro tutar. Taksileri çıkışta bulabilirsiniz.

Şehir içi ulaşım

Şehir içi ulaşımda 3 hatlı (A,B ve C hatları) Metro’yu, Tramvay sistemini ve Otobüsleri kullanabilirsiniz. Bize kalırsa biçok zaman bunların hiçbirine ihtiyacınız olmayabilir. Eğer oteliniz merkezi bir konumdaysa tüm Roma gezinizde yürüyebilirsiniz.

Bu üç sistemi de kullanabilmek için bir bilete ihtiyacınız var. Biletinizi tek kullanımlık (1,5 euro), 24 saat (7 euro), 48 saat (12,5 euro) ve 72 saatlik (18 euro) alabilirsiniz. Biletleri Bilet Makinalarından nakit ya da kredi kartı ile alabilirsiniz. Bu biletler Tabacco Dükkanlarında bazı barlarda da satılıyor. 10 yaş altındaki çocuklar için bilete gerek yok; ulaşım onlar için ücretsiz. Bu biletlerin havalimanı ulaşımında geçerli olmadığını hatırlatalım.

Biletinizi otobüsteki genelde sarı olan makinalara okutmanız gerekiyor. Eğer 24, 48 yada 72 saatlik bilet aldıysanız ilk seyahatte okutmanız yeterli. Bu okutuşunuzda cihaz elinizdeki biletin ne zamana kadar geçerli olduğunu bilete yazar. Bu süre içerisinde yanınızda taşımanız yeterli. Metro’da ise bariyeri biletinizi okutarak geçiyorsunuz.  Metro’da gideceğiniz son nokta için aktarma yapmanıza, Otobüste ise 100 dk otobüs değiştirmenize olanak sağlıyor.

Roma’da tramvay çok daha etkili, düzenli bir ulaşım aracı. Bu nedenle mesela otelinizin tramvay ile ulaşabileceğiniz bir yerde olması sizin için çok iyi olur.

Roma'ya ne zaman gidilir?

İlkbahar ve sonbahar daha ideal olmakla birlikte bize göre her ay gidilebilir Roma’ya. bazen kış sert geçebiliyor eğer böyle bir zamana denk gelirseniz tabii ki gezi performansınız olumsuz etkilenebilir ama bu ender rastlanan bir durum. Genellikle Roma’nın havası kış aylarında dahi ılıman geçer. Bunun dışında düşük sezonda doğal olarak hem uçak biletlerinde hem de otellerde daha düşük fiyatlar yakalanabilir.

Vittorio Emanuele II

Vittorio Emanuele II

Roma'da nerede kalınır?

Biz Roma’da farklı noktalarda kaldık ama şu anda en iyi bölgenin Trastevere’nin tramvay hattına yakın bölgesi olduğunu düşünüyoruz. Bu şekilde hem merkeze gelirken ve otele dönerken Roma’nın sorunlu otobüs sistemini kullanmayıp tramvayla gelir gidersiniz hem de çok güzel bir semt olan Trastevere’de konaklamış olursunuz.

Termini çevresi ya da Vatikan tarafı bazen tavsiye edilir ama biz ikisinde de konakladık ve avantajlı konaklamalar değil. Termini çevresinde daha çok bütçe otelleri ya da hostel-otel arası sınıflamada oteller bulunur. Ayrıca buranın nezih bir semt olduğu da söylenemez. Google’da Trastevere şeklide arama yapın haritada. Orada tramvay hattını göreceksiniz. Bütçenize göre o hattan çok uzaklaşmayan bir otel ya da airbnb seçin.

Altta yazımızda yer alan meydan ve noktaların etrafındaki otellerde de kalabilirsiniz tabii ki hepsi merkezidir ama gereksiz yere pahalı bir konaklama yaparsınız bu turistik merkezlere yakın oterllerde.

Roma'da nereler gezilir?

Yukarıda yazdığımız ulaşım sağlayan kartlar gibi Roma Pass adı verilen bir kart daha daha var. Bu kartın da 48 saatlik olanı 28 euro; 1 müze ya da arkeolojik alana giriş, birçok noktada indirim, bazı yerlerde sıra beklememe gibi avantajlar sağlıyor. 72 saatlik kart da ise ücretsiz giriş hakkınız 2’ye çıkıyor ücret ise 38,5 euroya. diğer özellikler aynı. İki kart da havalimanı hariç diğer ulaşım araçlarından ücretsiz faydalanmanızı sağlıyor. Gelelim görülecek noktalara;

Vatikan ayrı bir ülke statüsünde olduğu için Vatikan’ı ayrı olarak yazdık. Vatikan yazımız için tıklayın. 

Collesium Roma İmparatorluğu zamanında İmparatorun halkı eğlendirmek için yaptırdığı bir Arena. Burada Gladyatörler Gladyatörlerle, Hayvanlar Gladyatörlerle, Aç bırakılmış hayvanlar birbirleriyle ya da Gladyatörlerle dövüştürülerek halk ve İmparator ailesi eğlenirmiş. Bazen önemli savaşlar yeniden canlandırılır, bazen infaz yapılır bazen de drama oyunları sahneye konurmuş. Zaman içerisinde Kolezyum  barınma amaçlı, iş yeri olarak, kışla olarak, taş ocağı, Hristiyan İbadet yeri gibi çeşitli amaçlarla kullanılmış.

2007’de Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri olarak seçilen Collesium’un (Kolezyum) dışı nispeten iyi durumda ama iç yapısı depremler nedeniyle çok harap. Daha önce adı Arena olan yapı daha sonra girişindeki heykelin adı ile anılmaya başlanmış.

Kolezyum‘un hemen karşısındaki Forum’a geçmeden önce aradaki Arco di Costantino‘yu kaçırmayın. Adından da anlaşılacağı gibi İmparator Constantine’in zaferini kutlamak için yapılmış olan Zafer Takı Romalılara ait en büyük zafer takı aynı zamanda. 1.yy’da yapılmış olan ark Roma’nın ayakta kalan tek Zafer Tak’ı olarak da ayrı bir ünvana sahip.

Kolezyum’un hemen karşısında Roma Forum’u (Forum Magnum)  ya da kısaca Forum bulunuyor. Burası daha da lokalize etmek gerekirse buradaki Palatine Tepesi antik Roma İmparatorluğunun kurulduğu yer olarak kabul ediliyor. Bu alan içerisinde Castor ve Pollux Tapınağı, Romulus Tapınağı, Satürn Tapınağı, Septimius Severus kemeri gibi birçok yapı ve tapınak bulunuyor. 1-2 gününüzü ayırır ve burayı iyi anlatan bir kitapla Forum’u gezerseniz burayı tam olarak çözebilirsiniz. Buraya giriş için de tabii ki bilet gerekiyor. Eğer Kolezyum’a girdiyseniz (12 euro) bu biletle buraya da girebilirsiniz aksi halde sadece burası için aynı bileti almanız gerekiyor. Buradaki Palatine Tepesi Roma’nın kurucusu olduğuna inanılan Romulus ve Remus kardeşlerin bir dişi kurt tarafından bu tepede yer alan bir mağarada bulunduklarına ve kurdun çocukları besleyerek onların hayatta kalmalarını sağladığına inanıldığı için çok ayrı bir öneme sahip Roma’da. Gece güzel bir “Roman forum” ve “Palatine Hill” manzarası için “Cordonata”nın merdivenlerini çıkın en iyi manzara oradandır.

Roma’da sizi en çok etkileyecek dini yapılardan birisi kesinlikle Tüm Tanrıların Tapınağı olarak bilinen Pantheon olacak.  Şu anda Pantheon kelimesi içerisine meşhur kişilerin gömüldüğü yapıları tarif etse de o dönem için kelime anlamı “Tüm Tanrıların Tapınağı”dır. Romadaki beton kubbeli en büyük yapı olan Pantheon’un özellikle o tarihdeki teknoloji ile nasıl yapıldığı bir sır olan bu büyük desteksiz kubbesi çok etkileyici. Bu kubbenin tavanında yağmurun girmediği söylenen Oculus adı verilen 2,7 m genişliğinde bir açıklık buluyor ama yağmur girmediği kısmı doğru değil giriyor tabii ki ama zemindeki küçük drenaj deliklerinden kayboluyor.

Bu bölgeye çok yakın belki de adı Roma ile özdeşleşen yapı tabii ki Trevi Çeşmesi. Fontana di Trevi ya da daha sık bilinen adı ile Aşk Çeşmesi Poli Sarayının bir duvarına dayanan Nicola Salvi tarafından yapılmış Barok ve Klasik mimari karışımı Dünyanın en ünlü çeşmesi. Bir söylentiye göre isminin Trevi olmasının nedeni üç yolun kesişim yerinde bulunması. Diğer bir fikre göre de bu ismin nedeni üç yeraltı su yolunun birleşim yerinde bulunması. Çeşme bir denizi temsil eder; deniz kabuğu şeklinde bir at arabası, denizden çıkarak içinde Deniz Tanrısı Poseidon’un bulunduğu arabayı çeken kanatlı atlar kompozisyonu oluşturur. Arkanız dönükken bu çeşmeye madeni para atarsanız Roma’ya tekrar geleceğinize inanılır.

İspanyol Merdivenleri Roma’da Trevi Çeşmesi kadar ünlü ayrı bir yer.  Esas yapım nedeni Trinita dei Monti Kilisesini Piazza Spagna’ya bağlamak olan merdivenler şu anda çok ünlü. Bunun nedenini anlamak kolay değil çünkü o kadar da abartılacak bir durum yok burada. Ama etraftaki dondurmacılardan bir dondurma alarak merdivenlere oturabilir ya da bir cafede bir espresso içerken piyasayı seyredebilirsiniz. Bu meydan tam ilkbaharda çok güzel çiçekli saksılarla donatılıyor ve çok estetik bir hal alıyor zaten internette göreceğiniz fotoğraflarda o döneme ait. Ancak her zaman aynı görüntü maalesef yok. 135 basamaktan oluşan merdiven Piazza di Spagna ile Piazza Trinitadei Monti arasında alıyor zaten orijinal adı da Scalinata di Trinità dei Monti.İsmini İspanyol Konsolosluğu ve Trinità dei Monti Kilisesine komşu olmasından alıyor. Merdivenleri Dünyaya duyuran ise 1953 yapımı Audrey Hepburn ve Gregory Peck’in başrollerini üstlendiği “Roma Tatili” filminde bazı sahnelerin burada geçiyor olması. Bunun dışında Yetenekli Bay Ripley’in de aralarında bulunduğu başka yapımlara da ev sahipliği yapmış. Bob Dylan, Refugee, Norten Harket gibi birçok müzisyen ya da müzik grubunun kliplerine de mekan olmuş. İspanyol Merdivenlerinin indiği meydanın adı da Piazza Spagna. Meydanı ünlü yapan ise  Fontana della Barcaccia (Fountain of the Longboat) adındaki kayık şeklindeki çeşme.

Romanın en popüler meydanlarından birisi belki de en hareketlisi Piazza Novona. İlk Roma’ya geldiğimizde bu meydanda bir rock grubunun konseri vardı ve bizde bu konser sayesinde çok keyifli zaman geçirmiştik. Zaten Roma’da bu tür aktiviteler hiç bitmiyor. Yılbaşında Roma’da olduğumuz bir gezimizde de iki ayrı meydanda çok büyük konserler düzenlenmişti. Meydanda dikli olan Obelisk Mısır’dan gelmiştir. Meydanın diğer önemli noktası ise tabiiki “4 Nehir Çeşmesi” Fontana dei Quattro Fiumi. Nil, Rio de la Plata, Ganj ve Tuna’dan esinlenen 4 Nehir Çeşmesi dışında meydanın güneyinde Fontano di Morro, kuzeyinde Fountain of Neptune olmak üzere iki çeşmesi daha var.

Campo di Fiori yani Çiçek Pazarı Roma’nın şirin meydanlarından birisi. Burada her sabah çiçek, sebze-meyve pazarı kuruluyor ve pazar yaklaşık 14:00 gibi toplanmaya başlıyor. Pazar bitiminde de meydan hareketliliğini gün boyu koruyor.

Trevi Çeşmesi

Trevi Çeşmesi

Bizim için Romanın en estetik ve en iyi fotoğraf veren noktalarından birisi Castel Sant Angelo. Vatikan’a geçerken görebileceğiniz hem gece manzarası hem gündüz panoraması ayrı güzel olan silindir şeklindeki Kale Parco Adriano parkı içerisinde ve Tiber Nehrinin hemen yanında yer alıyor. Efsaneye göre Baş Melek Mikail mozolenin üzerinde ortaya çıkar kılıcını kınına sokarak o yıllarda tüm Avrupa’yı kırıp geçiren büyük veba salgınını sona erdirir.

Venezia Meydanı Roma’da çok önemli ve merkezi noktada yer alan bir meydan. Beyaz mermerden yapıldığı ve şekli benzediği için Düğün Pastası olarak da anılan ve İtalya Krallığının ilk Kralı II. Vittorio Emanuele’yi onurlandırmak için yapılmış olan Vittorio Emanuele II Anıtı da bu meydanda bulunuyor. Anıtın sağ ve sol üst köşesinde birçok Avrupa kentinde benzerlerini gördüğümüz meşhur 4 atlı Quadriga’yı yine görüyoruz. Eğer bizim size tavsiye ettiğimiz Trastevere semti ve oradan gelen tramvayda bu meydana yakın bir noktada son buluyor.

Piazza del Popolo belki Roma’nın en çok anılan meydanlarından değil ama bizim favori meydanlarımızdan oldu. Halk Meydanı anlamına gelen yer hala halkın önemli günlerde toplandığı bir meydan. Biz yeniyıla girerken de bu meydanda özel program vardı. Piazza del Popolo Meydanı’nın ortasında neredeyse birbirinin ikizi sayılabilecek iki kilise bulunur. Solda yer alan ilk yapılan Santa Maria in Montesanto Kilisesi. Sağdaki Santa Maria dei Miracoli ise onu takiben yapılmış. Meydanda bir Obelisk ayrıca Neptün Çeşmesi ve Obelisk Çeşmesi adlarında iki de çeşme bulunuyor. İki Kilise arasından geçerek Via del Corso’ya ulaşabilirsiniz.

Biz gitmedik ama Santa Maria Maggiore Bazilikası, Villa Borghese gibi daha birçok nokta gezi planlarına alınabilir ne de olsa burası Dünyanın en eski medeniyetlerinden birinin beşiği olan ve bu nedenle bir o kadar görülecek noktası olan bir şehir.

Ama bunlar sadece mutlaka gezilmesi gereken yerler esas Roma güzellikleri ara sokaklarda meydanlarda rastgele dolaştıkça karşınıza çıkıyor 2-3 günde yukarıda yazılı olanları gezin ki 3 gün filan da kendinizi caddelere bırakın. Zaten gezmeniz gereken yerlere ulaşmak için defalarca buradan geçeceksiniz ama bir defa da “passeggiata” (gezinti) amaçlı Via Del Corso ve Via Condotti’ye gidin dünyaca ünlü butiklerin tümünü aynı anda gezin.

Roma'da ne yenir

Roma’da yemek denince ilk aklagelenler tabii ki “Pasta” yani makarna ve “Pizza”.  Pasta çeşitleri arasında; Carbonara (beyaz soslu ve domuz baconlu), Bolognese (domates soslu), Arabiata (acı kıymalı domates soslu), Pesto soslu olanlar.

Lasagna (Lazanya) diğer bir önemli İtalyan yemeğim. Bol kıymalı bir şekilde hazırlanan Lazanya’nın tadına güzel yapan bir yerde mutlaka bakmalısınız.

Pizza diyince aklınıza sokaklardaki dilim pizzalar gelmesin ve mümkünse onlardan uzak durun. İyi bir adreste yiyeceğiniz pizzayı unutamayacaksınız. İtalyanlar bizin gibi karışık pizza pek yemiyorlar. Genelde tek ya da iki malzemeli “margarita” ya da “napoliten” pizza tercih ediyorlar siz de öyle yapın burası Amerika değil Pizza Hut’ı unutun. Benim favorilerimden birisi 4 formaggio yani 4 ayrı peynirle hazırlanan pizza.

Yemek için İtalya’da her türden her bütçe için alternatif mümkün caddelerdeki ufak büfe tarzı yerlerden 3 euro civarına alabileceğiniz (genelde domuz salamlı olan, domuzsuz isterseniz “no mayelle” demeniz yeterli) sandviçler olabildiği gibi lüks sayılmayacak yerlerde bile adam başı 50 euro civarında hesap vermek mümkün. İtalyanlar yemeği 2 aşamada yiyorlar önce “primi” dedikleri genellikle “Pasta” dedikleri bizim makarnamız ile başlanıyor. Bu “primi” genellikle 6-8 euro civarında oluyor. Bunu “secondi” dedikleri et yemeği izliyor. Et yemekleri genelde 12-15 euro civarında bunun arkasından tatlı ya da genelde tatlı olarak “formaggio” yani peynir yeniyor. Kahve içmemeyi düşünmeyin bile sebebini sorarlar çünkü !!

Daha az fiyata daha iyi yemek isterseniz bence her zaman menü öneren restoranları tercih edin. Bir de “coperto”denilen bir olay var bu bir hizmet bedeli yediğiniz yemeğe ekleniyor ama sabit yani 5 euro tutarında bir yemekte yeseniz 15 euroluk bir yemek de yeseniz yediğiniz yere göre değişen 2-5 euroluk bir “coperto” ödüyorsunuz.  % 10-15 civarında bir bahşiş de ayrıca bekleniliyor.

İtalya’da restoranlarda üçe ayrılıyor. “Pizzeria” denilen işletmeler daha hızlı ve ucuz hizmet veren ağırlıklı olarak pizza yapan ama başka yemeklerin de bulunduğu yerler. İkinci alternatif “Trottoria” denilen aile işletmeleri bence en iyi alternatif bu ve genelde italyanlar da buralarda yiyor. Üçüncü alternatif ise “Ristorante” yani üst seviyede yemek ve hizmet veren dolayısı ile daha pahalı işletmeler.Fiyatları nedeniyle denenebilir ama her gün pek tavsiye etmeyiz.

Forum

Forum

Tatlı konusuna gelirsek Tiramisu, Panna Cotta ve italyan dondurması en önemli tatlılar. Dondurma hem belki dünyanın en iyi dondurması hem de ucuz. Sıcak bastıkça bir dondurma yiyin bir daha bu kadar iyisini bulamazsınız.

Yemekten sonra bir Espresso içmezseniz garip karşılanır. Tabii ki Espresso olmak zorunda değil seçiminiz. Hangi kahve sizin için? konulu yazımız için tıklayın.

Gerçi İtalya’ya kadar gitmişken fast food yemezsiniz herhalde !!! ama fast food ucuz ama extra alacağınız bir ketçap bile extra euro ile mümkün.

Bazı cafe ve restoranlarda barda oturmak, içerde oturmak, dışarıda oturmak ve yemek yerken müzik varsa bunların hepsi ayrı fiyatlandırılır. Birçok İtalyan barda bir şeyler atıştırır fazla vermemek için dikkat edin.

Akşam yemeği her zaman pahalıdır ve menü genellikle sunulmaz. Eğer sizin için fark etmiyorsa ana yemeğinizi öğlene alın akşamı geçiştirin. Ama güzel bir “Chianti” açılmış bir akşam yemeği de kaçırılmamalı bence.

Collesium (Kolezyum)

Collesium (Kolezyum)

Birkaç seçkin “Ristorante” önerisi:

“Da Fortuna Al Panteon” Via del Panteon 55, “Pierluigi” Piazza De Ricci 144, “Armada Al Pantheon” Salita de’Crescenzi 31,  “Galeassi” Piazza Santa Maria Trastevere 3,  “La Campana” Vicolo della Campana 18,  “Otello” Via della Croce 81.

Pahalı olamayan ama güzel yemek yenebilecek birkaç “Trottoria”önerisi: “al Picolo Arancio” Vicolo Scanderberg 112 (Fontana di Trevi ye yakın), “Al Gran Sasso” Via di Ripetta 32,  “Grotte del Teatro Di pompeo” Via del Biscione 73,  “Il Nuovo Mondo” Via Amerigo Vespucci 9, “Trottoria della Stampa” Via dei Maroniti 32.

Tüm İtalya için bazı tavsiyeler ve dikkat edilecek konular;

Örneğin hırsızlığın çok fazla olduğu bir ülke. Özellikle yankesicilik fazla. Bu açıdan çantanıza özellikle sahip olmalı, pasaportunuz çantanızda taşımamalısınız. Bu amaçla kıyafet içerisinde gizli taşıma amaçlı özel cüzdanlar var onlardan edinmenizde fayda var. En sık yankesicilik yapılan yerleden birisi de otellerin kahvaltı salonları. Dışarıdan bu salonlara gelen ve hırsız görüntüsü vermeyen kişiler sandalyelere takılı sırt çantalarını hedef alırlar genellikle.

İtalya’ya özellikle ilkbahar ve sonbaharda yağmurluksuz ve çok rahat bir ayakkabı, güneş gözlüğü olmadan gitmeyin.

Trafik Türkiyeden çok farklı değil özellikle Napoli taraflarına inildikçe aynı Türkiye hatta daha kötü. İtalyada tek fark çok fazla motorsiklet var buradan Türkiye ye dönünce biz neden motor kullanmıyoruz diye düşünüyor insan.

Eğer yazın İtalya’da iseniz bol bol yürüyeceksiniz bunu bilin. Bu arada her su 1 ile 2 euro arasında size satılacak ayrıca WC’lerde 0.5 ile 1 euro aralığında (Mc Donald’s da bile tuvaletin kapısı yediğiniz menüdeki şifre ile açılıyor) 1 haftada yaklaşık 100 euronuz su ve WC için gidecek nasıl hesap ama?

Eğer mümkünse birkaç kelime İtalyanca öğrenin bundan çok memnun oluyorlar.

 

Collesium (Kolezyum)

Collesium (Kolezyum)

Roma'da Alışveriş

Alışveriş için Via del Corso, Via Condotti, Via Borgaganana en önemli caddeler. İtalya’nın tümünde olduğu gibi insanı baştan çıkaran butikler, çok katlı mağazalar, mandıralar, gurme dükkanlar, marketler, heryerde mevcut ve sizi bekliyor. Tabii ki pahalı bir şehir ve özellikle butik mağazalardan alışveriş oldukça tuzlu.  Roma’da yaklaşık %10 azınlık halkı var ve bu kişiler sıklıkla işporta taklit ürün satışı ile uğraşıyor. Ana meydanda olmamakla beraber azınlıkların kontrolünde olan hediyelik eşya ve deri çanta vs alabilmek mümkün ama oldukça kalitesiz olduklarını söylemeliyiz, bizce uzak durun.

Diğer İtalya yazılarımız için tıklayın.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN