Ülkemizde oldukça popüler olan Budapeşte-Viyana-Prag üçlemesinin genellikle ilk ayağı olan Budapeşte‘ye biz de böyle bir turun ilk durağı olarak 23 yıl önce gitmiştik. Tabii ki o zamanın acemiliği ile çok bir şey anlamamış olabiliriz diye bir defa daha gitmeye karar verdik. Eğer çok fazla beklentiniz olmazsa güzel vakit geçirebileceğiniz, 2 yada 3 günün yeterli olduğu bu Orta Avrupa şehrini dilimizin döndüğünce size Budapeşte Gezi Rehberi yazımızda anlatmaya çalışacağız.

Budapeşte'ye nasıl gidilir?
Budapeşte’ye THY‘nın İstanbul’dan İstanbul Havalimanından direkt uçuşları bulunuyor. Yine aynı şekilde Pegasus havayollarının da Sabiha Gökçen Havalimanından direkt uçuşları ile Budapeşte’ye gidebilirsiniz. Budapeşte Gezi Rehberi
Budapeşte'ye ne zaman gidilir?
Biz yeni yıla girmek orada girmek için Budapeşte’ye gittik ama tabii ki oldukça soğuktu. Şehrin tam anlamıyla tadını çıkarabilmek için ideal aylar ilkbahar ve sonbahar ayları diyebiliriz. Budapeşte Gezi Rehberi
Budapeşte için vize gerekiyor mu?
Budapeşte için Schengen vizeniz ya da Yeşil pasaportunuz olması gerekiyor. Budapeşte Gezi Rehberi

Image credit: https://justbudapest.com/
Budapeşte'de nerede kalınır?
Her ne kadar metro sistemi, tramvay ve otobüsleri olsa da merkezde kalmanız Budapeşte gezinizi oldukça kolaylaştıracaktır.
Bizim tavsiye edeceğimiz bölge Peşte tarafında sırasıyla;
District V: Belváros/Lipótváros (Inner City and Leopold Town) Budapeşte Gezi Rehberi
Budapeşte’nin kalbi olarak anılan 5. Bölge, ilk kez gelen ziyaretçiler için mükemmel bir konaklama noktası. Muhteşem Tuna Nehri’nin doğu kıyısında yer alan Belváros (Şehir Merkezi) ve Lipótváros (Leopold Kasabası), şehrin canlı enerjisini, zengin tarihini ve çarpıcı mimarisini mükemmel bir şekilde yansıtmakta. Aziz Stephen Bazilikası, Macaristan Parlamento Binası ve Tuna Kıyısındaki Ayakkabılar Anıtı gibi ikonik turistik yerlerle dolu olan bu bölgede, 20 dakikalık yürüme mesafesinde birçok yeri kolayca keşfedebilir ve manzaraların tadını çıkarabilirsiniz. Budapeşte Gezi Rehberi
Tatil sezonunda, 5. Bölge kışın Noel pazarlarına da ev sahipliği yapıyor. Sokaklar ışıl ışıl parlar ve Noel ruhuyla canlanır; satıcılar geleneksel Macar lezzetleri olan baca keki ve gulyás’ın yanı sıra el yapımı hediyelik eşyalar satarlar.
District VI: Terézváros (Theresa Town) Budapeşte Gezi Rehberi
Eğer sanat, kültür ve lüks alışverişe meraklıysanız, Theresa Town olarak da bilinen VI. Bölge tam size göre. Andrássy Bulvarı’nın hareketli sokaklarında yer alan bu bölge, ikonik Macar Devlet Operası, Kahramanlar Meydanı ve Terör Evi Müzesi de dahil olmak üzere lüks butiklere ve kültürel mekanlara ev sahipliği yapar.
Bu mahalle, en iyi sanat mekanları ve tarihi yerlerin bir vahası olup, keşifleriniz için ideal bir başlangıç noktasıdır. Tasarımcı butikleri ve büyüleyici kafelerin karışımıyla, Budapeşte’nin zengin kültürel mirasının özünü mükemmel bir şekilde yansıtıyor.
District VII: Erzsébetváros (Jewish Quarter) Budapeşte Gezi Rehberi
Yedinci Bölge, diğer adıyla Elisabeth Town, hareketli Yahudi Mahallesi’ne ev sahipliği yapıyor ve yaygın olarak Parti bölgesi olarak tanınıyor. Enerji dolu ve durmaksızın devam eden partileriyle bu canlı bölge, Szimpla Kert gibi harabe barları ve Instant-Fogas gibi gece kulüpleriyle ünlü. Budapeşte Gezi Rehberi
Damaklarını aşırı pahalı Macar yemekleriyle temizlemek isteyenler için, Bors Gasztrobár ve Gettó Gulyás gibi öne çıkan seçenekler, yerel halkın bile doyamadığı bu bölgenin yıldızlarıdır.
District VII: Erzsébetváros (Jozsefvaros) Budapeşte Gezi Rehberi
Bu bölge yine güzel bir böge ama bu kısmın dış kısımlarına doğru çıkmamalısınız. Dışa doğru Jozsef Krt’nin daha dışına çıkmayın. Aşağı doğru da Rákóczi tér Metro İstasyonunun altına inmeyin.
Biz bu bölgede bu sınırlar içinde yer alan Grand Savoy Hotel’de konakladık ve çok memnun ayrıldık.
Budapeşte’de ulaşım
Budapeşte Havalimanından şehre ulaşım; Airport Espress
Havaalanı servis otobüsü 100E Airport Express, Liszt Ferenc Uluslararası Havaalanı ile Budapeşte’nin önemli ulaşım merkezlerinden biri olan Deák Ferenc tér arasında, şehrin bir diğer önemli konumu olan Kálvin tér üzerinden hizmet veriyor.
Temassız banka kartınızı ya da kredi kartınızı bilet olarak kallanabilir direkt olarak kartınız ile 100E Airport Express’te 2.500 HUF (tek yön) ödemenizi yapabilirsiniz.
Burada indikten sonra otelinize gitmek için metro bağlantıları gerekiyorsa metrolar içinde uzun yürüyen merdivenler olduğunu, bunların oldukça hızlı hareket ettiğini belirtmeliyiz. Bazı metro çıkışlarında da normal merdiven vardır. Yani çok ya da büyük bavullarınız varsa taksiye binmenizi tavsiye ederiz.
Taksi Budapeşte Gezi Rehberi
Taksi ile şehir merkezine gitmek yaklaşık 10.000 HUF (30 USD) tutacaktır. Havalimanı çıkışında bir taksi kiosku var. Oraya nereye gideceğinizi söylüyorsunuz. Oradaki kişi size bineceğiniz taksinin numarasını veriyor ve ücreti söylüyor. Bunların olduğu da bir fiş veriyor. Ödemeyi bu fişi verdiğiniz takside nakit yada kredi kartı ile yapıyorsunuz. Budapeşte Gezi Rehberi
Şehiriçi Ulaşım

Budapeşte Metro Haritası
Metro Budapeşte Gezi Rehberi
Budapeşte’de çok geniş olmasa da yeterli bir metro ağı (Ana 4 hat) bulunuyor. Budapeşte Gezi Rehberi
Line 1 (Sarı Hat)
1. Hat, Vörösmarty tér’den Mexikói út’a kadar uzanıyor. Bu hat, birçok önemli yer ve müzede durduğu için turistler için oldukça kullanışlı.
Sarı Hat; Andrássy Bulvarı’ndan geçer ve Macaristan Devlet Operası, Oktogon Kavşağı, Kahramanlar Meydanı ve Şehir Parkı’nda durur. Ayrıca Zincir Köprüsü’ne çok yakın bir yerde de bir durağı bulunuyor.
1. Metro hattı, çok derin olmadığı için en kolay hatlardan biri; bu nedenle yürüyen merdivenle çok derinlere inmeniz gerekmez. Ayrıca istasyonları ilginç bir şekilde retro olarak dekore edilmiş. En eski tip metro vagonları da bu hatta çalışıyor.

Line 2 (Kırmızı hat) Budapeşte Gezi Rehberi
Budapeşte’yi Buda’daki Déli Pályaudvar’dan (Déli Tren İstasyonu) Pest’teki Örs vezér Meydanı’na kadar geçer. Turistler için en faydalı istasyonlar, Macaristan Parlamentosu’nun bulunduğu Kossuth Meydanı, Balıkçı Burcu metro durağı olan Batthyány Meydanı ve Büyük Sinagog’a en yakın istasyon olan Astoria’dır. Budapeşte Gezi Rehberi
Line 3 (Mavi hat) Budapeşte Gezi Rehberi
Havaalanından şehir merkezine 200E numaralı otobüsle gidiyorsanız bu güzergahı faydalı bulacaksınız. Otobüsün son durağı, 3. hat metro istasyonunun ilk durağı olan Köbánya-Kispest’tir. 3. hat ayrıca Büyük Pazar Salonu’nda (Kálvin Tér) da durmaktadır.
Line 4 (Yeşil hat)
2014 yılında açılan 4. metro hattı 7 kilometre uzunluğundadır. Şehrin iki ana tren istasyonu olan Keleti Tren İstasyonu ve Kelenföld Tren İstasyonu’nu birbirine bağlar.

Birçok metro çok derine iner ve yürüyen merdivenler hızlıdır
Biletler, ücretler ve BudapestGo
BudapestGo uygulamasını cep telefonunuza indirerek buradan kolaylıkla size uygun biletleri alıp yine uygulama ile Metro, Otobüs ve Tramvaylara binebilirsiniz. Cep telefonu uygulaması ile biletinizi aldığınızda metroya binmeden önce Validate tuşuna basmanız gerekiyor. Bu tuşa bastığınızda kameranız açılıyor. Kameranız ile istasyon girişlerindeki Sarı cihazların üzerindeki QR kodu taramanız gerekiyor. İstasyon girişlerinde herhangi bir bariyer vs bulunmuyor. Yani bu işlemi yapmadan hatta bilet almadan da metroya binebiliyorsunuz. Ancak tabii ki bunu tavsiye etmeyiz. Biz 5 günlük gezimizde 2 defa bilet kontrolüne denk geldik çıkışta.
BudapestGo uygulaması hakkında bilgi almak, nasıl çalıştığını anlatan videolar seyretmek ve isterseniz yüklemek için tıklayın
Çok değişik bilet seçenekleri var. Özetle tek yön bilet uygulama ile 500 Ft. Güncel ücretler için tıklayın.
Budapest Card
İsterseniz Budapest Card alarak birçok yere ücretsiz girme gibi avantajlara sahip olabilir aynı zamanda ulaşım araçlarını kullanabilirsiniz. Budapest Card’ın da çok tipi var. Örneğin 3 günlük Budapest card hakkında detaylı bilgi almak için tıklayın.
Zincir Köprüsü (Chain Bridge, Széchenyi Zincir Köprüsü)
Zincir Köprü, 175 yılı aşkın süredir Buda ve Pest (Peştun) kıyılarını birbirine bağlayan, ülkenin en ikonik sembollerinden biri ve Macaristan’da Tuna Nehri üzerindeki ilk kalıcı köprü.
Széchenyi Zincir Köprüsü, Budapeşte’nin en eski ve en ünlü köprülerinden biri. Macaristan başkentinde Tuna Nehri üzerindeki ilk kalıcı köprü olması nedeniyle, ulaşım, kültür ve tarih açısından Macaristan’ın sembolik bir parçası sayılıyor. Zincir Köprüsü, Doğu ve Batı arasındaki bağlantının, gelişmenin ve ilerlemenin adeta bir sembolü olmuş her zaman. Zamanında dünyanın en uzun açıklığına sahip köprüsüymüş ama şu an bu ünvanı taşımıyor tabii ki.

Chain Bridge
Zincir Köprüsünün İnşası
Zincir Köprüsü’nü tasarlayan kişi Kont István Széchenyi olmuş çünkü köprü inşa etme fikri kişisel bir deneyimden kaynaklanmış. Aralık 1820’de, babasının ölüm haberini aldıktan sonra Tuna Nehri buzlarla kaplı olduğu için Pest’de mahsur kalmış ve Viyana’ya hemen gidememiş. Bu deneyim onu Zincir Köprüsü’nün inşasını organize etmeye yönlendirmiş.
Köprünün inşası nihayet 1839’da başlamış ve 10 yıl sonra 1849’da açılmış. Zincir Köprüsü, İngiliz doğumlu William Tierney Clark tarafından tasarlanmış, İskoç mimar Adam Clark tarafından inşa edilmiş ve Viyanalı bankacı Baron György Sina tarafından finanse edilmiş. İlginç bir şekilde, 1918 yılına kadar soylular da dahil olmak üzere herkes köprüden geçmek için geçiş ücreti ödemek zorundaymış.

Chain Bridge
Zincir Köprüsü’nün Yenilenmesi
Zincir Köprüsü, inşa edildiğinden beri birçok yenileme geçirmiş. II. Dünya Savaşı’nın sonunda geri çekilen Alman birlikleri tarafından havaya uçurulan köprü, savaştan sonra tamamen yeniden inşa edilmek zorunda kalınmış. Yeniden inşa edilen köprü, ilk köprünün açılışının 100. yıldönümü olan 20 Kasım 1949’da açılmış. O zamandan beri köprüde birkaç kez yenilemeler yapılmış. Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Zincir Köprüsü, son yıllarda tekrar yenilenmiş yapısal ve anıtsal yeniden inşası Ağustos 2023’te tamamlanmış.
Bu köprü iki tarafındaki Arslanlar’ı ile ünlüdür. Aslanlar, köprü ilk inşa edildiğinde heykeltıraş János Marschalkó tarafından yapılmıştır. Yenileme çalışmaları süresince, köprü başlarını koruyan ve on tondan fazla ağırlığa sahip taş aslanlar da sökülerek Pest’teki bir atölyede restore edilmiş. Efsaneye göre Marschalkó aslanlara dil oymayı unutmuş ve bu yüzden köprüden Tuna Nehri’ne atlamış. Neyse ki, bu sadece bir efsane, çünkü aslanların dilleri var, ancak onları görebileceğiniz açı farklı 🙂
Köprü aydınlatması sabit olarak sıcak beyaz renkte. Ancak özel günlerde Macar bayrağının renklerinde bile ışıklandırılabiliyor.
Vörösmarty Meydanı (Vörösmarty Square)
Vörösmarty Meydanı, Budapeşte şehir merkezinin canlı kalbi ve 5. bölgenin simgesi denilebilir. Budapeşte’de gezipte bir gün içinde bu meydana uğramamak zor. Canlı bir atmosferden hoşlanıyorsanız, hediyelik eşya arıyorsanız, alışveriş yapmak istiyorsanız burası tam size göre. Meydan sadece birçok ünlü mekana ev sahipliği yapmakla kalmıyor, aynı zamanda yıl boyunca heyecan verici etkinliklere de ev sahipliği yapıyor.
Yüzyılın başındaki zarafeti yansıtan etkileyici binalarla çevrili Vörösmarty Meydanı, şık mağazalar, rahat kafeler ve mükemmel restoranlarla doludur. Bu meydana açılan sokaklarda tanınmış moda markalarını, yüksek kaliteli giysileri ve Macar hediyelik eşyalarını bulabilirsiniz.

Vörösmarty Meydanı
Biraz dinlenmek mi istiyorsunuz? Meydanın ikonik kafelerinden veya restoranlarından birinde kahve veya öğle yemeğiyle rahatlayın. Dünyaca ünlü Gerbeaud Café‘yi kaçırmayın. Tabii ki önünde çoğunlukla uzun bir sıra olacaktır. Hard Rock Café’de klasik bir burger deneyiminin keyfini çıkarabilirsiniz. Lindt’in de çok güzel bir mağazası bu meydana çok yakın.
Meydanın merkezinde, şiirleriyle Macaristan’ın ulusal kimliğini şekillendirmede önemli bir figür olan 19. yüzyıl Macar şairi Mihály Vörösmarty’ye adanmış Vörösmarty heykeli bulunmakta. Yeni Yıl ağacı da her sene bu meydanda kuruluyor.
Balıkçı Burcu (Fisherman’s Bastion, Halászbástya)
Budapeşte Kalesi bölgesindeki Balıkçı Burcu, Macaristan başkentinin en ünlü yerlerinden biri. Romantik bir ortam, güzel bir panorama ve tarihi bir atmosfer sizi orada bekliyor.
Budapeşte’nin gerçek bir incisi
Balıkçı Burcu, Frigyes Schulek’in tasarımına göre 1895 ile 1902 yılları arasında inşa edilmiş ve o zamandan beri şehrin yaşamında ve manzarasında önemli bir rol oynamış. Neo-Romanesk tarzda tasarlanan yapı, Macar tarihinin önemli şahsiyetlerini simgeleyen 7 farklı kuleye sahiptir. Şapka şeklinde, sivri uçlu 7 kule, Karpat Havzası’nın Macarlar tarafından fethini sağlayan yedi liderini temsil ediyor.
Ne yazık ki, Balıkçı Burcu II. Dünya Savaşı’nda ağır hasar görmüş. Ancak önemli rolü nedeniyle çok kısa sürede restore edilmiştir ve 1987’den beri Buda Kalesi Bölgesi ile birlikte UNESCO Dünya Mirası Alanı.

Fisherman’s Bastion’dan Budapeşte
İsmin kökeni nereden geliyor?
İsminin kökenine dair iki olası açıklama var ancak gerçek kökeni belirsizliğini koruyor. Bir teori, Orta Çağ’a kadar uzanıyor; o dönemde bölgede bir balık pazarı faaliyet gösteriyordu ve savaş zamanlarında balıkçılar loncası tarafından kuşatmacılardan korunuyordu. Diğer (daha olası) açıklama ise, Balıkçı Burcu’nun altındaki şehir bölgesine, eskiden Balıkçı Kasabası olarak adlandırılan yere ilişkindir.
Olağanüstü bir Budapeşte panoramasına hazır olun!
Buda tarafında yer alan 140 metre uzunluğundaki gözlem güvertesi, Tuna Nehri ve başkentin muhteşem bir panoramasını sunuyor. Nefes kesen bir deneyim için, yükselen güneşin özel ışıklarıyla birlikte şafak vakti Balıkçı Burcu’na gelmelisiniz. Ayrıca, kulelere sabah 9:00’dan önce ücretsiz giriş imkanı bulunmaktadır. Bazı özel dönemlerde kulelere çıkış halka açılıyor. Biz yeni yıl için (24 Aralık- 1 Ocak arası olduğu için) orada iken kulelelere çıkış ücretsizdi. Bilet ücretleri ve ücretsiz günler hakkında bilgi almak için tıklayın.

Fisherman’s Bastion’dan Budapeşte
Zaman zaman, bina yaz aylarında düğünler gibi çeşitli etkinliklere de ev sahipliği yapıyor. Ancak aynı zamanda popüler bir film çekim mekanı olup, filmlerde ve müzik videolarında da yer alıyor; örneğin Selena Gomez ve Ellie Goulding de Balıkçı Burcu’nu set olarak kullanmış.
Burada aynı manzaraya sahip çok özel bir restorant da bulunuyor; Aranybástya. Bu güzel restorantın Cafe bölümü de bulunuyor.

Matthias Kilisesi
Matthias Kilisesi (Matthias Church)
Fisherman Bastion’la aynı yerde bulunan ve şehrin en ünlü simgelerinden biri olan Matthias Kilisesi 13. yüzyılda kurulan ve resmi olarak Buda Kalesi Meryem Ana Kilisesi olarak bilinir. Matthias Kilisesi Türkler tarafından cami olarak kullanılmış ve daha sonra Barok döneminde neredeyse tamamen yeniden inşa edilmiş.
19. yüzyılın sonlarında, kiliseyi kökten değiştirme kararı alınmış. Dönemin yaklaşımına uygun olarak, mimar Frigyes Schulek, ortaçağa ait olmayan her şeyi ortadan kaldırmış ve ardından bugünkü haliyle neo-Gotik kiliseyi inşa etmiş. İki süslü kulesi farklı boyutlarda olan kilisenin dış cephesinin karakteristik unsurları arasında Zsolnay sırlı çatı kiremitleri dikkat çeker. Daha yüksek kuledeki (Matthias kulesi) kıvrımlı spiral merdiven yer alıyor bu merdivenle ziyaretçiler en tepeye kadar çıkabiliyorlar. Ziyaretçiler, dönemin en seçkin ressamlarının eserleriyle, geometrik desenli seramik karolarla ve vitray pencerelerle süslenmiş kiliseye iki büyük meşe kapıdan girmek için giriş ücreti ödemek zorundalar.
Kilise ziyareti, kilisenin eski rüzgar gülü de dahil olmak üzere tarihi eserlerin sergilendiği bir sergiyle tamamlanıyor. Son yenileme çalışmaları kapsamında, Pécs’teki ünlü Zsolnay seramik fabrikasına yaklaşık 150.000 adet çatı kiremiti tedarik etme görevi verimiş. Matthias Kilisesi her yıl yaklaşık bir milyon ziyaretçi tarafından ziyaret ediliyor.

Szentháromság Meydanı
Szentháromság Meydanı
Buda Kalesi Bölgesi’nin kalbi ve ruhu olan büyüleyici Üçlü Meydan’a hoş geldiniz. 18. yüzyıldan önce dar sokaklar ve evlerden oluşan hareketli bir labirent olan bu canlı meydan, geçmişini, hatta bir mezarlığı bile geride bırakarak dramatik bir dönüşüm geçirmiş. Merkezinde, 17. yüzyılın sonlarındaki yıkıcı veba salgınından sonra şükran göstergesi olarak dikilen görkemli Üçlü Heykeli yer alıyor. 15 metre yüksekliğindeki heykel, Kral Davut’un merhamet dilemesini, Buda Kalesi’nin etkileyici fonunu ve heykelin yaratılış anını tasvir ediyor. Szentháromság Meydanı, Matthias Kilisesi ile birlikte, Macar tarihinin ve kültürünün özünü somutlaştırıyor ve ziyaretçilere keşfedilmeyi bekleyen unutulmaz bir deneyim vaat ediyor. Fisherman Bastion’a geldiğinizde Matthias Kilisesi önündeki bu meydanı da doğal olarak görmüş olacaksınız.
Budapeşte Kale Bölgesi ve Budapeşte Kalesi (Buda Castle)
Kale Bölgesi, başkentin en önemli tarihi ve kültürel merkezlerinden biri. Tuna Nehri‘nin 70 metre yukarısında, Kale Tepesi‘nde yer alan bölge, 1987’den beri UNESCO Dünya Mirası Alanı. Ortaçağ surları, Arnavut kaldırımlı sokakları, çarpıcı yapıları ve nefes kesen manzaraları, ziyaretçileri büyüleyerek, Kale kapılarından içeri adım attıkları anda onları romantik bir ambiyans ve eşsiz bir atmosferle sarıyor.
Kale Bölgesi’ne eşsiz bir çıkış yolu, 1870 yılında Avrupa’nın ikinci şehir içi füniküleri olarak hizmete açılan Budavári Sikló füniküleri. İki vagon sarkaç benzeri bir hareketle hareket ediyor. Biri yükselirken diğeri iniyor ve yolculara tüm Macar başkentinin nefes kesen manzarasını sunuyor.
Şehri Saran Yüzyıllar Boyu Tarih
13. yüzyıldan beri Buda Kalesi, Macar krallarının ikametgahı olarak hizmet vermiş. Stratejik olarak savunulabilir Buda Kalesi Tepesi, Macar hükümdarlarından Türk, Habsburg, Alman ve Sovyet hükümdarlarına kadar bir dizi yöneticinin eline geçmiş ve her biri büyüleyici ve çeşitli öykülerden oluşan bir doku bırakmış Budapeşte’ye.
Bugün Kale Bölgesi, din, siyaset, bilim, kültür ve sanat için bir sığınak haline gelmiş durumda. Matthias Kilisesi, Macar Ulusal Galerisi, Ulusal Széchényi Kütüphanesi, Budapeşte Tarih Müzesi, Balıkçı Burcu ve Macaristan Cumhurbaşkanı’nın ikametgahı olan Sándor Sarayı gibi hazinelere ev sahipliği yapmakta.
Kale Tepesinin Tacı: Buda Kalesi
Buda Kalesi, Kale Tepesinin tepesinden uzaktan görülebilen kendine özgü kubbesiyle Macar tarihinin en ikonik simgelerinden biri. Yüzyıllar boyunca bu saray birçok kez yeniden inşa edilmiş ve genişletilmiş, sadece kraliyet ikametgahı olarak değil, aynı zamanda önemli tarihi olaylara da sahne olmuş.
Osmanlı işgali sırasında kale neredeyse tamamen yıkılmış, ancak Habsburg hükümdarları onu eski ihtişamına kavuşturmak için çaba göstermişler. Ancak II. Dünya Savaşı bir kez daha ciddi hasara yol açmış. 20. yüzyılın ikinci yarısında yapılan kapsamlı bir restorasyon, kaleyi yeniden hayata döndürmüş. Bugün kompleks, modern bir kültür merkezi olarak gelişmekte.
Yüzyıllar Öncesine Dayanan Bir Tarihin Yeraltı Labirenti
Kale Bölgesi’nin gerçek bir harikası, yüzeyinin altında yatıyor. Yaklaşık 15 metre yer altında labirent gibi bir mağara sistemi. Orta Çağ’dan beri, birbirine bağlı bu geniş mahzen ağı çeşitli amaçlara hizmet etmiş; mezarlıktan zindana, sığınaktan şarap mahzenine kadar. Doğal mağaralar ayrıca termal kaynakları da ortaya çıkararak bölgenin cazibesini ve gizemini artırıyor.
Buda Kalesi Teleferiği (Buda Castle Funicular)
Buda Kalesi Teleferiği, şehrin ikonik toplu taşıma araçlarından biri olmanın yanı sıra, zamanda gerçek bir yolculuk. Clark Ádám Meydanı’ndan 150 yıldır hizmet veren teleferiğe binip eşsiz manzaraların tadını çıkarmalısınız ancak önünde her zaman kuyruk oluyor.
Buda Kalesi Teleferiği, 1987’den beri UNESCO Dünya Mirası Alanı. 2 Mart 1870’te hizmete giren teleferik, o zamandan beri hem yerli halkın hem de turistlerin gözdesi olmuş. Dünyada türünün ikincisi olan teleferik, Lyon’daki teleferikten esinlenerek tasarlanmış. Bu proje, István Széchenyi’nin oğlu Ödön Széchenyi’nin fikriymiş ve ailenin şehir kurma geleneğini bir eseri. Dedesi Ferenc Széchényi Ulusal Müze’yi kurarken, babası István Széchenyi de diğerlerinin yanı sıra Macar Bilimler Akademisi’ni kurmuş ve Zincir Köprüsü’nün inşasına öncülük etmiş.
İkinci Dünya Savaşı sırasında, 20 Aralık 1944’te, Buda Kalesi füniküleri bombalama sonucu ağır hasar görmüş. Savaş hasarının onarılması yerine sökülmüş ve 1986’da yeniden inşa edilmiş. O tarihte, buhar motoru yerine elektrik motora geçilmiş. İstasyon da tarihi dokuyu koruyacak ancak çevreyle de uyumlu olacak şekilde modernize edilmiş.
Budapeşte’nin en popüler toplu taşıma aracıyla seyahat edin!
Füniküler aynı anda 24 yolcu taşıyabiliyor. İnşa edildiğinde ortada 6 koltuklu birinci sınıf vagon da varmış. Vagonların isimleri de var. Tünel tarafındaki kuzey vagonu Margit, güney vagonu ise Gellért‘tir. 1928 yılına kadar füniküler, yolcuları Kaleye taşıyan tek toplu taşıma aracı olmuş ve çoğunlukla orada çalışan yetkililer tarafından kullanılmış. Çünkü İkinci Dünya Savaşı’ndan önce Kale Bölgesi hükümet ve merkezi yönetimin merkeziymiş.
Füniküler şu anda Budapeşte’nin en popüler toplu taşıma aracıdır ve halkın isteği üzerine yolculuk süresini ikiye katlayan tek araçtır. Adam Clark Meydanı’ndan Kaleye yolculuk artık 95 saniye sürüyor.
Teleferik yıl boyunca, haftanın her günü, 08:00 – 22:00 saatleri arasında açık ve yolcu talebine bağlı olarak 5-10 dakikada bir sürekli olarak çalışmakta.

Parlamento
Parlamento (Parliament)
Tuna Nehri kıyısında yer alan Macaristan Parlamentosu binası Ülke’nin Evi olarak biliniyor. Budapeşte’nin Dünya Mirası listesindeki ikonik yapı yasama organının merkezi ve Macar Kutsal Tacı’nın koruyucusu halen.
Mimari şaheser
Hem iç hem de dış cephesi gösterişli bir şekilde dekore edilmiş olan Macaristan Parlamentosu, Londra’daki Parlamento Binaları’ndan esinlenerek inşa edilmiş. Binada neo-Gotik tarzı baskın, ancak Rönesans ve Barok özelliklerini de taşımakta. Bugün dünyanın üçüncü büyük parlamentosu olan yapı, Macar devletinin kuruluşunun 1000. yıldönümünü anmak için mimar Imre Steindl’in tasarımlarına göre inşa edilmiştir.
İnşaat çalışmaları sırasında hiçbir masraftan kaçınılmamış ve yaklaşık 40 kg 23 ayar altın kullanılmış. Binanın boyutları etkileyici; maksimum genişliği 123 metre, Tuna’ya paralel uzunluğu 271 metre ve kubbesi 96 metre yüksekliğinde. Parlamento binası, mimari tarzların ve motiflerin bir karışımını sergiler. Barok bir plana göre inşa edilmiş, cephesi Gotik tarzın dünyasını çağrıştırırken, tavan dekorasyonu Rönesans özelliklerini gösterir. Kubbenin her iki yanında yer alan Parlamento’nun alt ve üst meclisleri tasarım olarak birbirinin aynısıdır ve bu iki meclisin eşit haklara sahip olduğunu sembolik olarak gösterir.

Parlamento
Ülkenin en büyük binalarından biri
Bina, yaklaşık 18.000 metrekarelik bir alana sahip dört katlı olup, 50 adet beş katlı apartman bloğunu barındırabilecek kapasitede. İnşaatında yaklaşık 40 milyon tuğla kullanılmış. Cephesi, Macar tarihinin büyük şahsiyetlerini temsil eden 90 taş heykelle süslenmiş. Kat planı simetriktir, ana mekanlar haç şeklinde olup kubbe bu mekanların kesişme noktasında yükselir. Binanın içinde 10 iç ışıklık, 14 asansör ve yüzlerce ofis bulunur. Binanın içinden geçen kırmızı halı yaklaşık 3 kilometre uzunluğundadır.
Parlamentoyu ziyaret edebilirsiniz
Parlamentonun en güzel odalarını kendiniz keşfedebilirsiniz. Ziyaretiniz sırasında, Parlamentonun duvarları son 100 yılı aşkın süredir sayısız önemli tarihi ve siyasi olaya tanıklık ettiği için Macaristan tarihine dalacaksınız. 45 dakikalık turda, süslü büyük merdiveni, çarpıcı Kubbeli Salonu hayranlıkla izleyebilir ve hatta Macar Kutsal Tacını yakından görebilirsiniz. Parlamento ziyareti, çok dilli sesli rehber veya profesyonel bir tur rehberi eşliğinde gerçekleştirilir. Detaylı bilgi ve bilet almak için tıklayın.
Kahramanlar Meydanı (Heroes’ Square, Hősök tere)
Kahramanlar Meydanı‘na Andrassy Bulvarı‘ndan yaklaşırken, tepesinde Başmelek Cebrail’in bulunduğu 36 metre yüksekliğindeki sütunu uzaktan görebilirsiniz.
Macar Tarihinin İzleri
Andrássy Bulvarı ve Şehir Parkı arasında kalan meydan, 1896’da Macar fethinin bininci yıldönümünde bugünkü şeklini almaya başlamış. Meydana önden bakıldığında sağ tarafta bulunan Kunsthalle o zaman açılmış. Aynı yıl, daha sonra karşısına inşa edilecek olan Güzel Sanatlar Müzesi ve Milenyum Anıtı‘nın yapımına karar verilmiş.

Kahramanlar Meydanı
1929 yılına gelindiğinde, bin yılın en önemli hükümdarlarının heykellerinden oluşan bir galeri, Macarların yedi reisinin heykellerinden oluşan bir grup, önünde Macar kahramanlarının sembolik mezarı ve sütunun tepesinde Başmelek Cebrail heykeli de dahil olmak üzere tüm kompozisyon tamamlanmış. Sütun ve kaidenin etrafındaki heykel grubu, yarım daire şeklinde düzenlenmiş iki sütun sırasıyla görsel bir bütünlük oluşturur.
Kahramanlar Meydanı, ziyaretçilere özet bir tarih dersi sunuyor. Buradaki sanat eserleri, ulusun ve ülkenin tüm tarihini kucaklıyor ve sadece savaş kurbanlarını değil, aynı zamanda barış zamanının sanatçılarını ve sanat eserlerini ve Macar kültürünün değerlerini de hatırlatıyor. Budapeşte’nin Kahramanlar Meydanı ve Andrássy Bulvarı, UNESCO Dünya Mirası listesinde yer almakta.
Budapeşte’nin En Geniş Meydanı
Hősök tere (Kahramanlar Meydanı), Budapeşte’nin en ikonik simgelerinden biri olmasının yanı sıra, her zaman hayat dolu olan şehrin en geniş meydanı. Bu geniş meydan, sadece sanatsal ve tarihi önemiyle değil, aynı zamanda düzenli olarak büyük ölçekli etkinliklere ve kutlamalara ev sahipliği yapmasıyla da dikkat çekmekte. Yıl boyunca, anma törenlerine, konserlere ve hatta spor etkinliklerine ev sahipliği yaparak şehrin önemli merkezlerinden biri haline gelir.
Hősök tere, anıtlarının ve binalarının dekoratif aydınlatması sayesinde sadece gündüz değil, gece de büyüleyici bir görünüme sahip. Akşam ışıkları eşsiz bir atmosfer yaratır ve karanlık çöktükten sonra bile ziyaret etmeye değer kılar.
Tuna Nehri Kıyısındaki Ayakkabılar (Shoes on the Danube Bank)
Zincir Köprüsü ile Margaret Köprüsü arasındaki Tuna kıyı şeridi, Dünya Mirası Alanı olup, mevsim veya günün saati ne olursa olsun güzel bir manzara sunar. Bu bölge aynı zamanda Budapeşte’nin en ünlü Holokost anıtlarından birine, 60 çift erkek, kadın ve çocuk dökme demir ayakkabısına ev sahipliği yapmakta.
İkinci Dünya Savaşı’nın son aylarında, Ok Haç Partisi bir darbeyle Macaristan’da iktidarda gelmiş. Terör saltanatları sırasında, sokaklarda 10.000 kişinin öldürüldüğü ve yaklaşık 80.000 kişinin toplama kamplarına gönderildiği tahmin edilmekte.

Tuna Nehri Kıyısındaki Ayakkabılar
Toplanan Yahudiler genellikle Tuna kıyılarında sıraya dizilip buz gibi nehre kurşunlanarak atılmış. İdamı bekleyenlere, savaş zamanında büyük değer taşıdığı düşünülen ayakkabılarını çıkarmaları için son bir emir verilirmiş. İnfaz mangasının üyeleri daha sonra ayakkabıları toplar ve satar veya kendileri giyermiş.
Tuna Nehri Kıyısındaki Ayakkabılar, film yönetmeni Can Togay ve heykeltıraş Gyula Pauer’in ortak projesi. Holokost anıtının üç noktasında bulunan dökme demir levhalar, Macarca, İngilizce ve İbranice açıklamalar içermekte. Demir ayakkabılar, kurbanları anmak amacıyla turistler ve yoldan geçenler tarafından sıklıkla mumlar ve taşlarla süslenmekte.

Şişman Polis
Şişman Polis (The Fat Policeman)
Aziz Stephen Bazilikası yakınındaki Amca Karl olarak da bilinen bronz polis heykeli insanların şanslı karnını ovarken fotoğraf çektirmesi ile ünlü.
Bu heykel 2008 yılında buraya yerleştirilmiş ve popüler hikayeye göre, 1880’ler ve 1890’larda Pest’in merkezindeki bu işlek, kalabalık sokaklarda devriye gezen bir polisi temsil ediyor. O dönem Macaristan’ın altın çağı olduğu için, ülkenin o kadar iyi durumda olduğu, Budapeşte’de suç oranının düşük olduğu ve polislerin yapacak hiçbir şeyinin olmadığı söyleniyor. Bu polis memuru devriye gezerken, restoranlarda ve barlarda oturan insanlar tarafından düzenli olarak içki veya yemek yemeye davet ediliyormuş. Zamanla çok şişmanlamış. Günümüzde insanlar hayatlarında iyi şans ve refah getirmesi için karnını ovuyorlar. Yerel inanca göre, karnını ovmak size iyi şans getirmesi yanında kilo alımına karşı bağışıklık da kazandırır, böylece dilediğiniz kadar Macar yemeğinin tadını çıkarabilirsiniz.
Pazar meydanında bulunan Şişman Polis heykeli, Fin heykeltıraş Kaarlo Mikkonen (1920-2001) tarafından yapılmış ve o zamandan beri şehrin sevilen bir simgesi haline gelmiş. Amca Karl lakaplı, cana yakın bronz polis, 20. yüzyılın ortalarına ait bir üniforma, eski bir kask ve şık bir bıyıkla donatılmış.
The Great Market Hall (Vásárcsarnok)
Gellert Tepesi ve Kale (Gellért Hill and the Citadel)
Gellért Tepesi, başkentin popüler gezi yerlerinden biri ve Kale de burada bulunur.
Budapeşte’nin Tuna Nehri kıyısındaki Buda tarafında yer alan Gellért Tepesi, tepesinde Özgürlük Heykeli ile 235 metre yüksekliğe ulaşır. Budapeşte şehir manzarasının önemli bir parçası olan bu simge yapı, 1987’den beri UNESCO Dünya Mirası Alanı’dır.
Gellért Tepesi, Tuna Nehri’ne ve elbette Kale surlarına bakan muhteşem panoramik manzarasıyla en popüler turistik yerlerden biridir. Tuna köprüleri buradan açıkça görülebilir, ancak Parlamento ve hatta Buda Kalesi’nin de harika fotoğraflarını çekebilirsiniz.
Gellért Tepesi‘ndeki kaplıcaları besleyen termal kaynaklar, Mátyás, Rákóczi ve Árpád kaynakları içinde yer almaktadır ve bu kaynaklar mağaraların oluşumunda da önemli rol oynamıştır. Tepedeki en ünlü mağara, Aziz Pavlus Tarikatı Şapeli’ne ev sahipliği yapan ve Aziz Gellért Kaya Kilisesi olarak da bilinen Aziz İvan Mağarası’dır. Bu mağara kısmen doğaldır, çünkü 20. yüzyılın başlarında Lourdes’deki mağaradan esinlenerek bir kaya kilisesine dönüştürülmek üzere yeni geçitler eklenmiştir.
Gellért Tepesi, özel manzaralar arayan yürüyüşçüler için harika bir gezi yeridir; Aziz Gellért Şelaleleri veya gölgeli ağaçların altında Buda, Gandhi ve İsa heykellerinin bulunduğu Filozoflar Bahçesi gibi yerleri keşfedebilirler. Ve Gözlem Taşı’nda Prens Buda ve Prenses Pest’in buluşmasına tanık olabilirsiniz.
Citadella ve çevresi şu anda tadilat altında olup, tamamlanma tarihi 31 Aralık 2025 olarak beklenmektedir.
Aziz Stephen Bazilikası (St. Stephen’s Basilica)
Burası kesinlikle Budapeşte’nin en görkemli dini yapısı ve hem inancın hem de kültürel ihtişamın bir simgesi. Tarihle dolu bir bölgede yer alan bu yapının inşa öyküsü bile, dayanıklılığın ve topluluk ruhunun bir kanıtıdır. Şunu anı hayal edin; 1838’deki büyük sel sırasında, yüzlerce insan, Aziz Stephen Bazilikası‘nın şu anda bulunduğu tepeye sığınmış. Daha sonra buraya onların katkılarıyla bir Bazilika yapılmasına karar verilmiş. Bu topluluk Bazilika’nın 1851’de başlayan ve 1906’da tamamlanmasıyla sonuçlanan yolculuğuna öncülük etmiş.
İçeri adım attığınızda mozaikler, resimler, heykeller ve vitraylarla süslenmiş bir Yunan haçı düzeni dikkat çeker. Bazilika törenler sırasında 8000’e kadar insana ev sahipliği yapabilir. Macaristan’ın en ağır çanı olan 9,2 tonluk, 240 cm çapındaki Aziz Stephen Çanı‘n da oldukça özeldir.

Aziz Stephen Bazilikası
Macaristan’ın kurucu hükümdarı Kral Stephen‘ın adını taşıyan Bazilika, aynı zamanda Kutsal Sağ El emaneti de barındırıyor.
Elbette, en göz alıcı bölümü de unutmayalım; kubbenin tepesindeki panoramik teras. 96 metre yüksekliğindeki bu teras, nefes kesen 360 derecelik bir manzara sunarak ve görmeye değerdir.
Önündeki meydanın adı da Aziz Stephen Meydanı. Geometrik desenli kaldırım taşlarıyla süslenmiş bu meydan, sevilen bir açık hava alanı. Kışın bir Noel harikalar diyarına dönüşürken, yazın terasları, şemsiyeleri, yeşillikleri ve dekoratif çeşmeleriyle Akdeniz cazibesini yansıtıyor.
Gül Baba Türbesi (The Tomb of Gül Baba) Budapeşte Gezi Rehberi
Margaret Köprüsü’nün Buda tarafına çok uzak olmayan bir yerde, Budapeşte’nin en muhteşem yerlerinden biri olan Gül Baba Türbesi bulunuyor. Huzurlu atmosferi ve tarihi önemiyle, 16. yüzyıldan kalma türbe ve çevresindeki gül bahçesini görmelisiniz.
Gül Baba kimdi? Budapeşte Gezi Rehberi
Adı Güllerin Babası anlamına gelen Gül Baba, asil bir Bektaşi dervişi olarak saygı görmüş. Hayatı boyunca sultanlara hizmet ederken Kur’an öğretilerini vaaz etmiş. Osmanlı ordusuna Avrupa seferlerinde eşlik etmiş ve bu sayede 1541’de Buda’ya gelmiş. Adındaki gül, dervişin Tanrı’yı derinden ve aşkın bir şekilde tanıdığını gösteren manevi bir mertebeyi ifade ediyor.
16. yüzyıldan kalma türbeyi ziyaret edebilirsiniz Budapeşte Gezi Rehberi
Müslüman dinî liderin defnedildiği türbe, 16. yüzyılda inşa edilmiş olup Budapeşte’deki Türk geçmişinin en önemli hatıralarından biri. Sekizgen şekli, doğuya bakan girişi ve kurşun levhalarla kaplı kubbesi, dönemin mimari tarzının tipik özelliklerini yansıtmakta. Türbeye girerken, türbanla süslenmiş ahşap tabutu görebilirsiniz.
Budapeşte’nin gizli hazinesini keşfedin! Budapeşte Gezi Rehberi
Budapeşte’nin sevilen yerlerinden biri olan Gül Baba Türbesi, romantik ve samimi atmosferiyle gerçek bir gizli hazine. Türbeyi çevreleyen gül bahçesi, özellikle ilkbahar ve yaz aylarında nefes kesen bir manzaraya sahip. Güllerin kokusu, rengarenk çiçeklerin denizi ve huzurlu ortam size harika bir deneyim sunar. Dahası, bahçeden Macaristan başkentinin muhteşem bir manzarası da görülebilir.
Başkentin Türk geçmişi hakkında daha fazla bilgi edinin Budapeşte Gezi Rehberi
Gül Baba Türbesi’nin yanında, Buda’nın Türk geçmişi ve Gül Baba hakkında bilmeniz gereken her şeyi öğrenebileceğiniz bir sergi alanı bulunmakta. Kafede ise gerçek Türk çayı tadabilirsiniz. Türbenin içi genellikle ziyaretçilere kapalı ancak gün içinde istediğiniz zaman bir parmaklık arasından türbenin içine göz atabilir, bahçeyi ve sergi alanını ziyaret edebilirsiniz.

Váci Caddesi
Váci Caddesi (Váci U, Váci Street) Budapeşte Gezi Rehberi
Váci Caddesi, Budapeşte’nin en ünlü yaya ve alışveriş caddelerinden biri. Moda mağazaları, tarihi binalar ve restoranlarla dolu en büyük değil ama en merkezi caddesi Budapeşte’nin. Vaci U her zaman hareketlidir ve burada gerçek şehir havasını bulursunuz.
Tek Cadde, İki Tarz Budapeşte Gezi Rehberi
Vörösmarty Meydanı‘ndan Fővám Meydanı‘na yaklaşık iki kilometre uzanan Váci Caddesi, Kossuth Lajos Caddesi‘nde kuzey ve güney olarak ikiye ayrılır ve her birinin tamamen farklı bir havası vardır.
Kuzey Bölümü: Vörösmarty Meydanı ve Ferenciek Meydanı Arası Budapeşte Gezi Rehberi
Bu bölüm, ZARA, Adidas, Swarovski ve H&M gibi büyük markaları barındırır. Moda mağazaları, restoranlar, kafeler ve fast food mekanları bölgeyi doldurur. Alışveriş yapmak, kahve içmek veya sadece enerjiyi hissetmek istiyorsanız, burası tam size göre.
Güney Bölümü: Ferenciek Meydanı ve Fővám Meydanı Arası Budapeşte Gezi Rehberi
Burada farklı bir hava sizi bekliyor. Küçük butikler, hediyelik eşya dükkanları ve şirin bistrolar bölgeye rahat bir hava katıyor. Huzur içinde dolaşmak ve eve götürmek için mükemmel bir Macar hediyesi bulmak için harika bir yer.
Biraz tarihçe Budapeşte Gezi Rehberi
Váci Caddesi bölgesi, Orta Çağ’dan beri şehrin önemli bir parçası olmuş. O zamanlar Budapeşte surlarla çevriliymiş ve ana şehir kapılarından biri olan Váci Kapısı, bugün Vörösmarty Meydanı‘nın bulunduğu yerdeymiş.
Bugünkü haliyle bildiğimiz Váci Caddesi, 18. yüzyılda şekillenmiş. Birkaç eski bina kalmış olsa da, caddeyi çevreleyen zarif sarayların çoğu 19. ve 20. yüzyıllarda inşa edilmiştir.
Tarihi mimariye ilgi duyuyorsanız, Váci Caddesi 13 numarayı kaçırmayın: 1805 yılında inşa edilen bu neoklasik ev, caddenin en eski binası.
New York Café Budapeşte Gezi Rehberi
Budapeşte’nin birçok tarihi kafesi arasında, New York Cafe eşsiz zarafetiyle öne çıkıyor. Burası sadece bir cafe değil, zamanda bir zamana bir yolculuk. Hayatınızda en az bir kez ziyaret etmeniz gereken yerlerden biri burası. Biz de bu düşünce ile gittik ama -2 derecede beklememiz gereken yaklaşık 2 saatlik sırayı görünce maalesef dışarıdan fotoğraf çekerek ayrıldık.
Efsanevi Hikayeleri Olan Efsanevi Bir Kafe Budapeşte Gezi Rehberi
New York Café, 1894 yılında Budapeşte’nin Büyük Bulvarı üzerindeki New York Sarayı’nın zemin katında kapılarını açmış. Kısa sürede şehrin edebi ve sanatsal sahnesinin kalbi haline gelmiş. Frigyes Karinthy, Dezső Kosztolányi, Zsigmond Móricz ve Mihály Babits gibi en büyük Macar yazarlarından bazıları bir zamanlar bu masalarda çalışmış ve hayaller kurmuş. Hatta Ferenc Molnár ünlü romanı Paul Street Boys‘u burada yazmış.

O zamanlar çok popüler olan Cafe ve bugün de öyle. Efsaneye göre, birisi kafenin asla kapanmaması için anahtarını Tuna Nehri’ne atmış. Bu hikayeyi onurlandırmak için Macar sokak sanatçısı Mihály Kolodko, elinde anahtar tutan bir dalgıcın minik bir heykelini yaratmış. Bu heykeli kafenin hemen dışında arayabilirsiniz.

New York Café Photo Credit: https://newyorkcafe.hu/
Dünyanın En Güzel Kafesine Adım Atın
New York Café‘nin kapılarından içeri girmek, lüks bir sarayın lobisine girmek gibi hissettir. Dünyanın En Güzel Kafesi unvanını kazanması hiç de şaşırtıcı değil. Görkemli iç mekana hayran kalmaya hazır olmalısınız; yaldızlı dekor, pırıl pırıl avizeler, freskler, alçı süslemeler ve mermer sütunlar her köşede sizi çevreliyor.
Peki menü? Aynı derecede özel. Geleneksel Macar ana yemekleri, enfes tatlılar ve ihtişama uygun özel kahve çeşitleri bulabilirsiniz. Kafe sadece gündüz değil, gece de açık – Perşembe ve Pazar günleri arasında, gece yarısından sonra bile zamansız atmosferinin tadını çıkarabilirsiniz.
Café Gerbeaud
Budapeşte’nin merkezindeyseniz ünlü Gerbeaud Kafe‘yi kaçırmamalısınız. Bu nefes kesen bina, sadece Vörösmarty Meydanı‘nın özel noktalarından biri değil, aynı zamanda Macar pastacılık sanatının ikonik bir mekanı.
Tarihe imza atmış bir pastane
Gerbeaud Kafe’nin hikayesi 160 yıldan fazla önce başlamış. Kurucusu Henrik Kugler, pastaneyi 1858’de açmış ve 1870’te Vörösmarty Meydanı’ndaki şimdiki yerine taşımış. İsviçre doğumlu pastacı Émile Gerbeaud, 1882’de pastaneyi Kugler’den devralmış ve onu dünyaca ünlü yapan kişi olmuş. Adı, Gerbeaud pastası, konyaklı kiraz bonbonu veya kedi dili çikolatası gibi ikonik lezzetlerle özdeşleşmiştir.
Binanın kendisi de nefes kesici: bina, yüzyıl başı havasını yansıtıyor ve zarif iç mekanı geçmiş zamanların ihtişamını çağrıştırıyor. Café Gerbeaud, bir pastaneden çok daha fazlası; geçmiş ve bugünün buluştuğu bir yer.
Tatlı düşkünleri için adeta bir cennet: Lezzetleri kendiniz deneyin!
Bu Cafe tatlıları ile ön plana çıkıyor. Dobos keki, Esterházy dilimi, Gerbeaud keki, Somlói pandispanyası veya kestane püresini denemelisiniz. Öğleden sonraları, lezzetli sandviçlerin, enfes tatlıların ve özel sıcak içeceklerin sizi beklediği şık çay partilerine de katılabilirsiniz. Kendinizi şımartmak ve günün sonuna doğru biraz yavaşlamak için mükemmel bir fırsat burası
Geleneksel Macar yemeklerini keşfedin!
Eğer tatlılar kadar zengin yemeklerle de ilgileniyorsanız, sizin için harika bir haberimiz var: Café Gerbeaud’da öğle yemeği menüleri de mevcut. Geleneksel Macar mutfağının tadına bakın; çorbalar, lezzetli ana yemekler ve çok çeşitli salatalar arasından seçim yapabilirsiniz. Buradaki yemekler aynı zamanda gerçek bir kültürel deneyim sunar.
Margaret Adası (Margaret Island) Budapeşte Gezi Rehberi
Margaret Adası, Budapeşte’nin en önemli ve güzel dinlenme yerlerinden biri. Adını, hayatı ve mucizeleriyle Macar tarihinde özel bir yere sahip olan Kral Béla IV’ün kızı Árpád Hanedanı Prensesi Margaret‘ten almış. 1901 yılında Margaret Köprüsü’nün kanadının inşasına kadar adaya sadece gemi veya tekneyle ulaşılabiliyormuş.
Margaret Adası 3 km metre uzunluğunda ve yaklaşık 100 hektarlık bir alanı kaplamakta. Margaret Adası, ziyaretçiler için çok çeşitli cazibe merkezleri sunmakta. Adada bulunan şifalı hamamları besleyen, yerden çıkan 70 derecelik kaynak suyu bulunmakta. 200 yıllık ağaçların gölgesinde, adanın adını taşıyan prensesin eski evini, Dominikan manastırının kalıntılarını ve Aziz Mikail Şapeli’ni görebilirsiniz. 1911 yılında inşa edilen Su Kulesi, eski ağaçların üzerinde yükselerek Budapeşte’nin 360 derecelik panoramik manzarasını sunuyor.
Küçük bir ahşap köprü sizi adanın kuzey kesimindeki Kaya Bahçesi ve Japon Bahçesi‘ne götürüyor. Buradan bitkilerle çevrili patikalar, iç kesimlere doğru uzanan, hafifçe çağlayan şelaleye ulaşıyor. Küçük Deniz Kızı heykeli ise göletin ortasında bulunuyor. Ancak en olağanüstü cazibe merkezi, 36 metre çapında ve 25 metreden fazla yüksekliğe kadar su fışkırtan Macaristan’ın en büyük müzikli fıskiyesi. Her saat başı müzik programı çalınıyor ve akşamları fıskiyenin su perdesine özel bir lazer projeksiyonu yansıtılıyor.
Margaret Adası yürüyerek, bisikletle hatta bisiklet arabasıyla keşfedilebilir ve spor yapmak veya koşmak isterseniz adanın etrafında bir koşu parkuru bulunmakta. Ancak bu yazdıklarımızın tümü kış ayları için geçerli değil. Kış aylarında birçok kısım kapalı ve çok soğuk olduğu için bu büyük adayı gezmek keyifli olmuyor. Eğer güzel havalarda Budapeşte’de iseniz mutlaka Margaret Adası’nı tercihen bisiklet ya da burada kiralanan araçlarla gezmelisiniz.

City Park Ice Ring
Şehir Parkı ve Buz Pisti (City Park & City Park Ice Ring)
Avrupa’nın en büyük açık hava buz pateni pistinde kayın!
12 bin metrekarelik alanıyla Şehir Parkı Buz Pisti, Avrupa’nın en büyük açık hava buz pateni pisti. Ocak 1870’te açılan Şehir Parkı buz pateni pisti, o zamandan beri hevesli buz patencilerini ağırlıyor. Kış aylarında pist hayat buluyor: çiftler, aileler ve arkadaşlar Vajdahunyad Kalesi’nin arka planı oluşturduğu buz pisti üzerinde kayıyor ve güzel vakit geçiriyorlar. İsterseniz buradan gerekli ekipmanları kiralayabiliyorsunuz. Eşyalarınız konusunda da endişelenmenize gerek yok, çünkü buzda kayarken her şeyi vestiyere veya dolaplardan birine güvenle bırakabilirsiniz.
Budapeşte’nin Kaplıcaları (Budapeşte Spa’ları, Budapeşte Hamamları)
Budapeşte, onlarca yıldır gururla bir kaplıca şehri unvanını taşıyor. Dünyada Budapeşte kadar çok termal banyoya sahip başka bir başkent yok.
Gezi Sonrası Mükemmel Bir Rahatlama Budapeşte Gezi Rehberi
Şehrin sınırları içinde, günde yaklaşık 70 milyon litre termal su üreten 100’den fazla sondaj kuyusu ve doğal kaynak bulunmakta.
21-78°C arasında değişen şifalı sular, çeşitli bileşimlere sahip ve insan vücudu üzerinde birçok rahatsızlığın tedavisinde uygun, faydalı etkiler sunmakt. Tüm gün süren geziden sonra, termal su yorgun bacaklar için gerçek bir kurtarıcı oluyor, kas gerginliğini ve eklem ağrılarını hafifletiyor ve sonrasında dinlendirici bir gece uykusu sağlıyor.
Dahası, bu hamamlarda şifalı suları içmenin keyfini bile çıkarabilirsiniz. Termal su, iyileştirici faydalarından yararlanmak için özel içme salonlarında tüketilebilir. Farklı türdeki şifalı sular, yüksek tansiyon, sindirim sorunları, romatizma ve gut problemleri ve hatta solunum güçlükleri gibi durumlara yardımcı olabilir.
Binlerce Yıllık Hamamlar Şehri Budapeşte Gezi Rehberi
Budapeşte’nin hamam kültürü antik çağlara kadar uzanıyor: Roma döneminde Aquincum sakinleri zaten termal sudan faydalanıyordu ve daha sonra 16. yüzyılda Türkler şehirde birkaç hamam inşa ettiler.
Hamam kültürü geleneği yerel halk arasında gelişmeye devam ediyor ve açıkça Budapeşte yaşam tarzının ayırt edici bir parçası haline geliyor.
Şehrin Her Yerinde İkonik Termal Hamamlar bulunuyor Budapeşte Gezi Rehberi
Korunmuş hamam binalarının tarihi mirası içinde, günümüzde hem beden hem de ruh için mükemmel bir rahatlama sunan çağdaş havuzlar, saunalar ve buhar odaları bulunuyor.
Gellért Thermal Bath Budapeşte Gezi Rehberi
Gellert Hamamı ya da Gellert Thermal Bath 1 Ekim 2025’de büyük bir restorasyon için kapandı. Tekrar 2028 yılında açılması planlanıyor.

Széchenyi Thermal Bath
Széchenyi Thermal Bath Budapeşte Gezi Rehberi
Biz hem Gellert Termal’e hem de Szechenyi Termal Bath‘e gidecektik ama Gellert kapanınca sadece Szechenyi Termal’e gitmeye karar verdik. Biz biletimizi Get Your Guide’dan aldık ama kendi sitesinden de alabilirsiniz.

Széchenyi Thermal Bath
Bileti alırken Özel kabin ya da Dolap seçeneklerinden birini seçmeniz gerekiyor. Eğer dolap seçeneğini seçerseniz spor klüplerideki gibi tek kişilik dolaplara eşyalarınızı koymanız gerekiyor. Özel kabin bileti alırsanız bir soyunma odanız oluyor. Dolaplar alt katta soyunma odaları ise giriş ve üst katta yer alıyor. Biz dolap seçeneğini tercih ettik ve bir sorunla karşılaşmadık. Ancak Budapeşte’deki Termalleri Instagram’da gördüğünüz gibi sakin sanmayın, buralar ana baba günü diyebiliriz. Boş dolap bulmak, kapalı ve açık havuzlarda kendinize yer bulmak bile zor. Eğer hijyene kafayı takanlardansanız buralar kesinlikle size göre değil çünkü hiçbir yer olması gerektiği gibi temiz değil maalesef.

Széchenyi Thermal Bath
Üzerinizi çıkardığınız yerde duş WC vs de bulunuyor. Ancak havlu, terlik, bone hiç bir şey verilmiyor ama isterseniz satın alabiliyorsunuz. Bu yüzden yanınızda bunları bulundurmalısınız. Terlik yanınızda yoksa satın almak zorundasınız. Bone açık ve kapalı havuzlarda zorunlu değil. Sadece açık kulvarlı yüzme havuzunda zorunlu. Eğer kışın gidecekseniz yanınızda bir de bornoz bulundurmanızda fayda var çünkü dolapların olduğu yerden kapalı havuzlara geçmek için açık havuzun olduğu yerden geçmeniz gerekiyor. İçeriye girdikten sonra içeride kalma konusunda bir süre sınırı bulunmuyor. İsterseniz kapanana kadar kalabiliyorsunuz.
Bilet ve detaylı bilgi almak için tıklayın.
Biz gitmedik ama diğer önemli termaller; St. Lukács Thermal Bath, Rudas Thermal Bath, Veli Bej Thermal Bath ve Dandár Spa.
Tuna Nehri Tekne Gezisi (Budapeste River Cruise) Budapeşte Gezi Rehberi
Bir Budapeşte gezisi Tuna Nehri üzerinde yapılacak bir tekne gezisi olmadan kesinlikle eksik kalır. Bu geziler için çok fazla şirket ve alternatif mevcut. Gündüz ya da gece, yemekli ya da yemeksiz, limitsiz içkili gibi birçok seçeneği bulabilirsiniz.
Biz yıl başında oradaydık ve Yılbaşı gecesi için yemekli Tuna Nehri Gezisi aldık. Saat 20:00’de başlayan gece 02:00’de bitti. Epey pahalı olduğu için biraz endişe ederek rezervasyon yapmıştık ama verdiğimiz her kuruşa değdi diyebiliriz. Biz rezervasyonumuzu Get Your Guide aracılığı ile aldık ve çok memnun ayrıldık. Burada turun içeriğine, süresine ve özellikle nereden kalktığına dikkat etmelisiniz.
Tram number 2

Kırmızı Biber ürünleri

Fındıkkıranlar
Budapeşte'de ne alınır?
Budapeşte’ye özel mutlaka alın diyebileceğimiz pek birşey yok. Hediyelik eşya satan mağazalar birçok yerde bulunuyor ama içlerinde çok özel ürünler maalesef yok. Fındıkkıran Asker ve Acı Kırmızı Biber ürünleri öne çıkanlardan

Langos
Budapeşte'de ne yenir?
En başta tabii ki Langos geliyor. Bizim pişi hamurumuza benzer bir hamur üzerine her türlü malzemeyi koyarak yaptıkları bir tür pizza. Üzerine Gulaş da, peynir de Nutella da koyabiliyorlar.
En çok yedikleri diğer yemek Gulash ya da Gulaş Çorbası. Kısaca Gulaş diyebileceğimiz yemek kuşbaşı etlerden yapılan bir tür et sote diyebiliriz. Bazen daha sulu bazen daha koyu kıvamlı yapıyorlar. Biraz yapan yere de bağlı yani.

Baca Keki
Buraya özel diğer bir lezzet Chimney Cake ya da Baca Keki. Bir kalıp etrafında yapılan hamur kalıptan çıkartılınca Baca şeklini alıyor. Üzeri genellikle toz şeker kaplı oluyor. Çok şekerli olduğu için bizim tatlımız değil kesinlikle. Bu da Nutellalı, dondurmalı vs değişik şekillerde olabiliyor. Budapeşte Gezi Rehberi

Dev Sosisliler
Eğer sokak yemeklerinin satıldığı bir yere giderseniz ya da Noel Pazarlarına denk gelirseniz en popüler yemeklerden biri Sosis‘leridir.

Strudel
Strudel yine popüler bir tatlıdır ve özellikle Noel Pazarlarının olmazsa olmazıdır. Budapeşte Gezi Rehberi

Sıcak Şarap
Yine aynı şekilde Sıcak Şarap da Noel Pazarlarının olmazsa olmazıdır. Budapeşte Gezi Rehberi

























