Madrid

23.03.2018
365 görüntülenme
Madrid

İspanya seyahatimiz Ankara’dan Münih aktarmalı (Münih havalimanı çok güzel aktarmanızı buraya denk getirirseniz bu güzel havalimanını görme imkanınız olabilir) bir Madrid yolculuğu ile başladı. Ortalama 2.5 saatlik 2 uçuş ve aktarma için bekleme ile 6 saat civarı sürüyor. En ekonomik bileti Lufthansa’dan bulabilmiştik.

Madrid'de Ulaşım

Madrid’e Barajas havalimanına vardığımızda akşam saatleriydi. Şehre gitmek için 3 alternatif var birisi metro: Otelimiz çok merkezi olmasına rağmen 3 metro hattı değiştirmemiz gerekiyordu ve edindiğimiz bilgiler Madrid’de daha doğrusu İspanya’da çoğu metro istasyonunda yürüyen merdivenlerin ya hiç olmadığı ya da sadece çıkış yönü için olduğu doğrultusunda idi. Bu nedenle bavullarla (birer adet olmasına rağmen) bu yolu tercih etmedik. İkinci alternatif şehrin belirli bölgelerine giden aerobus shuttle otobüsleri; bu uygun idi ve fiyatı 4.5 euro (2 kişi 9 euro) Ancak elimizdeki rehber taksi seçeneğinin 15 euro civarında olduğunu yazıyordu ve “aradaki fark verilebilir” dedik ama taksi 33 euro tuttu. Önce kandırılıp dolaştırıldığımız düşündük ancak otel ve başka yerler de otel- arasının 35 euro civarı tuttuğunu söyledi. Kararınızı bu seçeneklere göre verin ben yine gitsem aerobus seçeneğini otelimizin yeri uygunsa seçerim. Şimdi bu noktada bir güncelleme yapmak istiyorum; burada yazdığımız gerçekleşti ve ikinci defa Madrid’e gittik ama yine aerobus servisini seçmedik çünkü otelimizin bulunduğu meydana çok yakın aerobus durağı yoktu. Bunun yerine bir shuttle ayarlamayı uygun bulduk. Bu amaçla en uygun fiyatı veren aerocity şirketini tercih ettik. 5 kişi havaalanından otele 46 euroya anlaşma yaptık. Bu şirketin havaalanında standı olduğu için işler çok kolay yürüdü. Rezervasyon kağıdını standa götürdüğünüz ana aracınız geliyor. Eğer 3 kişiden fazla iseniz shuttle, az iseniz taksi daha avantajlı olacaktır. Metro çok sıkıntılı gerçekten.

Çok geniş bir metro ağı var heryere ulaşmak kolay ama Madrid için bizce hiç Metroya ihtiyaç yok tarihi merkezde heryer yürüme mesafesinde. Tarihi olmayan kısım ile de zaten pek bizlerin işi yok. (metro tek yön 1.6 euro yukarı çıkana kadar tüm hat geçişleri ücretsiz). Çoğu metro istasyonunda bilet gişesi yok ama kullanımı çok basit para ile çalışan bilet makinaları var. Ayrıca kredi kartı ile çalışan makinalar da bulunuyor. Bu kısımların gezilmesi ve Madrid’in genel olarak bir daha anlaşılması için “Madrid Vision” adlı şirket sightseeing turlar düzenliyor tur ücreti 16 euro, 2 ayrı hat var; mavi (modern madrid, 15 durak) ve kırmızı (tarihi madrid, 21 durak) aynı bilet ile tüm gün bu turları yapabilir istediğiniz durakta inip istediğiniz yerden devam edebilirsiniz. Kalkış yeri Prado Müzesinin biraz yukarısı. Madrid’den İspanyadaki diğer şehirlere Renfe adı verilen tren yolu şirketinin sayısız seferi ile hızlı trenlerle ulaşabilirsiniz.

Hostal kavramı İspanya için biraz farklı bir çoğu bildiğimiz küçük otel statüsünde ama adı Hostal. Sizi hostel olarak yanıltmasın. Calle Fuentes üzerindeki “Plaza Mayor”a ve “Puerte del Sol”a çok yakın Hostalımız makul temiz bir hostal (2 kişilik oda 65 euro). Lokalizasyonu tam gezgin işi bir yerde 10 numaraydı. Temiz yatak, sıcak su ve merkezi olsun yeter diyenler şiddetle tavsiye edilir. Konfor arayanlara göre ise daha pahalı otelleri seçmeliler.

İspanya’da tüm avrupa ülkelerinde olduğu gibi araba kiralamak çok kolay internet üzerinden birçok şirket bulabilirsiniz. Fiyatlar günlük 50-70 euro civarı gün arttıkça fiyat düşüyor. Burada dikkat etmeniz gereken konu bazı şirketlerin havaalanlarında bürosu var (Sixt, Europcar, Avis ve Alamo gibi) bir kısmı ise diğer firmalar üzerinden hizmet veriyor ya da aracı orada size teslim etme taahhütünde bulunuyor. Dolayısı ile fiyat düşük oluyor ama havaalanına indiğinizde karşınızda bir büro olması önemli bence. Bizim seçimimiz Alamo oldu. 6 gün için Citroen Picasso tarzı bir aracı 330 euroya kiraladık (günlük 65 euro). Bu fiyata kaza ve hırsızlık sigortası dahil.

Madrid'de Gezilecek Yerler

Bir rehber kitap aldığınızda onlarca görülecek yer verilir. Biz yazımızda 2-3 içinde gezebileceğiniz en önemli noktaları verdik.

Palacio Real Bahçesi

Palacio Real Bahçesi

Sabah pazar gününe denk geldiği için kendimiz hemen “El Rastro” bit pazarına atıyoruz. Buranın bir kısmı gerçekten bit pazarı iken bir kısmı da bizim semt pazarları gibi kuruluyor. Semt pazarı kültürüne çok aşina olduğumuz için bizim ilgimizi çok çekmezken bit pazarı kısmını da çok fazla dökük bulduk. özetle pazar gününe denk geliyorsa Madrid seyahatiniz 1 saatinizi ayırın ama denk gelmiyorsa seyahat planını değiştirmeye değmez.

Otelimiz kahvaltı vermediği için ilk kahvaltımızı da burada yaptık. Genelde İspanyollar kahve ve bir tatlı ile güne başlıyorlar pek fazla tuzlu alternatif yok. Biz kendimize göre çeşit olarak “tortilla”yı bulduk. Bizim omletimize benzer kalın olarak yapılmış bir çeşit patatesli omlet diyebiliriz. Kalın bir dilim olarak satılıyor ve bir tortilla ile bir kahve doyurucu oluyor. Fiyatı kahve ile birlikte genelde 4-5 euro civarı.

Buradan rotamızı “Plaza Mayor” a çeviriyoruz. XIII.yy başlarında Prado müzesinin mimarı tarafından yapılmış olan bu kare biçimli sarayın merkezinde Sarayın yapımı emrini veren Felipe’nin atlı heykeli yer alıyor. Bir zamanların en önemli meydanı olan Plaza Mayor’da engizisyon mahkemeleri kurulur, boğa güreşleri yapılır, idamlar izlenir ve törenler düzenlenirmiş. Daha sonra belediye Sarayı olarak kullanılan balkonları, sivri kuleleri, pencereleri dik çatıları ile karakterize “Plaza Mayor”un kemerlerinin altı pazar günlerine özel filateli tutkunlarına diğer zamanlarda cafelere ayrılmıştır. Tüm koleksiyoncular, alıcılar ve satıcılar birşeyler bulma peşinde. İlgi ile izliyoruz ama çok fazla anlamadan. Burada çok iyi düzenlenmiş bir “tourist information” bürosu var istediğiniz her türlü bilgiye buradan ulaşabilir harita alabilirsiniz. Buraya yakın önemli bir yer “Palacio Real” rotamızı oraya çeviriyoruz. Yolda görülmesi gereken bir nokta: “Katedral Almudena” gerçekten görkemli bir Katedral. Pazar ayini saatine denk geldiğimiz için 10 dakikamızı ayırıyor ve “Palacio Real”e doğru devam ediyoruz. İki eserin arası çok yakın ayrıca bu bölgede olan “Plaza de la Villa” da yenilmez Armada’yı yönetirken ölen amiral Alvaro de Bazan’ın heykeli bulunur.

Palacio Real Arka Bahçesi

Palacio Real Arka Bahçesi

Burası Madrid’deki tüm mimari tarzların aynı anda bulunduğu bir meydan; “Palacio Real” adı üzerinde Kraliyet sarayı. Bu görkemli büyük bir saraya girişte genelde 15-20 dakika beklemeniz gereken bir kuyruk oluyor ve giriş 10 euro. Burada sizi bekleyen eserler konusunda aşırı beklenti içinde olmayın. Tek parça mermerden oyulmuş merdiven, porselen duvarlar, taht salonundaki dört bronz arslan, yemek odası, porselen odası taht odası en önemlileridir. Sarayın en güzel görünümü merdivenler ile dışarıdan dolaşacağınız arka bahçeden alınabilir iyi bir fotoğraf için arka bahçeye geçin. Sarayın hemen arkasında “Jardine de Sabatini” bahçeleri var. Sarayın belki de en güzel manzarası buradan görülüyor, fotoğraf çektirmek ! için de ideal. Bu kısma mutlaka kısa bir süre için de olsa inin. Güzel bahçeler ama Madrid’in en büyük bahçesi olan “Parque del Retiro” yu görecekseniz (ki görmelisiniz) bu bahçeyi pas geçebilirsiniz.

“Placio Real” çıkışında “Plaza de Oriente” den geçerek “Calle de Arenal” ya girmelisiniz. Tarihi dokusu korunan tümü marka alış-veriş mağazaları ile dolu çok keyifli bir cadde. Zara, Camper, Mango vb. tüm İspanyol markaları burada fiyatlar Türkiye’ye göre daha ucuz ama mucizevi değil örneğin Türkiyede 140 euro olan “camper” ayakkabı 120 euro…

Flemenko seyretmeden İspanya seyahati tamamlanmış sayılmaz. Madrid ise Flomenkonun merkezidir. Bir Flamenko gösterisi en az 4 kişiden oluşuyor. En az bir keskin tiz sesli şarkıcı, bir asla yorulmayan el çırpan, bir kızgın ve etkileyici hareketli “Bailora” (kadın dansçı), bir keskin ve karekterli hareketleriyle karakterize “bailor” (erkek dansçı) dan oluşur. Her “Bailor” kişisel tarzı ile ün kazanır dolayısı ile her flamenko dansçısı kendine has özellikler taşır. Flamenko gösterisinin (dansının) yapıldığı yerlere “tablao” deniyor.Bu gösteriyi izleyebileceğiniz Madrid’te çok “tablao” bulunmakla birlikte çoğu rehber kitabın önerdiği bizim de seyredip onayladığımız yer “Casa Patas” dır. “Calle Atocha” caddesini kesen sokaklardan biri olan “Calle Canizares” 10 numarada olan Casa Patas gerçekten görülmesi gereken bir gösteriye olanak sağlıyor.Burada bu gösteriyi izlemek için mutlaka önceden rezervasyon yaptırmanız gerekli yer kapasitesi çok fazla değil ve her akşam saat 22:30 daki flamenko gösterisi mutlaka dolu oluyor. Ama sorun şu ki ne zaman rezervasyon yaptırmak için uğrasanız kapalı oluyorlar.

Öğlen sadece yemek zamanı ve akşam saat 20.00 de açıyorlar. En iyi çözüm otelinizden rezervasyon için aramalarını rica etmek. Biz bu şekilde rezervasyon yaptırdık. (1.5 saat 31 euro bu fiyata içki dahil, pazar günleri kapalı)

Bu caddeyi kesen yarım bir caddenin adı “Pasadizo de San Gines” burada 5 numaralı binada “Chocolateria San Gines” de “Chocolate Con Churrosyemeden sakın geçmeyin burası hemen hemen tüm rehber kitapların önerdiği bir yerdir ve bu tatlıyı en iyi yapan yerdir.

Chocolate Con Churros; yağda kızartılmış ince uzun hamur çubuklarının çikolata sos ile servis edilmesinden ibaret. Çok alaka gibi geliyor kulağa ama bu çubuklar ayrı bir kasedeki çikolata sosa batırılarak yeniliyor ve gerçekten çok lezzetli. 2 kişi için 8 euro. Haftanın 1 günü (salı) indirimli 3.5 euro. Burası her zaman dolu buna bağlı olarak çok hızlı ve güler yüzlü servisin olmadığı bir mekan. Bu arada bu tatlı diğer şehirlerde bulunmakla birlikte Madrid’e özel, sevdiyseniz burada bol bol yemelisiniz diğer şehirlerde pek karşınıza çıkmayacak.

“Calle de Arenal” sizi “Puerta del Sol” a çıkartacak. Adına yakışır şekilde güneş kapısı anlamına Madrid’in önemli meydanlarından “Puerte del Sol” ana metro hatlarının kesişme noktası ve sıfır kilometre simgesinin bulunduğu meydandır. Aynı zamanda Madrid’in simgesi olan kocayemiş ağacından meyve yiyen ayı heykelini görebilirsiniz. Yarım ay şeklindeki bu meydanda 1866 yılında eklenen saat kulesi ilgi çekicidir.

Her zaman hareket ve şehir sanatçıları dolu olan bu meydan herkesin buluşma noktası. Fakat bizim orada olduğumuz sırada restorasyonda olduğu için bütünlüğü biraz bozulmuş ve çekiciliğini  çalışmalar nedeni ile biraz olsun yitirmişti. Bu meydana açılan 3 adet “El Corte Ingles” mağazası var; bunlardan biri sadece elektronik ürünlerine ait. Benim gibi elektroniğe meraklı iseniz mutlaka gezmelisiniz. Yakınında ise yine aynı markanın çok katlı mağazası var. Burası da kolay çıkılabilecek bir yer değil. Siz de bizim gibi yurtdışında telsiz kullanırsanız ilgi alanlarınıza göre ayrılıp sonra tekrar yola devam edebilirsiniz. Bu açıdan telsiz kullanımı çok pratik ve ekonomik oluyor. Mağazanın ucuz olduğu söylenemez ama yine de alınabilecek çok şey bulmak mümkün. Genel olarak İspanyada çok fazla ayakkabı mağazası var fiyatlar 15-20 eurodan başlıyor ama kaliteli ayakkabılar 100 euro ve üstü. Camper, Farrutx, Panama Jack, Barrats, George’s, Hombre, Sebago gibi markalar ise 150 eurolar civarında. “Puerta del Sol” ile “Gran Via” yı birbirine bağlayan cadde olan “Calle de Montera” şehirin biraz seks merkezi gibidir. Seks show sunan yerler, köşelerde bekleyen kadınlar şehirin bu kısmında sıklıkla bulunur.

Deniz Mahsüllü Paella

Deniz Mahsüllü Paella

Söz alışverişten açılmışken 1910 yılında dar sokakların yıkılması sureti oluşturulan “Gran Via” mağazalarla dolu bir bulvar mutlaka buraya zaman ayırılmalı. “Gran Via” sizi “Metropolis” binasından geçerek direkt “Plaza de Cibelles”e götürür. Madrid’in simgelerinden XIII.yy’dan kalma havuzlu çeşme adını bir çift arslanın çektiği arabadaki bereket tanrısı Kibele’den alır. Meydanın karşısında “Palacio de Comunicaciones” bulunuyor. Postane binası olan bu bina iletişimin “Notre Dame”ı olarak anılıyor. 1930 dan kalma bina halen postane binası olarak kullanılıyor ve 5 dakikalık bir ziyaretinizi hak ediyor.

Sıra dünyaca ünlü “Prado Müzesi” nde. Aşağıya “Paseo del Prado” üzerinden yürüdüğünüzde cadde sizi ünlü “Museo del Prado” ya götürür. 6.000 fazla eserin sergilendiği bu müze en az yarım gününüzü alır. Sadece Goya’nın “çıplak maya” / ”giyinik maya” tabloları için dahi gidilir.İspanyol resim sanatı dışında; İtalyan, Flaman, Fransız ve Alman resim sanatının en önde gelen isimlerinin koleksiyonları gezilebilir. Giriş 8 euro.

Buradan yine aşağı inip sola doğru yönelirseniz yol sizi Madrid’in en büyük parkı “Parque del Retiro” ya götürür. Yol üzerindeki “Calle Cladio” da sahafların tezgahları bulunur. Büyük bir park olan del Retiro’da büyük havuzlar, çeşmeler, kukla tiyatrosu, göl üzerinde tekne gezintisi, sokak sanatçıları ve daha fazlası sizi bekler. “El Retiro” parkta 45 dakikalık seanslar için kiralana kayıklarla bir geziniye çıkabilirsiniz.

Bir zamanlar boğa güreşlerine, törenlere, sahne olan bu parkın içerisinde Londra’daki Kristal Palas örnek alınarak yapılan içerisinde sergiler ve etkinliklerin düzenlendiği “Palacio Crystal” bulunur. Bu yapının etrafındaki göl büyük gölden daha keyiflidir burada dinlenmenizi öneririz. Parktan çıktığınızda yine aşağı doğru devam ederseniz “Estacion Atocha” ya gelmiş olursunuz. Halen Madrid’in en büyük tren istasyonu olan “Atocha” içerisindeki botanik bahçesi ile bir istasyondan öte görülmesi gereken bir eserdir. 2004 yılındaki saldırılar ile yasa boğulan bu istasyonu Barcelonaya tren ile geçecekseniz ya da Toledoya tren ile gidecekseniz zaten göreceksiniz.

Madrid'de ne yenir?

Yemek işleri; “Fatigas del Querer” (della cruz 17 numara). Menü saat 13-17 arası alınabiliyor. 1. ve 2 grup yemekten birer adet seçebiliyorsunuz. İçecek tatlı da dahil 11 euro. Yemekler çok doyurucu bir öğlen mutlaka uğrayın. 1.grup yemek olarak mutlaka “paella” seçin. Bu gruptaki yemeklerden “Lentejas” (mercimek) ‘ı beğenmedik içerisinde bizim damak tadımıza uymayan sucuklar var bunu almayın. 2 grup yemeklerden ise “entrecat ala parrilla” (kalın bir biftek ve patates) ile “Redendo de terrera” (soslu biftek ve patates) çok başarılı idi. Yanında bira dahil olmak içecek alabilir bitimde de kahve yada tatlı alabilirsiniz. Bu fiyata kaçırmayın.Hepsi sadece 11 euro. Ayrıca çeşitler o kadar bol kepçe ki 2 kişi 1 menüyü dahi yiyebilir. Buranın paellası kendi yapımları. Bazı paella sunan restaurantlar “paellador” gibi bazı hazır paella markalarını sunuyorlar ve genelde dışarda bunların resimleri ve menüleri oluyor paellador gibi bu çeşit paellalardan uzak durun.

Restaurante La Opera” “Calle Amnista” üzerinde 5 numarada. 16 euroya burada tüm bir menüyü alıp güzel bir öğlen yemeği yiyebilirsiniz. Burası sadece öğlen yemeği veriyor. Cephenizi Teatro Real’e, arkanızı Palacio Real’e verdiğinizde Teatro Real’in yanından girin; sağdaki ilk sokağın arkasındaki sokak oluyor burası.

“Calle de la Cruz” un hemen yanındaki sokak olan “Calle de la Victoria” da no 14 de “Zambra Taverna” bir öğlen yemek yedik. 2 paella, 2 bardak şarap ve 1 patates kızartması: 29 euro. Kötü değil ama daha iyi fiyata daha lezzetli yemekler daha sonra yedik.

Prado müzesinin karşısında “Museo del Jamon” var burada her türlü pratik yemek alternatifini bulabilirsiniz. Museo del Jamon’un “Plaza Mayor” içerisindeki şubesinde 7 euroya deniz ürünlü paella (çok başarılı değil) ve 1 lt sangriayı 10 euroya içebilirsiniz.

Tapas

Tapas

Museo del Jamon’un biraz yukarısında “Paseo del prado 32 numara) ise “Cafeteria Mora” da sabah kahvaltısı yapılabilir ya da pratik bir şeyler yiyebilirsiniz. (3 kahve, 2 tortilla 8 euro)

İspanyada her fırsatta “Sangria” içmenizi öneriyoruz. Sangria İspanyolların milli içkisi kırmız şarap, vermut, truçgillerin karışımı çok keyifli bir içki genelde sofraya litrelik sürahiler ile geliyor (10 euro civarı) Biz Atocha istasyonunun karşısında “Casa Luciano Bar” da ilk Sangria’mızı içtik çok güzeldi sonra da her fırsatta denedik (tek kadeh 2 euro)

“Tapas” demek zaten neredeyse İspanya demek. Tapas bizdeki mezenin karşılığı ama çok fazla düşkünler her yer Tapas Bar dolu. Çeşit fiyatları 2-10 euro arasında değişiyor. İş çıkışı ya da öğle tatilinde Tapas Barlara gidiyorlar 1 kadeh birşey yanında Tapa alıp, biraz sonra yandaki bara geçebiliyorlar. Kalamar, midye, patates, patlıcan en fazla kullanılan çeşitler. Neyin ne olduğunu anlamak ve ısmarlamak bazen karışık bir iş olabildiği için 4’lü ya da 8’li tapas tabağı gibi bir alternatifi seçmek yerinde olabilir.

Yemek Sözlüğü:

Bikini=tost Bochadillo=sandviç Tapas=meze Sangria=limonatalı vermutlu yöresel şarap Tortilla=omlet Empenedas=içi etli bir çeşit açma börek

Bazı ulaşım ile ilgili detaylar ve Barcelona’ya geçiş bilgileri Barcelona sayfasındadır.

Toledo’ya geçiş bilgileri Toledo sayfasında,  Sevilla’ya geçiş bilgileri Sevilla sayfasındadır.

İspanya ile ilgili Granada, Figueres ve Girona yazılarımız da okuyun.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN