Macellan

23.04.2018
571 hit
Macellan

Macellan

10 Ağustos 1519’da Macellan’ın emrindeki beş gemi Sevilla‘den ayrılmış (bu noktayı Sevilla’da bir grup arkadaşımız ile görmüştük) ve Guadalquivir Nehri’ni geçerek nehrin ağzında yer alan Sanlucar de Barrameda ‘ya ulaşmışı. Gemiler burada beş haftadan daha uzun süre beklemişler. İspanyol yöneticiler Portekizli Amiral konusunda şüpheci ve ihtiyatlıymış, neredeyse Macellan’ın denize açılmasına karşı çıkmışlar ve Portekizli gemi tayfasının hemen hemen tamamını İspanyol denizcilerle değiştirmişler. Ama sonunda Macellan, 20 Eylül’de emrindeki yaklaşık 270 denizciyle birlikte Sanlucar de Barrameda’dan yola çıkmış.

Kral Manuel Ferdinand, yakalamak üzere bir deniz müfrezesi yolladıysa da Macellan Portekiz güçlerinden kaçmayı başarmış. Kanarya Adaları’nda bir mola verdikten sonra Cape Verde adalarına ulaşmış buradan Brezilya’daki Cape St. Augustine’ye doğru yola çıkmış. 20 Kasım’da Ekvatoru geçmişler ve 6 Aralık’ta Brezilya görünmüş. Brezilya Portekizlilere ait olduğundan Macellan burada durmaktan kaçınmış ve 20 Aralık’ta bugünkü Rio de Janeiro yakınlarına demir atmış. Burada çeşitli takviyeler yapılmış ama kötü koşullar yüzünden gecikmeler olmuş. Daha sonra, Güney Amerika’nın doğu kıyılarına doğru yelken açarak, Macellan’ın Baharat Adaları’na ulaştığını düşündüğü boğazı aramışlar. Filo 10 Ocak 1520’de Rio de la Plata’ya ulaşmış.

Macellan’ın güzergahı Güney Amerika’nın güney ucunu keserek Atlas ve Büyük Okyanus’u birleştiriyormuş. 31 Mart’ta mürettebatın bir kısmı Puerto San Julian adını verdiği bir grup oluşturmuş. Beş gemiden ikisinin kaptanlarının da katıldığı bir isyan çıkmış ancak mürettebat genel olarak sadık çıktığı için isyan başarısız olmuş ve isyancı lider Quesada idam edilmiş, Cartagena ve bir keşiş de ıssız bir kıyıda bırakılarak terk edilmiş.

 

Yolculuk bu olaylardan sonra devam etmiş. Santiago Gemisi gözlem yapmak için kıyılara yaptığı bir gezide fırtınaya yakalanarak batmış. Tüm mürettebatı karaya çıkmayı başaran gemiden iki kişi Macellan’a haber ulaştırmış ve bu sayede kıyıdakilere yardım gelmiş. Ancak Macellan bu maceradan sonra yeniden yola koyulmadan önce birkaç hafta beklemeyi tercih etmiş.

Filo, 24 Ağustos 1520’de 52 derece güney enleminde Cape Virgenes’e ulaşmış. Deniz tuzlu ve derin olduğu için geçişi buldukları kanısına varmışlar. Dört gemi çetin bir yolculuk sonunda, Macellan’ın 1 Kasım Tüm Azizler Günü’nde aştıkları için Estreito de Todos los Santos (Bütün Azizler Kanalı) adını verdiği 373 mil uzunluğundaki kanalı geçmişler. Bu boğazın günümüzde adı Macellan Boğazı’dır. Macellan öncelikle gemileri Concepcion ve San Antonio’yu boğazı keşfetmekle görevlendirmiş, ancak Gomez tarafından yönetilen San Antonio kaçarak İspanya’ya dönmüş. 28 Kasım’da kalan üç gemi Büyük Okyanus’a ulaşmış. Macellan buranın adını suyun durağanlığından ötürü Mar Pacifico (Pasifik Okyanusu- yani pasif durağan deniz) koymuş.

Ölümü

Kuzeybatıya giden ekip 13 Şubat 1521’de Ekvatora ulaşmış. 6 Mart’ta Marianas’ta, 16 Mart’ta ise kalan 150 kişi ile Filipinler’deki Homonhon adasındalarmış. Macellan Malay tercümanı sayesinde yerli halkla anlaşabiliyormuş. Limasawa Adası’ndan Rajah Kolambu ile karşılıklı hediyeler alıp vermişler ve onun önderliğinde 7 Nisan’da Cebu Adası’na gitmişler. Cebu Adası’ndan Rajah Humabon onlara dostça davranmış, hatta Hıristiyanlığa geçmeyi bile kabul etmiş.

Filipinli yerlilerle geçen ilk dostluk günlerinin aldatıcı olduğu kısa zamanda anlaşılmış. Macellan 27 Nisan 1521’de Lapu-Lapu önderliğindeki yerlilerle girdiği Mactan Savaşı’nda ölmüş. Lapu-Lapu şehrinde bulunan anıt Macellan’ın öldürüldüğü yeri işaretler.

Keşfe para vererek katılan Antonio Pigafetta adlı zengin turist Macellan’ın ölümü ile sonuçlanan olaylara tanıklık etmiştir ve bunu anılarında yazar:

Sabah olduğunda 49 kişi belimize kadar gelen suya atladık ve suyun içinden kıyıya ulaşana değin iki ok atımı mesafe kadar yürüdük. Botlarımız suyun içindeki kayalardan ötürü daha ileri gidemiyordu. 11 adamı botları korumak üzere geride bırakarak devam ettik. Kıyıya ulaştığımızda 1500 kadar yerli üç bölüm halinde gruplanmıştı. Bizi gördüklerinde savaş çığlıkları atmaya başladılar. Tüfekli adamlar ve okçular yarım saat kadar savaştılar, ancak bir işe yaramadı. Kaptanı tanıyan bazıları üzerine saldırdı ve kafasından miğferini düşürdüler. Bir yerli yüzüne doğru bambu bir mızrak savurdu, fakat kaptan kargısıyla onu derhal öldürdü, kargıyı vücudunda bırakarak. Sonra kılıcına el attı fakat yarıya kadar çekebildi, çünkü bambu mızrakla kolundan yaralanmıştı. Bunu gören yerliler topluca üstüne çullandılar. Biri sol bacağına bir pala ile vurdu, bu, kaptanın yüzüstü düşmesine sebep oldu. Derhal üzerine bambu ve demir mızraklarla, palalarla saldırdılar. Bizim ışığımızı, aynamızı, yardımcımızı, gerçek önderimizi öldürene değin. Onu yaraladıklarında hepimizin botlara bindiğinden emin olmak için birçok kez geriye dönüp baktı. Sonra onu ölü bir şekilde geride bırakarak biz yaralanmışlar, yenilmişler, elimizden geldiğince, hareket etmeye başlayan botlara doğru çekildik..

Macellan’ın ölümünden 16 ay sonra gemilerinden biri olan Victoria dünyayı dolaşarak İspanya’ya dönmeyi başarmış.

Dünya turu ve dönüşü

Macellan vasiyetnamesinde, köle olan Malay tercümanının özgür bırakılmasını istemiş. Enrique adını kullanan, Henry the Black olarak vaftiz edilmiş tercüman, Sumatralı köle tüccarları tarafından yurdunda ele geçirilip satılmıştı. Macellan ile yaptığı birçok yolculukla dünyayı tam anlamıyla dolaşmış ilk kişi Enrique’dir. Macellan’ın Malacca’ya yaptığı ilk seferlerde hizmetine giren Enrique, Afrika’daki savaşlarda, sahibinin Portekiz’de kralın huzurunda gözden düşüşünde ve yeniden başarılı bir şekilde filosuyla denizlere açılışında hep yanındaymış. Ama geminin yeni kaptanı Mactan’da Enrique’yi serbest bırakmayı reddetmiş.

Enrique 1 Mayıs’ta Rajah Humabon’un yardımı ile 30 kadar ölü denizcinin arasına karışarak kaçmayı başarmış. Antonio Pigafetta dille ilgili notlar tutmaktaydı ve görünüşe göre yolculuğun geri kalanında iletişimi sürdürebildi.

Filipinlerde uğradıkları kayıplar keşif ekibinin sayısını ciddi biçimde azaltmış, kalan üç gemiyi idare edemez hale gelmişler. Bu sebeple 2 Mayıs 1521’de Concepcion ‘u terk etmişler ve kendilerine karşı kullanılmasını önlemek amacıyla yakmışlar. Artık sadece Trinidad ve Victoria ‘dan ibaret kalan filo batıya Palawan’a doğru ilerlemiş. 21 Haziran 1521’de bu adadan ayrılmışlar ve sığ sularda yol bulabilen Moro rehberler yardımı ile Brunei – Borneo’ya ulaşmışlar.

Brunei’nin dalga kıranlarında 35 gün demir atmışlar. Venedikli Pigafetta burada gördüğü Rajah Siripada’nın altınlarından ve yumurta büyüklüğündeki incilerden bahseder:  Brunei ayrıca övündüğü evcil fillere ve 62 toptan oluşan bir kuvvete sahipti, ki bu Macellan’ın gemilerinin gücünü beşe katlıyordu. Pigafetta ayrıca Avrupa’da henüz çok nadir bulunan porselen ve gözlük gibi örnekler aracılığıyla krallığın sahip olduğu teknolojiden de söz eder.

Maluku Adaları’na (Baharat Adaları) 6 Kasım 1521’de ulaştıklarında 115 kişi kalmışlar. Portekizlilere yakın olan Ternate Sultanının rakibi Tidore sultanı ile ticaret yapmayı başarmışlar. Kalan iki gemi değerli baharatlarla dolu olarak batıya, İspanya’ya doğru yola çıkmaya çalışmış. Ancak Molucca’yı terk ettiklerinde Trinidad ‘ın su aldığını keşfetmişler. Mürettebat deliği bularak onarmaya çalışmış fakat başaramamış.. Trinidad için çok zaman harcamak zorunda kalacaklarını anlamışlar daha küçük olan Victoria ise kalan denizcilerin hepsini alacak durumda değilmiş. Sonuç olarak bir grup denizciyle birlikte Victoria İspanya’ya doğru yola çıkmış. Birkaç hafta sonra da Trinidad Büyük Okyanus rotasını izleyerek İspanya’ya varmak amacıyla Molucca’yı terk etmiş fakat gemi Portekizliler tarafından yakalanmış ve onların gözetimi altındayken fırtına sonucu batmış. Victoria Hint Okyanusu’ndan eve doğru 21 Aralık 1521’de yola çıkmış. 6 Mayıs 1522’de Juan Sebastian Elcano yönetimindeki gemi Ümit Burnu’nu geçerken tayın olarak sadece pirinç kalmış. Cape Verde Adaları’na ulaşamadan 20 denizci açlıktan ve c vitamini eksikliğinde ortaya çıkan skorbüt hastalığından ölmüş. Oysa ki gemide bugün C vitamini içerdiği bilinen tonlarca karanfil bulunuyormuş. 9 Haziran’da, 26 tonluk baharat, karanfil ve tarçından oluşan kargoyu kaybetme korkusuyla 13 denizciyi daha Portekiz yönetimindeki bu adada bırakmış. 6 Eylül 1522’de yola çıkışlarından neredeyse tam üç sene sonra Juan Sebastian Elcano ve kalan denizcileri taşıyan Victoria İspanya’ya ulaşmış. Keşif gezisi aslında az da olsa kar getirmiş, ancak denizciler tam ücretlerini alamamışlar. 1522 sonbaharında mürettebat Valladolid’de Krallığın huzuruna çıktığında Maximilianus Transylvanus ile görüşmüş ve yolculuğa dair ilk rapor 1523 yılında yayımlanmış. Pigafetta’nın yazdıkları 1525’e kadar ortaya çıkmamış, hatta tam olarak yayınlanması 18. yüzyıl sonlarını bulmuş. Trinidad gemisindeki 55 mürettebatın dördü 1525’te İspanya’ya ulaşmayı başarmış kalan 51 kişi çeşitli savaşlar ya da hastalıklar yüzünden ölmüş.

Keşifleri

Macellan’ın keşif gezisi dünya çevresinde yapılan ilk seyahattir ve Güney Amerika’daki boğazdan geçerek Atlas ile Büyük Okyanus’u birleştiren ilk deniz yolculuğudur. Macellan’ın ekibi Avrupa için tamamen yeni olan pek çok hayvan türü ile karşılaştı. Bunlardan bazıları “hörgüçsüz develer” olarak tanımlanan lamalar ve “tüyleri yolunmayan fakat derisi yüzülen siyah kazlar” olarak tanımlanan penguenlerdir. En yakın iki galaksi olan Macellan Bulutsuları Güney yarımkürede keşfedildi. 69.800 km olan yolculukları sayesinde Dünyanın çevresini de hesaplanmış oldu. Bu yolculuk sayesinde, uluslararası bir saat sisteminin gerekliliği ortaya çıktı. Döndüklerinde, dikkatle tutulan seyir defterine rağmen geride kalanlarla günlerinin uyuşmadığını farkettiler. Fakat günlerin uzunluğu arasındaki farkı hesaplayacak kadar kesin ölçüm yapabilen saatleri yoktu. Zamanla ilgili bu olgu büyük heyecan yarattı, özel bir heyet bu garipliği bildirmek üzere Papa’ya yollandı.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN