12.06.2018
2 görüntülenme
Mumbai

21 günlük bize göre uzun sayılabilecek Hindistan gezimizin ilk ayağı Mumbai idi. Mumbai hem Hindistan’ın başkenti hem de en büyük şehri. İngilizlerin döneminde adı Bombay olan şehrin 1955’deki bağımsızlıktan sonra ismi Mumbai olarak değiştirilmiş. Mumbai gelir dağılımının en adaletsiz olduğu şehirlerden birisi olarak biliniyor dünyada; bir yanda ünlü varoşları diğer yanda yine tüm dünyaya nam salan Hintli zengin aileler.

Nasıl Gidilir

Biz THY’nın direkt uçağı ile Mumbai’ye indik. Air İndia’nın da direkt seferleri var gibi görünse de bunlar esasında ortak yani aynı uçuş. Başka havayollarının uçuşları ise aktarmalı.

Ulaşım

28 km uzaklıktaki Mumbai Chhatrapati Shivaji Uluslararası Havalimanından şehir merkezine ulaşım için en pratik yol taksi kullanmak. Buradaki taksiler pre-paid yani ön ödemeli olduğu için pazarlık yapmanız gerekmiyor. Buradaki standtaki görevliye adresi veriyorsunuz o da ödemenizi söylüyor; ödemeyi yapıp ödeme kağıdını şöföre veriyorsunuz. Ancak taksiler her zaman gideceğiniz oteli ya da adresi bilemeyebiliyorlar. Buna ilaveten Mumbai’de ciddi bir de trafik sorunu var.

Eğer oteliniz ücretsiz ya da makul bir ücret karşılığında transfer hizmeti veriyorsa bu işinizi daha kolaylaştırır.

Mumbai’de rikşalar yok ulaşım küçük sarı-siyah renkteki taksilerle sağlanıyor. Diğer şehirlere göre taksimetre konusunda daha az sorun çıkartıyorlar.

Ne Zaman Gidilir

Mumbai Haziran-Eylül sonu arası arasında Muson etkisinde kalıyor bu nedenle gezi için uygun aylar değil.

Muson’dan hemen önce Mart-Nisan ayları arasında da en yüksek sıcaklıklar görülüyor. Bu nedenle bu iki ay da uygun değil.

Bu nedenle Kasım-Şubat ayları Mumbai’de bulunmak için en ideal aylar diyebiliriz.

Nereler Gezilir

Mumbai denince akla gelen önemli noktalardan birisi Açık Hava Çamaşırhanesi şeklinde tanımlayabileceğimiz Dhobi Ghat. Burası parası burada çalışanlara verilmek üzere hizmet veren rehberlerle geziliyor. Rehberle her zamanki gibi pazarlık yaparak belli bir rakamda anlaşabiliyorsunuz. Burada yüzlerce kişi çalışıyor ve her gün ortalama 100.000 parça çamaşır yıkanıyormuş. Beton küvetlerde, kovalarda, yerde, elle çevirilen makinalarda özetle her şekilde ama hepsi son derece ilkel yöntemlerle her yerde çamaşır yıkanıyor bu alanda. Daha çok buraya oteller ve restoranlar veriyor yıkanması gereken parçaları.

Buradan sonra Dhavari Gecekondu Mahallesini görmeye gittik. Yaşam koşulları oldukça kötü durumdaydı ancak daha sonra Delhi’de daha da kötüsünü göreceğimizden habersizdik o sırada.

Birçok Mumbai fotoğrafında gördüğünüz deniz kenarındaki Zafer Takı’na benzeyen yapı Gateway of India (Hindistan Geçiti). Burası İngiliz Sömürge zamanında İngiliz Kralı V.George’un Bombay’a gemilerle geldiği ve şehre ilk ayak bastığı yerde onun onuruna yapılmış olan kapı olduğu için bu isimle anılıyor. Ziyaret 1911’de olmuş Kapı ise 1924’de yapılmış. 1948’de İngilizler Hindistan’ı terkederken de bu kapıdan çıktıkları için aynı zamanda bağımsızlığın sembolü olarak kabul ediliyor bu kapı. Bu kapının hemen arkasında da Hindistan’ın en zengin ailelerinden birinin sahibi olduğu ünlü Taj Hotel yer alıyor. Bu aile Tata araçlarının da sahibi zamanda. Bu alana Apollo Bunder Meydanı deniyor ve burası Mumbai’lilerin buluşma ve vakit geçirme alanı, özellikle gece her yer insan doluyor.

Taj Hotel 2008’deki 167 kişinin öldüğü elim terör saldırısının izlerini artık silmiş durumda. Burası Hindistan’ın diğer yüzü. Otelin lobisini ve mağazaların olduğu kısımları gezebiliyorsunuz. Bu sırada Hindistan’da nasıl lüks ve farklı hayatlar olduğu da hemen anlaşılıyor.

Gezdiğimiz bir nokta da Hacı Ali Cami oldu. Bu cami ince bir köprü ile karaya bağlı ve denizin çekildiği dönemlerde görüntü estetiğini yitiriyor. Biz oradayken de böyle bir haldeydi ve çok güzel bir görüntü vermiyordu.

Cami adını 15. yüzyılda Mekke’ye giden ve dönüşte dünyevi zevkleri bırakarak bu camiyi yaptıran Hacı Ali Şah Buhari’den alıyor. Tabii ki ayakkabınızı çıkartmanız gerekiyor ama yerler o kadar kirliydi ki yanınızda kullanıp atacağınız bir çorap bulundurmanızda fayda var. Bu tavsiyemiz esasen tüm Hindistan’da benzeri mekanlar için geçerli.

Chowpatty Beach diğer ünlü bir nokta. Mumbai halkının bir zamanlar denize girdiği bu plaj kirlilik nedeniyle şu aralar bu şekilde kullanılmıyor ama hala halkın önemli bir vakit geçirme alanı. Özellikle geceleri bu sahile herkes yayılıyor ve plajda yemek yiyor. Hindistan’a gelmeden önce dışarıda yemek yememe kararı almıştık ama inanılmaz bir şekilde ilk gece kendimizi Chowpatty Plajında kumlar üzerinde yemek yerken bulduk. Burası tipik bir Mumbai ailesinin nasıl eğlendiğini ve vakit geçirdiğini gözlemlemek için ideal bir yer.

Birçok blogda okuduğumuz için Elephanta Caves‘e gitmeye karar verdik Buraya India Gateway’yin yakınından kalkan teknelerle yaklaşık 1 saatte gidiliyor. Adada ve dolayısıyla Tapınakta bolca maymun ve birkaç mağara var sadece. Gidemeyenler için çok büyük bir kayıp sayılmaz.

Fotoğraf: mumbaidabbawala.in

Fotoğraf: mumbaidabbawala.in

Yemek dağıtıcıları Dabbawala Mumbai’nin sembolü sayılabilecek bir uygulama. Dışarıda çalışan Hintliler dışarıda yemek yemeği çok sevmiyorlar. Hem evlerinde pişen yemeği yemek istediklerinden hem de ekonomik olarak dışarıda yemek yemeğe para vermek istemediklerinden Dabbawala adı verilen yemek taşıyıcıları her gün yaklaşık 200.000 evden sefer tasları ile bu yemekleri toplayıp sahiplerine ulaştırıyorlar. Bir barkod sistemi ile zor yapılabilecek bu işlemde bırakın barkodu sefer taslarının üzerinde isim bile yok çoğu zaman. Ama genellikle beyaz kıyafet giyen Dabbawalalar üzerinde bazı işaretler olan tasların renginden, şeklinden hangi tasın kime teslim edileceğini biliyorlar ve inanılmaz az bir hata payıyla teslim ediyorlar. Toplu olarak dağıtımın başladığı yeri görmek istiyorsanız saat 11:15 gibi Churcgate istasyonunda olmanız gerekir. Yemeği yapan ev kadınından yemeği alan ve teslimi yapan Dabbawala aynı kişi olmuyor. Mesafeye göre 3 el değiştirebiliyor. Yavaş yavaş buraya da teknolojinin girmeye başladığını duyduk.

Tren istasyonu demişken Mumbai’de görülmesi gereken yerlerden birisi de Chhatrapati Shivaji Tren İstasyonu (Victoria İstasyonu) dur. 1853 yılında açılan istasyon UNESCO Dünya Mirası Listesinde de yer alıyor.

Diğer Hindistan yazılarımızı da okuyun.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN