10.06.2018
666 görüntülenme
Jaipur

Jaipur Racastan Eyaletinin de başkenti olduğu için ayrı bir öneme sahip ve bu önemi hak edecek kadar da dolu bir şehir. Pembe Şehir olarak da bilinen Jaipur, Agra’ya 250 km uzaklıkta bulunuyor ve genellikle gezginler buraya Agra’ya geçerken ya da dönerken uğruyorlar. Bu şehir 1700’ün başında Mihrace Jai Singh’in başkenti Amer’den buraya taşımasıyla kurulmuş.

Nasıl Gidilir

Agra’da Tac Mahal, Fateh Puh Sikri ve Agra Fort’u gördükten sonra gecelemeden saat 17:40’daki Agra Cantt treni ile 4,5 saatte Jaipur’a ulaştık. Trenimiz yine 2AC first class’dı. Bu sefer bize eşlik eden farelerimiz de var 🙂 Arkadaşlarla trende otururken yanımızdan gelip geçen fareleri onlara çaktırmamaya çalıştım ama uyumaya çalışan bir arkadaşın yüzünden yürüyerek geçince saklamak pek mümkün olmadı. Kendisi bir önceki trende bavulu çalınan kişi de olunca “Tren Tanrısı”nın onu sevmediğine karar verdik.

Ne Zaman Gidilir

Haziran-Eylül sonu arası arasında Muson etkisinde kalıyor bu nedenle gezi için uygun aylar değil.

Muson’dan hemen önce Mart-Nisan ayları arasında da en yüksek sıcaklıklar görülüyor. Bu nedenle bu iki ay da uygun değil.

Bu nedenle Kasım-Şubat ayları buralarda bulunmak için en ideal aylar diyebiliriz.

Nerede Kalınır

Bu güzel yolculuktan sonra vardığımız Jaipur’daki otelimiz gerçekten çok güzel bir butik oteldi ve moralimizi düzeltti. Otelimiz Jas Vilas gerek dekorasyonu ile gerek odaları ile çok özel bir konsepte sahipti. Gece geç vakit otele vardığımız için tüm ekip ertesi güne dinlenerek kalkmak için hemen yattı. Ancak Agra trenine binmek için yaptığımız Rishikesh-Saharanpur kabus yolculuğundan sonra bir daha uzun araç yolculuğu yapmamaya karar verdik. Ancak önümüzde son bir 5-6 saatlik Jaipur-Delhi araç yolculuğu vardı. Bu nedenle bu parkuru uçağa upgrade etmeye karar verdik. Ben yatmayıp önümüzde sadece 2 gün olduğu için uçak biletlerini almaya karar verdim. Neyse ki herkese uçak bileti bulabildim ve biletlerimizi alıp ben de yattım.

Nereler Gezilir

Sabah meyve ağırlıklı güzel bir kahvaltıdan sonra ilk durağımız “Jantar Mantar” adındaki astrolojik gözlem ve ölçüm merkezi oldu. Burası dünyada örneği görülmeyecek bir yer. 17.yy’da yapılan bu kompleks birisi çok büyük ve 2 sn hassasiyetle zamanı gösteren güneş saatleri, güneşin pozisyonuna göre burçların durumunu gösteren ölçüm yerleri, enlem ve boylam ölçümü yapan istasyonlar ve daha birçok ölçüm mekanizması ile dolu. Buranın girişinde 300 Rs’ye satılan kombine bileti alırsanız bu bilet size Jantar Mantar, Amber Fort, Hawa Mahal, Albert Hall ve Nahargarh Fort’a girme imkanı sağlıyor. Bu bileti alıp önce Jantar Mantar sonra diğer yerleri bu bileti saklayarak gezmenizi öneririz.

İkinci gezdiğimiz yer buraya yürüme mesafesinde olan Maharaja’nın (Büyük Raja) Sarayı “City Palace” oldu. Bir önceki kombine bilet burada geçerli değil çünkü burada alacağınız 300 Rs’lik biletin yarısı Raja’ya gidiyor. Saray halen Maharaja’nın torunlarına yani yine bir Maharaja’ya ait ve halen burada oturuyor. Maharaja şu anda 70 doğumlu birisi ve kendisi içerdeyse dışarıdaki Racastan bayrağı ikiye çıkıyor. Maharaja ünvanı  babadan oğula geçerek soyu takip ediyor. Kompleksin bir kısmı şu anda bir müze.

Mübarek Mahal ve Chandra Mahal (Ay Mahal) olmak üzere iki ana bölümü bulunuyor. İlk kısımda daha çok İslam etkisi görülüyor ama biz ikinci bölümden yani Chandra Mahal’den ve oradaki kapı süslemelerinden etkilendik. Dört ayrı mevsimi tasvir eden 4 kapı bulunuyor. Fotoğraftaki Kuzeydoğu Kapısı’ndaki Tavuskuşu Figürü.

Saray içerisinde; Pritam Niwas Chowk (İç Avlu), Diwan-i-Aam (Halk Salonu) Diwan-E-Khas (Özel Salon), Maharani Palace (Silah Müzesi şu anda) Bagghi Khana, Govind Dev Ji Temple isimli bölümleri bulunuyor.

Bu yapının içerisinde ayrıca bir Tekstil Müzesi, Silah Müzesi de bulunuyor ve buralara aynı biletle giriliyor. Tekstil Müzesinde Raja’nın kıyafetleri görülüyor ve oldukça değerli parçalar. Silah Müzesi de küçük olmasına rağmen çok iyi korunmuş silahlar bulunuyor.

Fotoğrafta görülen 400 lt’lik gümüş su tankları (Silver Urn) Maharaja nereye gitse oraya taşınır ve Maharaja sadece o suyu içermiş. Hatta bu tanklar İngiltere ziyaretinde dahi taşınmış.

 

Bugün için son durağımız ise “Hawa Mahal“. İngilizceye çevirisi “Palace of Wind” olan Saray havadar olduğu için mi bu ismi almış yoksa gerçekten çok estiği için mi bilemiyoruz ama gerçekten çok etkileyici bir yapı. Hawa Mahal zaten Jaipur’un simgesi olarak biliniyor. Magnetlerde filan buranın resmi oluyor genelde. Burası çok katlı bir yapı ve her katının ayrı güzel bir manzarası bulunuyor. Buradan daha önce gezdiğimiz Jantar Mantar ve gezeceğimiz Amber Fort ve Tiger Fort, Monkey Temple da görünüyor. Burada bir süre zaman geçirebilir ve her kısmında birbirinden güzel fotoğraflar çektirebilirsiniz. Hawa Mahal’in girişi arkadan ancak ünlü olan ve magnetlerde görünen kısmı ön cephesi. Bu cephe ana caddeye bakıyor, etrafını dolaşarak buradan mutlaka görmek gerekiyor.

Hava Mahal

Hava Mahal

Bu kadar gezinin yeterli olduğuna karar verdik ve akşama kadar ki yaklaşık 3 saatimizi özellikle Jaipur değerli taşları ile ünlü olduğu için alışverişe ayırdık. Alışveriş için temel şartın pazarlık olduğunu söylemek gerekir. Size söylenen fiyatın dörtte birine almanız pek sürpriz olmaz.

Otelimizi çok beğendiğimiz için akşam yemeğini otelde yemeğe karar verdik 2 saat önceden haber verdiğiniz taktirde açık büfe yemek hazırlıyorlar (450 Rs).

Jaipur’daki ikinci günümüzde şehir dışında göreceğimiz yerler olduğu için araçla yola çıktık. İlk durağımız “Amber Fort” (Amer Fort); Jaipur’un 11 km. dışındaki bu Saray, 16.yy’da Ekber’in ordusundaki bir komutan tarafından yapılmış Raja Jai Singh tarafından son hali verilmiş ve bitirilmiştir. Oldukça görkemli bir kale-saray kompleksi olan yapı aynı zamanda güzel de bir manzaraya sahip. Amber Fort’un içerisinde; 4 Avlu bulunuyor.

İlk Avluda; Ganesh Kapısı, Sila Dewi Tapınağı, İkinci Avluda; Diwan-i-Aam or the (Halk Salonu),  Üçüncü Avluda; Burası Maharaja’nın ve ailesinin özel alanı burada Ganesh Havusu ve Tapınağı, Mughal Bahçeleri, Jai Mandir, Sheesh Mahal (Ayna Saray), Sukh Mahal (Zevk Salonu), Lion Gate (Arslan Kapısı), Tripolia Gate (Üçlü Kapı), Magic Flower ve Palace of Man Singh I (Raja I. Man Singh’in Sarayı) 4.Avluda; Raja’nın cariyelerine ve haremine ayrılmış olan bölüm olarak biliniyor.

Buraya geldiğinizde hakim bir pozisyonda yer alan Kale’ye çıkmak için iki alternatifiniz bulunmakta; birincisi Filler, ikincisi ise yürümek. Bu seçeneklerden mutlaka Fil’i seçmenizi öneririz. Yürümek isterseniz hem dik bir yokuş çıkmanız gerekiyor hem de bu yokuşu fillerle çok yakın pozisyonda ilerleyerek çıkmanız gerekiyor ki bu oldukça tehlikeli olabilecek bir deneyim. Bilirsiniz normal şartlarda çok sakin olan filler bazen bir nedenle ürktüklerinde çok tatsız olaylara da sebep verebiliyorlar. Bunun dışında yürüdüğünüz bu yol tamamen fil dışkısı ile dolu ve yürüyecek yer de bulamıyorsunuz. Son olarak bu yolda yürürken fillerin hemen arkasından yürümeniz gerekiyor ve filleri işerken gören var mı bilmiyorum ama biz gördük 🙂 onların arkasındayken akıllarına işemek gelirse bir banyo yapacağınızı söyleyebiliriz. Özetle iki kişi için 900 Rs olan fil seçeneğini seçin ve güvenli ve temiz bir şekilde Amber Fort’a çıkın.

Amber Fort’dan sonraki durağımız “Tiger Fort” diğer adı ile Nahargarh Fort. Burası da Maharaja’nın Saraylarından birisi ve Aravali Tepesinde zirvede yer alıyor. Saray 1734 yılında Sawai Jai Singh tarafından yapılmış son hali Sawai Madho Singh tarafından 1885 yılında verilmiş. Saray Man Sagar Gölü’nü görecek şekilde konumlandırılmış ve gün batımı ve doğumunda çok güzel bir manzaraya sahip.

Uzaktan da görülmesi gereken diğer önemli bir yapı da Amber’le Jaipur arasında Man Sagar Gölü üzerinde bulunan Maharaja’nın Yazlık Saray’ı Jal Mahal.  Göl üzerindeki bu Saray’a halkın ve turistlerin ulaşımı yok.

Jaipur’daki son gezdiğimiz yer ise Maymun Tanrı Hanuman’ın Tapınağı “Monkey Temple” (Galwar Bagh-Galta) oldu. Burası da biraz şehir dışında bu yüzden bir araçla gitmeniz gerekiyor. Tapınağa giden iki yol var. Birincisinde bir yerden sonra yürümeniz gerekiyor. Diğerinde ise arkadan dolaşıp direkt Tapınağa ulaşıyorsunuz. Tapınağa giriş normalde ücretsiz ama bağış yapmanız isteniyor. Burası bir vadi içerisinde bir tapınak kompleksi. İçerisinde havuzlar ve birçok bina bulunuyor. Burası normalde binlerce maymuna ev sahipliği yapıyor.

Ancak bazen maymunlar toplu halde başka bir yere de gidebiliyor. Biz de böyle bir zamanda orada olduk. Maymunlarla dolu ve havuzlarında insanların yıkandığı bir tapınak yerine bomboş bir tapınakla karşılaştık. Bu nedenle ve Jaipur’un genel temizliğinden çok farklı olması nedeni ile burası pek beğenimizi toplamadı. Ancak havuzlar şakalaşan maymunlar ve yıkanan insanlarla dolu olsa fikrimiz değişebilirdi belki.

Gezimizi bitirip aracımızla otele dönerken yolda bir Jaipur Sokak Düğünü‘ne denk geldik. Burada bu iş tam bir merasim. Büyük avize tarzı lambalar gençler tarafından sağlı sollu taşınıyor. Bunların yanmasını sağlayan jeneratörü taşıyan araç ise en arkadan alayı takip ediyor. Ortada ise makyaj yapılmış ve süslenmiş bir Fil damatı taşıyor.

Hint düğünlerinde merkez erkek. Tüm olay erkeğin etrafında dönüyor. Hemen aracımızdan inip kendimizi düğün alayının içine attık; sanki damat ya da gelinin ailesinden biriyiz. Bizi nasıl sıcak karşıladılar anlatamayız. Çok uzun bir süre birlikte eğlendik. Asla unutamayacağımız anılarla otelimize döndük.

Diğer Hindistan yazılarımızı da okuyun.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN