San Diego

06.04.2018
892 görüntülenme
San Diego

San Diego’nun Amerika’daki ünvanı; Finest City yani buraya En Güzel Şehir diyorlar. Gerçekten San Diego’nun birçok avantajı var. Büyük bir şehir ama LA gibi metropol havasında değil, trafik sorunu yok, hayat çok basit ve kolay.

Buna ilaveten çok güzel bir havası var. Hiçbir zaman çok soğuk olmuyor. Sıcak zamanlarda bile güneş batınca bir serinlik oluyor, nem de yok. Bu açıdan bize Ankara’nın tek sevdiğim yanını yani havasını hatırlattı. Toplamda 75 ülke 300’den fazla şehir gördük ve “burada yaşanır” dediğimiz iki şehir oldu; San Diego  ve Nice.

Nasıl gidilir

Türkiye’den San Diego’ya direkt uçuş yok. Direkt en yakın uçuş Los Angeles’e THY ile. Buraya uçup oradan yaklaşık 3 saatte araç ile ulaşabilirsiniz. Zaten genelde gezginler direkt San Diego’ya gitmiyorlar. Burası Los Angeles ya da tüm California’ya yapılan bir gezinin ayaklarından birisi oluyor.

En kısa yoldan ulaşım ise United ve Lufthansa’nın Frankfurt aktarmalı uçuşları ile olabiliyor.

Biz de Los Angeles’dan San Diego’ya geçecek şekilde bir plan yapmıştık. Los Angeles – San Diego arasındaki otoyol; Cambria – Los Angeles arasında olduğu gibi çok yoğun bir trafiğe sahip. Çok fazla şerit olmasına rağmen yine de çok yoğun. Bu yol üzerinde bizi rahatlatan uygulama araçta 2 ve daha fazla kişi olan araçlar için bir şeritin ayrılmış olmasıydı. En sol şerit bu araçlara ayrılmış durumda. Bu şerite “carpool” deniyor ve içinde tek kişi olan araçların girmesinin cezası 431 $. Burada sollama ve şerit kollama derdi olmadığı için nispeten daha rahat oldu.

Los Angeles’dan çıkarken navigasyon cihazımızla ilgili bir sorun nedeni ile sadece 1 dakikalığına emniyet şeridinde durduk ki eli tabancasında bir polis camda bitiverdi. Aklınızda olsun eğer polis sizi durdurursa kesinlikle araçtan inmemeniz gerekiyor. Onların size gelmesini bekliyorsunuz. Bir kişi cama gelirken diğeri de araçtan inip arkadaşını kolluyor. Neyse ki bizim polisle olan muhabbetimiz uzun sürmedi derdimizin cihazla ilgili olduğunu söyledik o sırada navigasyon ayarımızı da yaparak yola devam ettik birşey demediler ama kısa süreli bir heyecan yaşadık 🙂

Şehir İçi Ulaşım

Şehir içinde ulaşım için otobüs ve insanların kendi araçlarının olmasına dayalı esas olarak. Bunun dışında kırmızı renkli trolley adı verilen tramvay ağı var ama daha çok Downtown’da geçerli. Bu nedenle araç kiralamanızı tavsiye ederiz.

Gezilecek Yerler

“Old Town” sanki Kovboy filmlerindeki eski bir Meksika kasabası; mağazalardan restoranlara kadar her şey o görünümde, burada vakit geçirmek çok eğlenceli. Buraya Kaliforniya’nın ilk kurulduğu yer de deniyor. Buradaki her mağazaya tek tek girip gezmelisiniz.

Gas Lamp Quarter” ise şehrin modern kısmında bir bölgeye verilen isim ama buranın da merkezi “5.Street” ya da Horton’s Plaza. Burası ise tam tersi çok modern ve sosyetik, piyasası çok yüksek bir yer. Çok kaliteli ve pahalı restoran ve mağazalar yan yana dizilmiş durumda. Özellikle güneş battıktan sonra ve mümkünse hafta sonu bir gece burada bulunursanız piyasanın “top” olduğu anları yakalayabilirsiniz. Şehrin eğlence merkezi de burası. Old Town’ı gündüz ve gece ve Gas Lamp Quarter’ ise özellikle gece tavsiye ederiz.

Bir öğleden sonranızı şehrin limanı olan “Embarcadero”ya ayırmalısınız. Burada “Seaport Village” adında bir kompleks bulunuyor. Burada çok sayıda restoran, mağaza ve park alanı bulunuyor. Limanın en iyi manzarası da burada. Buraya mutlaka 1-2 saatinizi ayırmalısınız. “Midway” uçak gemisi bir müze olarak limanda demirli bulunuyor. Buradan gemiyi uzaktan görebiliyorsunuz. İlginizi çekerse bu gemiyi de ücretli olarak gezebilirsiniz. Ayrıca Embarcadero’dan kalkan 1 ya da 2 saatlik körfez gezileri var isterseniz bunlara katılabilirsiniz.

San Diego’da yapacak çok aktivite ve görülecek çok yer var. Bunların başında “Sea World” geliyor. Burası çok büyük bir alana kurulu su parkı ile deniz canlılarını birlikte görebileceğiniz bir park. Roller Coster’dan tutun Katil Balina gösterisine kadar sizi eğlendirecek birçok şey bulabilirsiniz. Giriş 73$, eğer çocuğunuz varsa burada tam bir gün harcamanız çok olası. Biz yarım gün ayırdık.

Eğer bir gününüzü “Sea World”e ayırdıysanız diğer bir gününüzü de “San Diego Zoo” ve “Safari Park”larına ayırmaya hazır olun. San Diego hayvanat bahçesi hayvanların çeşitliliği ve doğal hayatlarındaki ortamlarına yakın ortamların yaratılmış olması ile ünlü. Amerika’da Panda olan 4 yerden birisi burası, doğudaki ise tek yer. “Safari Park” da hayvanları gerçek bir Safari’deymiş gibi gözlemleyebiliyorsunuz. Hayvanat Bahçesine giriş 42 $ ama Safari Park’da bilet fiyatları çok farklı. Çok farklı bir sürü seçenek sunuyorlar. Bu opsiyonların içeriğine ve VIP özelliğine göre biletinizin fiyatı 42 $’dan başlıyor 550 $’ı bulabiliyor.

Biz hayvanat bahçesi biletimizi otelden aldık. Oteller bilet gişesine göre daha avantajlı biletler sunabiliyorlar. Aldığımız bilete 42 yerine 38$ ödedik, bilet fiyatına içeride kullanacağınız Express Bus, Guided Bus Tour ve Skyfari dahildi. Çok fazla günümüz olmadığı için biz buraya da yarım günümüzü ayırdık.

Eğer su ile eğlence ya da hayvanat bahçesi ilgimizi çekmez derseniz; Pasifik boyunca birçok plaj sizi bekliyor olacak. Bunların başında “Mission Beach” ve “Ocean Beach” geliyor. Bize otelimiz Mission Beach’i tavsiye etti ve oraya gittik sonuçtan memnun kaldık. Pasifik’in her yeri gibi burası da dev dalgaları olan bir plaj. Eğer dalga istemiyorsanız okyanus“Mission Park”da lagun şeklinde içeri girdiği için burada göl sakinliğinde denize girebilirsiniz.

Şu ana kadar yazdığımız yerler genel olarak San Diego’nun “mutlaka görülmesi gerekenler” kategorisinde yer alan her turistin gittiği yerler. Ancak San Diego’da gizli birçok güzel yer var. San Diegolu nerelerde yaşar ve nerelerde güzel zaman geçirir bunu öğrenmek isterseniz navigasyonunuzu “59 miles Scenic Route” a ayarlamanız lazım. Bu rota sizi San Diego’da görülmesi gereken yerlere tek tek götürecektir. Haritayı bu isimle tarayarak internetten indirebilirsiniz ama haritayı takip ederek gezmeniz pek mümkün değil. Bu haritayı rota olarak bizim yaptığımız gibi rota olarak işlemeniz gerekir. Aynı uygulamayı San Francisco’da “49 Mile” rotası için de yaptığımızı yazmıştık. Bu rotanın bizi götürdüğü La Jolla‘ya (la hoya okunur)hayran kaldık. Şehrin banliyösü denecek konumda olan La Jolla San Diego manzarasına sahip lüks villaların olduğu çok güzel bir muhit.

Mission Beach Panoraması

Mission Beach Panoraması

Çok sevdiğimiz ama ayrılmak zorunda olduğumuz San Diego’dan sabah vedalaşarak Las Vegas’a geçeceğiz. Çok memnun kaldığımız otelimiz “Old Town Inn”den ayrılıyoruz. Otelimizden çok memnun kaldık çünkü çok merkezi bir konumu, gayet güzel odaları, free internet ve otoparkı, çok sıkı kahvaltısı, havuzu, free çay kahve ikramı vardı. Otelimiz için vergi dahil double odaya günlük 128$ ödedik.

Ne yenir

Meksika’ya sınır olması nedeniyle San Diego mutfağı Meksika mutfağından ciddi bir şekilde etkilenmiş. Bu nedenle Taco, Burrito, Nacho gibi Meksika yemekleri hem güzel yapılıyor hem de yer yerde bulunabiliyor.

Yemek zamanı geldiğinde ise ilk favorimiz Old Town içerisinde “Casa de Reyes” oldu. Burası için mutlaka sıra beklemelisiniz ama inanın beklediğinize değecek (1 fajita, 1 karışık meksika yemeği tabağı, 1 sürahi margharita; 55 $) ikinci tavsiyemiz ise “El Patio” burası da canlı müzik eşliğinde güzel Meksika yemekleri yiyebileceğiniz bir yer (2 karışık meksika tabağı, 2 margharita; 36$).

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN