New York

05.04.2018
3 görüntülenme
New York
Ne zaman Gidilir

Kış aylarının oldukça soğuk olduğunu bu nedenle keyifli bir New York gezisinin pek mümkün olmadığını söylemeliyiz. Yaz aylarında özellikle temmuz ve ağustosta oldukça sıcak olur ve bu şartlar da sizi yorabilir. Bu nedenle temmuz,ağustos ve aralık-mart arası New York’da olacak şekilde planlama yapmamanızı tavsiye ederiz.

Havalimanından şehre ulaşım

Taksi

New York’a biz Las Vegas’dan uçakla geldik ama nereden gelirseniz gelin ilk sorun otele yani şehre ulaşmak. Siz daha JFK havalimanından dışarı çıkmadan yanınıza gelen kişiler (ellerinde makbuzlarla ciddi güven veren görünümde kişiler) sizi taksisine götürmeye çalışır. Bu kişilere kesinlikle kanmayın verdikleri fiyata asla götürmez mutlaka sizi kazıklarlar. Yapmanız gereken tek şey; havaalanı çıkışındaki sarı renkli NYC taxi kuyruğuna girmektir.

Eğer Manhattan’a gidecekseniz ücret 45$ (52$ oldu) + tünel geçiş ücreti + bahşiş = yaklaşık 60 $’dır. Sıranın başındaki görevli size nereye gideceğinizi sorar ve Manhattan diyince zaten 52 $ olduğunu söyleyip taksiye yollar. Yol trafik yoksa 1 saat sürüyor. En fazla 3 kişi binebilir.

“Hayat bir kitaptır ve gezip görmeyenler hep aynı sayfayı okur”

St.Agustine

Shuttle

Diğer bir seçenek özel transfer hizmeti veren şirketlerden birinden shutttle yani transfer aracı kiralamak. Bu araçların da ücretleri taksilere çok benzer ancak daha çok kişi alabilmeleri ve daha fazla bagaj hacmi nedeni ile sayı ve yükünüz fazla ise bu seçeneği seçebilirsiniz.

NYC Airporter and Super Shuttle bunlardan bazıları. Başka birçok şirket mevcut; araç büyüklüğüne, kalitesine göre ve gideceğiniz yere göre tarife değişmekte iyice incelemeniz gerekir.

Tren + Metro

Paradan tasarruf etmek istiyorsanız Airtrain ve sonrasında metro seçeneği ile de otelinize gidebilirsiniz. Bu sadece 7,25 $’a mal olacaktır ama aktarmalar, merdivenler, metro sonrası otele yürüme mesafesini iyi düşünmeniz gerekir. Ancak Airtrain direkt şehre kadar gitmiyor. Bununla ancak metro sistemi ile bağlantısı olan merkez tren istasyonuna (Jamaica İstasyonu) ulaşabiliyorsunuz. Buradan Metro’nun E (Manhattan ve Queens için ) J ve Z hatlarına (Brooklyn ve Manhattan için) geçerek şehirdeki gitmek istediğiniz yere ulaşabilirsiniz.

Otobüs

Daha da düşük bütçeli çözümü arıyorsanız 2, 5 $’a 4 numaralı terminalden kalkan belediye otobüslerini kullanabilirsiniz. Bu yolculuk 1 saat sürer ve otobüste bavul için yer bulmak oldukça zordur.

Tüm bu seçenekler arasında 2-3 kişi iseniz taksi, sayınız fazla ise shuttle seçeneğini öneririz.

Şehir İçi Ulaşım

Metro

Şehir içinde ulaşımın en kolay yolu yürümek ve metro. New York’un 24 saat açık, çok temiz olmasa da artan önlemler nedeniyle artık daha güzenli ve oldukça yoğun bir metro ağı var. Metronun tabela, durak yönlendirme sistemini çözdüğünüzde kolayca metro sistemini kullanabilirsiniz.

Metro sistemini (New York Metro sisteminin adı MTA) kullanmanız için MetroCard sahibi olmanız gerekiyor. Tek yön ulaşım bedeli 2,75 $. 7 gün geçerli MetroCard 32 $, 30 gün geçerli MetroCard ise 121 $. Seyahatiniz esnasında metroyu ne kadar kullanacağınızı hesaplayarak size uygun olanı almanız ya da hiç almayıp her defasında tek yön biletle kullanmanız gerekir. Bizim planlarımızın çoğu Manhattan içerisinde yürüyerek olduğu için biz MetroCard almadık.

Detaylı Metro haritası için tıklayın

Otobüs

New York’da yaygın bir otobüs ağı da bulunuyor. bazı yerlere ulaşmak için Metroya inmek vs çok zaman kaybı olduğu için otobüs daha pratik bir çözüm oluyor. Transfer esnasında şehri görmeye devam etmek de bir avantaj tabii ki.

Taksi

Yellow Cab adı verilen taksileri de kullanabilirsiniz ama tabii ki boş bulabilirseniz. bazı merkezi noktalarda bu taksilerin müşterilerini aldıkları noktalar ve burada müşterileri taksilere dağıtan görevliler oluyor. Bir kavşakta ya da yol kenarında kuyrukta kişiler görürseniz bilin ki taksi sırasındalar.

Taksiler taksimetre ile çalışıyor ve taksimetre 2,50 $’ açılıyor. Her mil için 2,5 $ ekleniyor. Eğer köprü geçiş ücreti olursa ekleniyor ve ekstra olarak %15 bahşiş bekleniyor. İyi haber ise bagaj için ekstra ücret alınmıyor.

Uber ve Lyft paylaşmalı taşıma sistemi NY’da oldukça yaygın.

Nerede Kalınır

New York Manhattan, Queens, Brooklyn, Bronx, Staten Island adı verilen bölgelerden oluşuyor. Tabii ki ilk tavsiyemiz Manhattan’da konaklamanız zaten New York denince de ilk akla gelen Manhattan. New York’a gezmek için gelen bir kişinin görmesi gereken yerlerin çoğu Manhattan’da olduğu için konaklamanın da burada olmasında fayda var. Ancak tahmin edersiniz ki en pahalı seçenek de burası.

New York’un daha yerel havasını ise Brooklyn ve Queens’de alırsınız ve burada maliyetler düşer.

New York sayılmamakla birlikte Hudson Nehrinin karşı yakası olan New Jersey’de de konaklamak hem makul fiyatlıdır hem de Manhattan’a ulaşmak zor değildir.

Şehir Kartları

City Pass New York adında bir kart var. Bu kartın fiyatı 124 $. Kart size bazı ülkelerdeki gibi ulaşım sistemini kullanma hakkı vermiyor.

  • The Empire State Building’e
  • American Museum of Natural History’e
  • The Metropolitan Museum of Art’a
  • Top of the Rock Observation Deck ya da Guggenheim Museum’a
  • Statue of Liberty & Ellis Island ya da Circle Line Sightseeing Cruises’a
  • 9/11 Memorial & Museum ya da Intrepid Sea, Air & Space Museum’ girme hakkı veriyor.

Eğer bu noktaların hepsine girme kararınız varsa bu kartı almanızda fayda var çünkü her birini gezmek için normalde 175 $ ödemeniz gerekiyor. Ancak 124 $ da az değil yani tümünü görmeyecekseniz kartı almak konusunda iyi düşünmelisiniz. Kartı alıp buraları görecek zaman bulamazsanız zararlı çıkabilirsiniz. Detaylar için tıklayın.

Bir de New York Pass var ama bu bize daha turistik ve ticari geldi bu nedenle çok detay vermiyoruz ama detaylı bilgi almak isterseniz tıklayın.

Otelimize varıyoruz; Otelimiz Affinia Manhattan 7.cadde ile 34.sokak köşesinde yer alıyordu. Tavsiye eder misiniz diye sorarsanız lokalizasyonu ve genel kalitesi çok iyiydi ancak pencelerdeki klimalardan gelen ses (çalışmasalar dahi) sıkıntı yarattı. İki kişi 220 $.

Nereden başlasak? Nasıl anlatsak bu şehri? Öncelikle yaklaşık 15 gündür bulunduğumuz California Eyaletinden çok farklı olduğunu söylemeliyiz. Hatta ilk başta biraz hayal kırıklığı bile oldu diyebiliriz; ancak sonra yavaş yavaş NY kendini sevdirdi hatta çok sevdirdi.

Panorama

Panorama

NY uzun bulvarlar (5., 6., 7. cadde gibi) ve bu bulvarları kesen sokaklardan oluşuyor bu nedenle ilk başta her yer birbirine benziyor gibi geliyor. Her iki sokağın arasındaki mesafeye “block” deniyor. Yani 34 street’den 44.street’ gidecekseniz 10 blok gitmeniz lazım yol tarifleri de bu şekilde yapılıyor genelde.

İlk gece etrafta kısa bir keşif turu atıp yemek yiyip yatmayı tercih ediyoruz. Ertesi gün öğleden sonra arkadaşlarımızla buluşuyoruz ve bize “Extended Sightseeing” tur yapıyorlar 🙂 Bu sayede diğer günler için önemli bilgiler aldık ve nerelere daha fazla zaman ayıracağımız, nerelere tekrar dönmemiz gerektiğini gördük. Ama bu planlarımız çok fazla yürümedi. Çünkü NY’da sokakları adım adım gezmek gerekiyor ve bu gezi tahmininizden daha fazla zaman gerektiriyor. Buna bir de alışverişi eklediğinizde planlar tamamıyla değişebiliyor. Bu günümüz New York’daki 6 günümüzden tek yağmur yağan güne isabet etti 🙂 bu nedenle rehberlerimiz 🙂 bizi ağırlıklı olarak araçla gezdirdi. Bu esnada altta ayrıntılı olarak yazdığımız (bir çoğunu yazamadığımız) tüm NY’u gördük diyebiliriz. Gecenin sonunda güzel bir akşam yemeğinin arkasından bizi Brooklyn Köprüsünden karşıya geçirdiler ve River Cafe’in önündeki iskeleden Manhattan’ın mükemmel fotoğraflarını çekme imkanı bulduk. Eğer Brooklyn Köprüsü ve Manhattan manzarası izlemek istiyorsanız bunun için en iyi nokta 1883 yılından beri hizmette olan ve NY’un en önemli simgelerinden bir olan Brooklyn Köprüsünün Brooklyn ayağında yer alan River Cafedir.

New York'da nereler gezilmeli

Manhattan’ı gezerken ya da birisine yol sorduğunuzda bazı bölge isimleri karşınıza çıkacak;

New York eyaletinin lakabı olan “Empire” kelimesinden adını alan gökdelene hem gündüz hem de gece çıkmanızı öneririz. İki zamanın görüntüsü birbirinden çok farklı. Özellikle Lower Manhattan’ın görüntüsü çok etkileyici. Empire State’in iki gözlem katı var; birincisi 86. katta ve çıkış ücreti 25 $ eğer bir üst kat olan 106. kata çıkmak isterseniz 17 $ daha vermeniz gerekiyor. Bilet almak için bir kuyrukta sonra güvenlik ve çıkış için ikinci bir kuyrukta beklemeniz gerekiyor. Eğer kuyruklarda beklemek istemezseniz geçiş öncelikli biletin fiyatı 56 $ civarında idi. Biz girerken girişimiz 45 dakika civarında sürdü. Girerken tripod içeri sokmanıza izin vermiyorlar. Eğer yanınızda tripod varsa bir fiş ile ücretsiz olarak emanete alınıyor ve çıkarken alabiliyorsunuz. Empire State’in gözlem katında önünüzde cam olmadan fotoğraf çekebiliyorsunuz. 106.kat nasıl onu çıkmadığımız için bilmiyoruz. 5.cadde’de 33. ve 34.St arasında kalan Empire State 1931 yılında açıldığında o güne kadarki en yüksek bina olan Chrysler Building’in ünvanını elinden almış. Ancak gökdelenin bitimi Büyük Buhran dönemine rastladığı için bürolar boş kalmış bina vergisini dahi gözlem katını ziyaret edenlerle karşılamış. Ancak binada çok sayıda kişi çalıştığı için Büyük Buhran yıllarında New York’lu birçok kişi için geçim kaynağı da olmuş. Bina 1972 yılında WTC açılınca en yüksek bina ünvanını kaybetmiş, WTC 11 eylül saldırılarında yıkılınca ünvanını tekrar almış. Ancak yakında bitecek  (WTC’nin yapımı bitti) olan yeni WTC binaları ile ünvanını tekrar kaybedecek.

Empire State Binasından

Empire State Binasından

Eğer içinde bulunduğunuz Empire State Building de çekeceğiniz karenin içinde kalsın istiyorsanız o zaman başka bir zaman “Top of the Rock” a çıkmanız gerekir. Buraya çıkış ücreti de 25 $. Burayı 38 $’lık “Sun & Stars” bileti ile aynı gün 2 defa hem gündüz hem gece ziyaret edebilirsiniz. Burası da diğer bina gibi engellemesiz görüntü elde etmenizi sağlar. Top the Rock 1930 yılında yapılan Rockfeller Ailesi tarafından yaptırılan ancak şu an Rockfeller’ların sahibi olmadığı NY’un en büyük gökdelenlerinden birisi.

Bu bölgede aklına gelebilecek tüm lüks markaların mağazaları bulunuyor. Gençler Hollister ve Abercrombie mağazalarını kaçırmasın. Bunları dışarıda sizi karşılayan yarı çıplak mankenlerden tanıyabilirsiniz. Bu arkadaşlarla fotoğraf çektirmek adettendir 🙂

Empire State Binasından

Empire State Binasından

Bu kısımdaki en önemli aktivasyon tabii ki Özgürlük Heykeli’ni ziyaret etmek. Fransa tarafından 100 kuruluş yıldönümü nedeni ile Amerika’ya hediye edilen Özgürlük Heykeli (Statue of Liberty) açıldığı gün olan 1886 yılından beri NYC’nin simgesi. Liberty adsındaki Özgürlük Heykeli; sağ elinde bir meşale sol elinde ise bir tablet tutar. Heykelin tacındaki 7 sivri uç 7 kıta ve 7 denizi temsil ediyor.

Özgürlük Heykeli Panoraması

Özgürlük Heykeli Panoraması

Özgürlük Heykelinin görmek için heykelin bulunduğu ada olan “Liberty Island” a gitmeniz gerekiyor ancak adada heykelden başka birşey yok ve eskisi gibi heykelin taç kısmına çıkma hakkı yok  (artık serbest) ücret 25 $ civarında.

Bu adanın hemen yanında Hudson Nehrinin girişinde yer alan Ellis Adası bulunuyor. Zamanında NYC’e gelen göçmenlerin transit geçiş merkezi olarak işlev gören adada Göçmen Müzesi var. New Jersey’e mi yoksa NYC’mi ait olduğu tartışma konusu.

Birçok turist ücretsiz olan “State Island Ferry” ile adaya giderken Özgürlük Heykeli’ni görmeyi tercih ediyor. Biz de bu şekilde yapmaya karar verdik ve doğru bir karar olduğunu düşünüyoruz. Yolculuk yaklaşık 20 dakika sürüyor ancak gittiğiniz Ferry ile inmeden dönmenize izin verilmiyor, inip dönüş feribotunu 20 dk civarında bekleyip o şekilde dönmeniz gerekiyor. State Island feribotu ile Manhattan’dan ayrılırken Manhattan’ın da çok güzel karelerini yakalama imkanı buluyorsunuz. Bu feribotlar için Lower Manhattan’deki Battery Park‘a ulaşmanız gerekiyor.

Wall Street Boğası

Wall Street Boğası

Feribota bindiğiniz ve dolayısı ile dönüşte indiğiniz yer Manhattan’ın en alt kısmında bulunuyor. Burası aynı zamanda Manhattan’ın finans merkezi. Buranın da merkezi olan “Wall Street” i ziyaret edip önündeki ünlü Boğa ile fotoğraf çektirerek “Broadway” üzerinden Midtown Manhattan’a doğru ilerliyoruz.

14 ve 59. st arası Midtown olarak anılıyor ve Central Park’ın güney girişine kadar devam ediyor. Burada Broadway, Times Square, Rockefeller Center, Empire State Building, 5.6.7. cadde gibi alışveriş caddeleri bulunur.

Sayfanın başında verdiğimiz haritada Broadway‘in yerine bakıp o tarafa doğru geçip New York’da bulunduğunuz gecelerden birisi için bir Broadway Müzikali için bir bilet alarak anılarınıza önemli bir tanesini daha ekleyebilirsiniz.

Times Square şüphesiz New York’un en önemli noktalarından. Binaların dış cephelerinin gözlerinizi alacak kadar parlak ışıklı reklam panoları ile kaplı olduğu 24 saat canlı olan bu meydan NY’a gelen her gezginin ilk gitmek istediği yerlerden tabii ki.

Bu bölgedeki Flatiron Building 175.St. üzerinde New York’un üçgen şekilli landmarklarından birisi. Yapıldığı 1902 yılında çığır açan yapı 1966 yılında New York’un simgesi seçilmiş. Bina bulunduğu bölgeye de adını veriyor ve bu bölge “Flatiron-fuller” bölgesi olarak biliniyor. Bina ilk çelik iskelet kullanılan bina olarak da ayrı bir öneme sahip.

5. caddenin Central Park köşesinde yer alan Apple Store bu markanın tutkunları için bir mabed denilebilir. Cam kubbe içerisinden girişi ile kolayca tanıyabileceğiniz mağazayı ziyaret etmenizi hatta alışveriş etmenizi öneririz.

59.St üzerinde ise Central Park, MET (Metropolitan Müzesi) ve birçok müze bulunuyor ve Uptown olarak adlandırılıyor. Burası zengin ve fakirin bir sentezidir. En fakir semtlerden Harlem de, en stil sahibi residenceler de bu bölgede yer alıyor.

Central Park‘ı hepiniz duymuşsunuzdur; Manhattan’ın ortasında inanılmaz büyüklükte (yaklaşık Manhattan’ın uzunluğunun dörtte biri kadar) bir park. 42 blok boyunca devam eden Central Park’ın içerisinde göller, bisiklet yolları, halkın serildiği çimlikler, ufak lunapark gibi eğlence, konser ve sinema alanları var. Eskiden gece tekin olmayan park; son 10 yıldaki tüm NY’daki asayişin artmasına paralel olarak artık çok güvenli bir mekan olmuş. Bu park o kadar büyük ki yürümek biraz zor bir ucundan girip diğer ucundan çıkmanız yaklaşık bir saat sürer. Bu nedenle bisiklet kiralamak ya da fayton tutmak iyi bir fikir olabilir. Eğer bisiklet sürmek istemezseniz 3 tekerlekli bisikletçiler sizi gezdiriyorlar. Bu bisikletçilerin çoğu Türk gençlerinden oluşuyor. Bisiklet kirası 25 dolar civarında, faytonların ise dakikası 3 dolar ama ikisi de her yere giremiyorlar. Bizim gibi tümünü gezmemeniz de bir fikir tabii ki. Buradaki gölün ve park yapısının tamamen planlı ve yapay olduğunu hatırlatmak lazım. İçerisine girdiğinizde tam olarak nasıl bir parkın içerisinde olduğunuzu anlamanız pek mümkün değil. Unutmayın Central Park’ın en güzel görüntüsü Top the Rock’ın gözlem katından alınabiliyor.

Üşenmedim 🙂 Central Park’ın alanı olan 3,6 milyon metrekarenin nasıl bir alan olduğunun Google Earth’den inceledim. Bu alan bizim yaşadığımız şehir olan Ankara’da Tunalı Hilmi’den başlayan Dışkapı’ya uzanan  bir alana denk geliyor. Biz zamanımız çok fazla olmadığı için parkın tümünü gezemedik. parkın dışındaki cafelerden aldığımız birşeyleri güneşin tadını çıkararak parkın banklarından birinde yedik. Bu şeklide parkın çok içlerine girmeden de hem dinlenip hem de NY’un yoğunluğundan bir an olsun uzaklaşabiliyorsunuz.

Central Park’a kadar gelmişken isterseniz kısaca MET olarak bilinen Metropolitian Museum‘u ziyaret edebilirsiniz çünkü müze 5.cadde üzerinde Central Park’ın yarısı hizasında bulunuyor. Paris’deki “Louvre” ya da St. Petersburg’da “Hermitage” gibi gez gez bitmeyen müzelerden. Buraya mutlaka kafanızda bir zaman koyup o sürede bitirmelisiniz. Müze tarzını çok beğendiğimiz MET’e giriş 25 $ ama bu parayı vermek zorunda değilsiniz. Koskoca “Adult Admission 25 $” diye yazıyor ama altında ufacık “recommended” yani tavsiye edilen diyor. Siz 2 dolar uzatıp 2 bilet derseniz gayet problemsiz giriyorsunuz. Bu giriş ücreti karşılığında verilen metal bir rozeti kıyafetiniz takıyorsunuz. Bu kıyağımızı unutmayın 2 kişiyseniz 48 $ cebinize kaldı (bu tüyoyu bize veren arkadaşlarımıza teşekkürler) Arkadaşımızın verdiği güncel bilgiye göre artık yabancılardan 25$ alınıyormuş, bağış ise hala geçerli ama New Yorker’lar yani NY’da yaşayanlar için sadece.

Diğer önemli bir müze MOMA (Museum of Modern Art), biz sadece MET ile yetindiğimiz için MOMA hakkında detay bilgimiz yok ama oraya 1$’a giriş yok onu söyleyebiliriz. Son olarak da Guggenheim Müzesi bizim vaktimiz olmadı ama önemli bir müze.

MET

MET

Müzeler konusuna girmişken American Museum of Natural History yani Amerika Doğa Tarihi Müzesi önemli bir müze ve Central Park içerisinde yer alıyor.

Bu yerlerin tümünü aynı anda görmek için Sightseeing tur alabilirsiniz. Bu turlar birçok durakta inip tekrar binmenize olanak verir. Grey Lines firmasının turu ve 48 saat geçerlidir ve 39 $. CitySights NY ise 49 $’dan başlayan fiyatlarla değişik alternatifler sunuyor.

New York’da trafik kuralları California gibi değil. Daha hızlı ve kurallara daha az bağlı işliyor. Örneğin sizin yaya geçitinden geçmeniz daha sabırsızca beklenir ya da siz yaya geçitinin bir ucundan geçerken uzak tarafından bir araç dönüş yapabilir.

NY Panoraması

NY Panoraması

Manhattan içerisinde gerekmese de mutlaka uğramanız gereken noktalardan birisi de 1871 yılında yapılan tarihi yapısı ile Grand Central Terminal. Manhattan içerisindeki ulaşımın kalbi bu terminal. Normalde zaten buraya yolunuzun normalde bir şekilde düşmesi lazım. Birçok filmde kısa bir karede bu binanın insanı 1900’lerin başına götüren atmosferini sık sık görürsünüz. Bazen başına kazalar da geliyor mesela Armageddon’da göktaşı girmiş, X-Men’de tavanı havaya uçmuştu 🙂 Tavanındaki Gökkubbe çizimi meşhur ancak çizim kadar ters oluşu ile de ünlü; zamanında tavandaki çizimi hazırlayan astronomlar, ressamların tavanı boyarken çizimi yukarı doğru tutarak referans alacaklarını düşünmüşler fakat ressamlar çizimi aşağı doğru tutarak çalışınca tavandaki resim olması gerekenin simetriği olmuş. Ancak bunun doğru olduğunu çünkü bu çizimin Tanrı’nın bakış açısına göre yapıldığını söyleyenler de var. Burası sadece bir istasyon da değil içerisinde 60 civarı mağaza ve 35 civarında restoran da bulunuyor.

Manhattan ile Brooklyn’i birbirine bağlayan Brooklyn Köprüsü New York’un ikonik bir yapısı. Yürüyerek yada araçla iki semt arasında geçiş yapabilirsiniz. Brooklyn tarafının hemen altında yer alan Brooklyn Bridge Park’dan en güzel Manhattan manzarası görülür. Özellikle bir gece bu manzara için buraya gitmenizi tavsiye ederiz.

Yine yukarıdaki haritada bazı bölgeler dikkatinizi çekecek;

Mesela SoHO; gerçek SoHo Londra‘da ama New York’da da South Houston Street’in kısaltılması ile bu bölgeye Soho deniyor. Bu şekilde bir NoHo bulunuyor NY’da. Soho NY’ın entelektüel kısmı olarak biliniyor.

Diğer bir bölgeler de Soho’nın hemen komşusu Little Italy ve China Town. Adlarından da anlaşılacağı gibi ağırlıklı buradaki İtalyan ve Çin azınlıkların biraraya gelerek kültürlerini yaşattıkları bölgeler. China Town’daki kültürel farklılık Little Italy’e göre daha bariz.

Meatpacking District de son zamanların popüler olan lokasyonu. Yakın zamana kadar NY’un unutulan bu semti şimdi özellikle eğlence hayatının merkezi olmuş durumda. Adından anlaşıldığı gibi et satıcılarının depolarının olduğu bölge depoların restoranlara dönmesi ile trend bir bölge haline gelmiş durumda. Mekanların egzotikliği nedeniyle de sık sık manken kataloğu ya da reklam filmi çekimi gibi aktivasyonlara da denk gelebiliyorsunuz.

Bu arada hep Manhattan’dan bahsettik ama New York tabii ki sadece Manhattan’dan ibaret değil;

Yankee Stadyumunun, New York Botanik Bahçesinin ve Hayvanat Bahçesinin bulunduğu Bronx önemli bir bölge.

Yine Astoria kısmında Yunanlıların, Marpeth kısmında Polonyalıların, Woodside kısmında İrlandalıların ve Jackson Heights kısmında Kolombiyalıların yaşadığı Queens ise diğer önemli bir bölge. Burası aynı zamanda Sex and the City, The Godfather, Sopranos, When Harry Met Sally, Working Girl gibi film ve diİlerin çekildiği , Long Island City’s Silvercup Stüdyolarına da ev sahipliği yapar. Burada ayrıca La Guardia ve JFK havalimanları da bulunur.

Brooklyn Köprüsü ile ulaşacağınız Brooklyn bölgesi içerisinde; Coney Island Park, Prospect Park Zoo, New York Aquarium, Brooklyn Botanic Garden ve Brooklyn Museum of Art’ın yer alır. Brooklyn ayrıca zaman ayırılması gereken bir bölge.

Diğer bir bölge de Downtown’dan feribotla, New Jersey ve Brooklyn’den köprü ile ulaşabileceğiniz Staten Island’dır.

Son gün uçak zamanımıza kadar az bir süremiz olduğu için arzu ettiğimiz bir yeri görelim istedik; “Abyssinian Baptist Church” u ziyaret etmek. Burası çocukluğumuzdan beri filmlerde izlediğimiz mor kıyafetleri içerisinde şarkılar söyleyerek ayin yapılan kilise. Harlem’de yer alıyor. Buraya gitmek için 2 ya da 3 nolu metroyla 135.St durağında inmeniz sonra 200-300 m yürümeniz gerekiyor. Biz yaklaşık kuyrukta 2 saat bekledikten sonra izleyemeden ayrıldık. Deneyimlerimizi size aktaralım ki belki siz izlersiniz 🙂 Öncelikle ayin saat 10:00’da başlıyor ama bu seans kendileri için. En şık kıyafetlerini giyerek her pazar bu ayine gidiyorlar. Saat 11:00’de ise bizi alacaklarını söylediler. Biz saat 09:45’de oradaydık ve yaklaşık 300 m sıra vardı. Daha sonra bu sıra saat 11:00 civarı 500 m’yi geçti. Saat 11:15 de grup grup kişileri içeri almaya başladılar ve saat 12:00 olduğunda sıranın daha 3/4’ü dışarıda iken “bugünlük bu kadar” dediler. Giremediğimiz için kızgınlıktan yazdığımız düşünmeyin ama görevliler çok ukala ve yardım sever insanlar değiller. Mesela içeri kaç kişi alabileceklerini biliyorlar ama yine de herkesin sıraya girmesine engel olmuyorlar.

Bir görevli devamlı sırayı dolaşıyor ve kısa pantolonla, yakasız t-shirtle, terlikle içeri giremeyeceğinizi söylüyorlar ve sizi sıradan çıkartıyorlar. Ama bu arada sıranın büyük kısmının kapasite nedeni ile içeri giremeyecek olması umurlarında değil. Amerika’da herşey o kadar sistemli ve düzenli ki böyle birşeyin olması inanılmaz ve tamamen bu kişilerin art niyeti diye düşünüyoruz. Özetle “sizi sıraya dikeriz ama içeri almayız” diyorlar. Biz 2 saat güneşin alnında bekledik ve elimiz boş döndük siz de denemek istiyorsanız pazar sabah 08:00’de orada olun deriz.

New York'da alışveriş

Biz bir günümüzü ise Outlet alışverişine ayırmaya karar verdik. Daha önce San Francisco’dan LA’a geçerken outletlere uğramış ve fiyatların avantajlı olabildiğini görmüştük. Olabildiğini diyoruz çünkü Amerika’da alışveriş konusunda sadece Outletlere güvenmek kesinlikle büyük hata olur. Öncelikle outletde herşeyi, rengini ya da bedenini bulamama olasılığınız yüksek. Eğer markaların şehir içlerindeki mağazalarının indirimlerini yakalarsanız çok daha iyi alışveriş yapabilirsiniz. Şehirden daha uygun fiyata aldığımız şeyleri outletde daha pahalıya gördüğümüz çok oldu. Yine de bize çok önerilen bir outlet olan Premium Woodburry Common Outlet’e gitmeye karar verdik. Bu outlet şehirden 1 saat uzakta olduğu için ya aracınızla gideceksiniz ya da otobüsle. Buraya giden otobüsler Port Authority Bus Terminal adı verilen otobüs garından kalkıyor. Firmanın adı Coach America Shortline. Gidiş geliş bilet fiyati ise 42 $. Biz kalmaz filan diye bir gün önceden biletimizi aldık ama uygulama farklıymış.

Stitched Panorama

Yaklaşık saat başı otobüs var buradan. Bileti alırken size saat tablosunu da veriyorlar. Gitmek istediğiniz saatte durağa gidiyorsunuz, kaç kişi sırada bekliyorsa o kadar sayıda otobüs gelip herkesi alıp götürüyor, sorun yok aceleye de gerek yok yani. Eğe çok alışveriş yapacaksanız birçok kişinin yaptığı gibi tekerlekli bir bavulla buraya gitmenizi öneririz. Müstakil villalar şeklindeki 220 mağazası olan Outlet adeta bir köy gibi, çok büyük bir alana yayıldığı için torbalarla mağaza mağaza dolaşıp alışveriş yapmak çok yorucu oluyor; tatlı yorgunluklar bunlar tabii ki 🙂 bu firmayla gittiğiniz için outletin içerisindeki informationdan bir indirim kupon kitapçığı veriliyor bu kuponlar da birçok mağazada ekstra %10-15 indirim almanızı sağlıyor.

Empire State Binasından

Empire State Binasından

Empire State Binasından

Diğer Amerika yazılarımızı da okuyun.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 2 YORUM
  1. Bilge dedi ki:

    28 yildir New York’da yasayan biri olarak soylemek isterim ki New York gezisinde ihtiyac duyulacak tum bilgileri iceren cok basarili bir yazi. Tebrikler sevgili Engin ve Funda

    1. Engin Ersöz dedi ki:

      Bunları bir NY uzmanından duymak ayrı bir güzel. Çok teşekkürler.

BİR YORUM YAZIN