Floransa

28.03.2018
606 görüntülenme
Floransa

Nerdeyse ilk yurt dışı gezilerimizden birisi olan İtalya seyahatimizde ilk durağımız Floransa şehri idi. Toscana bölgesinin başkenti olan Floransa UNESCO tarafından Müze Kent ilan edilmiş. Rönesans döneminin en önemli iki sanatçısı Leonardo da Vinci ve Michelangelo Floransa’da yetiştikleri için şehre de damgalarını vurmuşlar. Floransa her tarafı tarihi eserler ve binalarla dolu bir kent.

Floransa'ya Ulaşım

Maalesef Türkiye’den direkt uçuş olmadığı için genellikle Floransa bir başka İtalya şehri ile birlikte planlanan gezinin ayaklarından birisi oluyor. Sizin de öyle yapmanızda fayda var çünkü sanat amaçlı özel bir gezi yapmayacaksanız Floransa’yı kısa sürede bitirirsiniz. Bu nedenle Roma, Pisa ya da Bolonya ile birlikte planlanan bir gezi olabilir.

Direkt uçak olmadığı için uçakla inerseniz neler yapmanız gerektiği kısmına girmiyoruz çünkü ülkemizden giden gezginler buraya karayolundan ya da tren ile girip aynı şekilde çıkıyorlar.

Ne Zaman Gidilir

Bahar ayları ya da sonbahar ayları en idelai olmakla birlikte Floransa’ya her mevsim gidilebilir.

Nereler Gezilir

Metronun olmadığı bu şehirde zaten metroya ihtiyaç da yok her yer yürüme mesafesinde denebilir. Şehrin iki yakasını eskiden dericilerin tabakhane olarak kullandığı daha sonra kuyumculara tahsis edilen bugün de genellikle kuyumcularla dolu olan tarihi Vecchio Köprüsü birbirine bağlıyor.

Floransanın panoramasının en önemli yapısı olan Duomo yani Floransa Katedrali (Santa Maria Del Fiore) çok özel bir yapı. Temeli 13.yy’a dayanan Katedralin orijinali yıkılmış sonra eski kalıntılar üzerine yeniden yapılmış. Zaman içerisinde de değişik mimarların eklemeleri olmuş. Ana kütleden bağımsız olan çan kulesi (Campanile) Giotto’nun tasarımıyla 1331-1355 arasında inşa edilmiş. 1367’den sonra yapımını bir süre Francesco Talenti’nin denetlediği katedrali bitiren ve dev kubbesini inşa ederek bugünkü görünümüne kavuşturan Filippo Brunelleschi olmuş. Onun 1420-1436 arasında gerçekleştirdiği muhteşem kubbe, Rönesans’ın ilk önemli mimarlık ürünlerinden biri sayılıyor. 42 m’lik bir açıklığı örten bu kubbe yapı bakımından sekiz dilimli bir manastır tonozu sayılabilir. Tepesindeki aydınlık feneriyle bu kubbe yalnız Floransa’nın siluetini belirleyen en önemli ögelerinden biri değil, bütün Rönesans kentlerinin ayrılmaz parçası olan benzer kubbelerin de ilk örneği olması bakımından çok önemli.

Uffizi Galerisi günümüzde müze olarak kullanılan yapı esasen Dük I.Cossimo’nun çalışma ofisleri olarak yapılmış. Uffizi’nin adı da buradan geliyor; Uffizi Ofisler anlamına geliyor. Her zaman yoğun olan Uffizi’ye girmek için muhtemelen sıra beklemeniz gerekir. İnternet üzerinden rezervasyonlu bilet alarak beklemekten kurtulabilirsiniz. İçeri girdiğinizde Rönesans dönemine ait birçok başyapıtı görebilirsiniz.

14.yy’da yapılan Vecchio Sarayı daha sonra 16.yy’da önemli bir yenilenme geçirmiş ve şimdiki görünümüne kavuşmuş.  Signoria Meydanında bulunan Vecchio Sarayı’nın ilk adı Palazzo della Signoria’ymış ama uzun süre bu sarayda yaşayan Medici ailesi yeni sarayları Pitti’ye taşınınca, Signoria Sarayı’nın adı da Eski Saray anlamına gelen Palazzo Vecchio adıyla anılmaya başlanmış. Sarayın giriş kapısının iki yanında Heykeltraş, ressam, mimar ve şair Michelangelo’nun meşhur “David” (Davud) heykelinin bir kopyası ve Heykeltraş Bandinelli’nin “Herakles ile Cacus”u bulunuyor. Bugün Vecchio Sarayı hâlâ belediye sarayı olarak kullanılmakla birlikte Saray’ın büyük bölümü ise müze olarak hizmet veriyor. Verrocchio’nun bronzdan yapılmış Yunus ile Melek (Putto) adlı heykeli, “İlahi Komedya”nın yazarı Dante’nin ölüm maskesi, Medusa’nın kesik başını elinde tutan Perseus’un heykeli gibi birçok eser bu Sarayda bulunuyor.

 

Arno Nehri üzerinde bulunan, Floransa’nın en meşhur köprüsü Ponte Vecchio 14.yy’da tamamlanmış. II. Dünya Savaşı sırasında bir köprüler şehri olan Floransa’nın tüm köprüleri Almanlar tarafından bombalanarak yıkıldığı halde bu köprü bombalanmamış bu nedenle de köprü günümüze kadar sağlam gelmiş. Köprünün üzerindeki kuyumcu dükkanlarının üzerinden geçen bir koridor olduğunu göreceksiniz. Burası Medici Ailesinin halka karışmadan köprüden geçmeleri için yapılan ve Palazzo Pitti ve Palazzo Vecchio’yu birbirine bağlaması için kıvrılarak ilerleyen 1,5 km uzunluğundaki Vasari Koridoru’dur. Floransa’da dolaşırken bu koridorun birçok bina arasında bağlantı yaptığını dikkatli bakarsanız görürsünüz.

Gezilmesi gereken diğer yerler arasında Accademia Galerisi (ki Michelangelos’un ünlü David heykeli buradadır),Boboli Bahçesi, Pitti Sarayı, Santa Croce Kilisesi, Baptistery, Bell Tower sayılabilir.

Yemek konusunda tabiiki çok çok fazla alternatifiniz var biz kendi yediğimiz yerlerden “Trottoria Za-Za, Piazza del Mercato Centrale 26r”i tavsiye edebiliriz.  Burada “primi olarak Tagliatta,  secondi olarak Fettucine Truffle Souce” tavsiye olunur.

İtalya hakkındaki genel bilgileri Roma sayfasında bulabilirsiniz. Diğer İtalya yazılarımız için tıklayın.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN